Siyasal partiler, demokrasinin vaz geçilmez unsurlarıdır şeklinde bir şablon vardır. Ancak siyasal partiler, demokrasiden çok kolay vaz geçebilmektedir. Sandığa indirgenen bir demokrasicilik oyunu içinde sadece iktidar kavgaları yapılmaktadır. Hem partiler arasında hem de partiler içinde.
…
Bu konuyu son bir fotoğraf betimlemesi ile tamamlayalım. Zaten anlayan anladı, duygusal bakanlar da örnek ne kadar fazla olursa olsun, bu konuları düşünmek istemeyecektir. Ama AKP de yolsuzluk yapıyor, kamu mallarını özelleştiriyor diye savunma çocukça. Yani hırsızlık ve yolsuzluğa değil, AKP ve MHP’nin yapmasına karşıyız demektir. Ve ortadaki gerçek de budur.
…
Siyasetin yozlaşma pratiklerini, şu sıra en net bir şekilde belediyecilik alanında görüyoruz. Belediyecilik denince, bir süredir akla gelen şey, yolsuzluk, rüşvet ve adam kayırma gibi işler. Ne yazık ki, son dönemlerde bunlara demokrasi ihlali de eklendi.
…
Osman Gökçek’in Narlıdere Sahilevleri’nde kaçak dev bir villası var. Hakkında yıkım kararı da var ama..
Büyükşehir Meclisinde, Kültürpark Platformu üyelerini yaka paça salondan atan, Belediye yöneticilerinin, bu kaçak villayı neden yıkamadığını, Osman Gökçek’in bugün meclis performansını görünce anladım.
…
Çeşme Otoyolu da özelleştirilmemeli, Çeşme hazine arazileri de özelleştirilmemeli, Çeşme Belediyesine ait arsalar da özelleştirilmemelidir. Bu istemezükçülük değildir. Yurtseverlik ve Cumhuriyetçiliktir. Özelleştirilmiş alanlar, ticari alanlardır ve kar amacına hizmet eder. Oysaki Kamusal alanlar, yurttaş mekanıdır. Ortak alanlardır. Bir şehirde ortak alanlar ne kadar fazla ise, o şehirde yurttaş alanı o kadar fazladır.
…
Keçiören Belediye Başkanı Mesut ortada mı kaldı?
Yok mu alan? Üç kuruş yahuuu. Bedava da olur..
…
Çeşme otoyolu da, Çeşme kamu arazileri de, Basmane çukuru da, Buca eski cezaevi arazisi de özelleştirilmemeli ve kamusal alan olarak kalmalı.
Bunlar arasında tercih yapmak tutarsuzlıktır.
Bu alanların özelleştirmesine karşı çıkmak yurtseverliktir, Cumhuriyetçiliktir.
…
Belediyeler tanımı ve kurumsal amaçları açısından hem hizmet kurumudur hem de demokrasinin hayat kazanacağı yerlerdir. Merkezi hükümetlere göre yurttaş katılımına daha açık olan kurumlardır. Tabi bu teorik olarak böyle olmakla birlikte, belediyeler giderek demokrasi işlevini terk etmekte, “Tek Adam” yönetimlerine dönüşmektedirler.
…
Şu hale bakın, Kültürpark Platformu, Büyükşehir Belediyesi Meclisinde pankart açıp, görüş bildirmeye çalışmış. Zabıta da mübarek, çevik kuvvet gibi, pankartı kaldırıp, yurttaşları sürüklüyor. Yurttaş görüş bildirir. Eleştirir. Tahammül edeceksiniz.
…
Özgür Özel’in, AKP’ye geçmesi beklenen Mesut Özarslan’a attığı iddia edilen mesajlar aşağıdadır;
“- Seni doğuran ana senden utanır!
– Ben sana inandım. Şimdi sana iftira atanlara, sana hırsız diyenlere teslim oluyorsun.
– Anladım ki sen bir hırsızsın, g*tünü kurtarmaya çalışıyorsun.
– Alçak köpek!
– Senin yerin onların yanı.
– Senin dürüst adamlarla işin yok!
– Yalaka!
– Karaktersiz.
– Karakterin olsaydı Mansur Yavaş’ı satmazdın.”
Özel tamamen haklı. Az bile söylemiş. Ama bu karaktersizlerden bu kadar çok sayıda adayı nasıl buldunuz?
…
CHP’li belediye başkanları için sanki zorunlu hale getirilmiş. Ben son zamanlarda ondan fazla saydım. İzmir, Bolu, Balıkesir, bu da Keçiören galiba…

…
Belediyecilik tartışması hem kamu yönetimi hem de demokrasi açısından çok öneme sahiptir. Hep öyle olmuştur. Ancak epeyce bir süredir belediyecilik, literatürdeki ve yasalardaki tanımlarından epeyce uzak bir pratiğe sahip olmaya başlamış ve genel siyasetin bolca örnekler verdiği gibi, hazine yağması ve nepotizm uygulamalarının alanına dönüşmüştür.
…














