sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Coğrafya Kader Değil, Envanterdir.

Seyfi Elçiboğa Ekleyen Seyfi Elçiboğa
Ocak 13, 2026
in YAZARLAR
0
Coğrafya Kader Değil, Envanterdir.
0
Paylaş
18
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Dünya büyük bir dönüşüm yaşıyor; insan merkezli yapı yerini insan sonrası bir düzene bırakıyor. Eski dünyada güç demek; toprak, nüfus ve ordu demekti. Yeni dünyada güç; teknoloji, veri, enerji ve kontrol edilebilir kaynaklar oldu. Bu sebeple çatışmaların dili değişti. Savaşlar artık fetih amacından saptı; sisteme yük olan nüfusu ve riskli alanları temizleme aracına dönüştü. Halep bir nüfus boşaltma operasyonu, Ukrayna bir lojistik hattı, Venezuela enerji deposu, Gazze ise insansızlaştırılmış bir tampon bölge tasarımıydı. Trump’ın Grönland için “Stratejik değeri olan yeri alırım.” deyişi emlakçı jeopolitiği olarak kayda geçti. Bu minvalde “aykırı” görülen İran’ın da hem insan, hem de enerji kaynağı olarak sisteme entegrasyonu elzem görülüyor. Putin için güç, kapasitesinin yettiği toprakları almakla ölçülüyor. Xi Jinping bu durumu şöyle özetliyor: “Teknolojiye hâkim olan, düzeni belirler.”

Sistem, barışı bir maliyet, savaşı ise bir yatırım aracı görüyor. ABD, 2026 yılı için 1,5 trilyon dolarlık devasa bir savunma bütçesi ayırdı. Bu rakam, tarihin en yüksek askeri harcama seviyesidir ki tek başına dünyanın askeri harcamasının yarısına tekabül eder. Bu korkunç silahlanma, sistemin teknolojiyi ve kontrolü elinde tutma yöntemidir. Ortadoğu’da İsrail teknolojik üstünlüğüyle bölgeyi yeniden şekillendiriyor. Suudi Arabistan, petrol sonrası hayatta kalmak için 500 milyar dolarlık NEOM gibi teknokentler inşa ederek veriye dayalı bir vaha kuruyor. Bu yeni güç dengesinde Türkiye; Suudi Arabistan ve Pakistan ile nükleer iş birliği arayışına girerek kendine bir koruma kalkanı oluşturmaya çalışıyor. Bu düzeyde bir silah birikimi, diplomasinin sonunu ve doğrudan güç kullanımının başlangıcını simgeliyor. Depolanan silah miktarı, yaklaşan tehlikenin ne kadar hacimli olduğunu gösteren ürkütücü bir ölçüt oluyor.

İnsansızlaştırma kavramı sadece fiziksel sahalarda kalmıyor; yaratıcılığın ve iletişimin tam kalbine sızıyor. Yapay zeka ile yapılan besteler, artık insan duygusuna ihtiyaç duymadan milyonlarca veri setini tarayarak en “beğenilen” ritmi saniyeler içinde üretiyor. Instagram hesapları, bütünüyle yapay zeka tarafından yaratılmış modellerle dolup taşıyor. Bu dijital karakterler yorulmuyor, yaşlanmıyor ve sistemin istediği mükemmel görüntüyü kusursuzca sunuyor. Video içerikleri, tek bir insan eli değmeden senaryosundan kurgusuna kadar algoritmalarla inşa ediliyor. İnsan, kendi yarattığı dijital dünyada bile artık bir figüran konumunda.

Robotik teknoloji, yaşamın her hücresini kuşatıyor. Mikro düzeyde, damarlarımızda dolaşan nanobotlar cerrahi müdahaleleri içeriden yönetmeye başlıyor. Makro düzeyde ise, devasa fabrikalar artık tek bir ışığın yanmadığı “karanlık üretim” tesislerine dönüştü. Tam bu noktada Elon Musk’ın: Tıp okumayın, 3 yıl içinde Optimus robotları en iyi cerrahlardan daha iyi olacak” deyişini hatırlatmak isterim. İnsansı robotlar, ev hizmetlerinden güvenliğe kadar her alanda insan emeğinin yerini alıyor. Bu teknolojik kuşatma, insanın fiziksel varlığını gereksiz bir maliyet kalemine dönüştürüyor.

Eski dünyada ahlak, kalabalıkları bir arada tutan bir tutkaldı. Yeni dünyada ahlak sistemin başındakiler için yük haline geldi; artık sistem insanı ikna etme gereği duymuyor. Optimizasyon ahlakın yerini aldığında doğru ve yanlış kavramları siliniyor; yerini verimli ve verimsiz alıyor. Optimizasyon, bir sistemin en az kaynakla en yüksek çıktıyı almasıdır. Bu soğuk hesapta insan onuru veya mutluluğu birer veri bile sayılmıyor.

Bu düzende ahlaki değerlerin silinmesi, bağımlılık endüstrisini sistemin ana yakıtı haline getiriyor. Kumar, dijital platformlar üzerinden çocukların bile ulaşabileceği bir oyun formuna sokuluyor. Porno, yapay zeka ve sanal gerçeklik ile birleşerek insan ilişkilerini tamamen bitiriyor ve bireyi yapay hazların esiri yapıyor. Uyuşturucu bağımlılığı, sistemin dışına itilen kitleleri uyuşturmak ve tepkisiz kılmak için kullanılan bir araç haline geliyor. Sistem için bu bağımlılıklar birer sosyal sorun olmaktan ziyade kitleleri kontrol altında tutan birer optimizasyon aracıdır. Fayda üretmeyen, sisteme veri sağlamayan her topluluk tasfiye edilecek. Adalet yerini verimliliğe bıraktığından zayıf olanın korunması bir sistem hatası sayılıyor.

Böyle giderse sınıf mücadelesi tarih olacak; sermayenin artık sömürülecek bir işçi sınıfına ihtiyacı kalmadı. Eskiden sermaye işçiye muhtaçtı, bu sebeple işçinin bir pazarlık gücü vardı. Bugün teknoloji, insan emeğini sistemin dışına itiyor. Bu durum yeni bir alt sınıf yaratıyor: Gereksizler. İnsan üretimden koptuğunda bir tüketim posasına dönüşüyor. Yaşayan herkese vatandaşlık maaşı önerileri insan sevgisi sonucu ortaya çıkmadı; bu, devasa kitleleri asalaklaştırarak kontrol altında tutmanın en ucuz yolu.

Ancak bu soğuk işleyiş, beraberinde tarihin en büyük tepkisini doğuruyor. İnsanlık, sadece bir tüketim posası olmayı reddederek sistemin boşluklarında kendi yaşam alanlarını inşa etmeye başlıyor. Sınıf mücadelesi artık fabrikalardaki yerini veri havuzlarına ve kod satırlarına bıraktı. Hindistan, 2026 başında küresel teknoloji devlerine kaynak kodlarını paylaşma zorunluluğu getirerek dijital egemenlik savaşı başlattı. Grönland halkının Trump’ın satın alma hamlesine karşı yüzde 85 oranındaki hayır cevabı, coğrafyanın sadece bir envanter sayılmasına karşı ilk büyük kitlesel itiraz.

Dünya zalimleşmekten ziyade duygusuzlaşıyor. İnsan merkezin dışına itiliyor. Üretimden dışlanan milyarlarca insan, tarihin en büyük boşluğuyla karşı karşıya. Ahlak yerini optimizasyona, devlet ise yerini sisteme bırakıyor. Bu bir çöküş süreci; insanın biyolojik bir veri paketine dönüştüğü yeni bir evre. Ancak insan doğasındaki dayanışma dürtüsü bu hesaplara dahil edilemiyor. Sistem her şeyi ölçebiliyor fakat hiçbir şeyi hissedemiyor. Direniş, sistemin dışında kalmayı göze alanların kuracağı yeni bir insan merkezli ağ üzerinden yükselecek. Bu yeni düzenin geçici olduğunu sanmak bir yanılgı; ancak insanın bu düzene teslimiyeti kesin bir sonuç sayılmaz.

Seyfi Elçiboğa

12.01.2026

Post Views: 265
Önceki yazı

Sonraki Gönderi

SEFERİHİSAR ’DA EDEBİYAT VE MÜZİĞİN BULUŞTUĞU  UNUTULMAZ BİR AKŞAM 

Seyfi Elçiboğa

Seyfi Elçiboğa

Sonraki Gönderi
SEFERİHİSAR ’DA EDEBİYAT VE MÜZİĞİN BULUŞTUĞU  UNUTULMAZ BİR AKŞAM 

SEFERİHİSAR ’DA EDEBİYAT VE MÜZİĞİN BULUŞTUĞU  UNUTULMAZ BİR AKŞAM 

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.