HER ŞEY BİZİM İÇİN!
Küçük Temel harçlığını çıkarmak için kurabiye satıyormuş.
İhtiyar Dursun’a satmaya kalkınca Dursun, “Benum ağzımda kurabiye yiyecek diş yok ki uşağum!” demiş.
“ Ben çok yardumseverimdur!” demiş küçük Temel “ Sen kurabiyeleru satun alırsan, ben senun içun hepsinu afiyetle yerum!”
Bizim iktidarımızın da yardımseverlik konusunda, küçük Temel’den hiç bir farkı yok. Milletin parası ile yapılan sarayda oturup, milletin parasını afiyetle yiyorlar!
İşçiye gelince, asgari ücret 28.075 lira.
Eskiden, “ İşsiz güçsüz gezmek!” diye bir deyim vardı. Şimdi, “İşli güçsüz gezmek!” dönemi başlayacak.
Çünkü artık bu asgari ücretle işçinin beslenme, sağlıklı ve güçlü olma imkanı kalmadı.
Bakalım, emekliler için dişe dokunur bir artış yapacaklar mı?
Emekli demişken;
Yolda eski arkadaşı Dursun’a rastlayan Temel;” Vay hemşerum!” demiş “ İşler nasul?
“ Nasul olsun be Temelum!” demiş dursun “ Alt tarafu emekliyuz, işte…”
“ Yoo! Sen kendu aduna konuş!” demiş Temel gururla “ Çok şükür benum alt tarafum henuz emeklu değul!”
Bu iktidarın emekli maaşında dişe dokunur bir şey yapması mümkün değil.
Benim asıl merak ettiğim, emeklilerimizin de Temel gibi, “ Ben alt tarafı emekli değilim! Bana bu muameleyi yapamazsınız!” diye haykırarak elle tutulur bir eylem yapıp yapmayacakları.
Çünkü, işçilerle memurların, ortak akılda birleşip hareket etmeleri, bizim beklediğimiz o gözle görünür değişikliği ortaya çıkaracaktır.
Yani; “Bu iktidarın değiştiğini artık görebileceğiz!”
İşçiler ve emekliler Tevfik Fikret gibi;
“Bu sofracık, efendiler ki bekler yutulmayı
Huzurunuzda titreyense şu milletin hayatıdır
Şu millet ki acılı, şu millet ki can çekişir!
Fakat, siz sakın çekinmeyin; yiyin, yutun hapır hapır” demeye devam ederlerse, işte o zaman:
VAY HALİMİZE!
Ulvi Puğ














