SANTRANÇ HAMLELER VE KORKU
Trabzon’da satranç turnuvası şampiyonu olan Temel, ödül olarak Dünyanın bir numarası Magnus Carlsen ile onun malikanesinde baş başa yemek yeme hakkı kazanmış.
Trabzon’a döndüğünde, basın mensupları toplanıp;
“Yemek nasıl geçti?” diye sormuşlar.
“Hiç sormayun?” demiş Temel “ Bütün yemekleri soğuk yemek zorunda kaldum!”
“ Neden ?” diye sormuş merakla basın mensupları.
“Masa örtisu kareliydu!” demiş Temel “Tuzluk da şah şeklunde olunca, herifun önünden tuzluğu bir saatte zor aldum!”
Santraçla ilgili en güzel edebiyat eseri de bence Stefan Zweig’in yazdığı Satranç adlı öyküdür.
Satranç öyküsü, temelde bir satranç karşılaşmasını anlatıyor gibi görünse de aslında kitap, Nazi yönetimine ve faşizme karşı büyük bir eleştiri niteliğindedir.
Belki de bu öykü yüzünden; “ Siyaset Dama değil Santranç gibi oynanır” derler.
CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel de siyaseti satranç gibi oynatıp, şahı mat etmeye kararlı görünüyor.
2 Mart’ta her biri konusunda uzman 350 kişilik bir kadro ile Türk Milletinin karşısına çıkıp Türkiye’yi rahatlatacak 20 projeyi anlatacakmış.
AKP Genel Başkanı Sayın Erdoğan ise karikatürdeki arkadaşımız gibi iktidar gücüyle hamle yapmaya kararlı görünüyor.
İlk hamlesi Adalet ve İçişleri Bakanını değiştirmek oldu. Adalet Bakanının ilk hamlesi de CHP Milletvekillerinin Sayın İmamoğlu ile görüşmelerini engellemek oldu.
Dursun, arkadaşı Temel’e sormuş:
“Ula Temel karun Fadime’den korkayi misun?”
“Ben senun gibi kilibuk miyum da! Neden korkayum?” diye gürlemiş Temel ve sessizce devam etmiş “Ütimu yapmişum, bulaşiğimu yıkamişum, camlaru silmişum. İşinu doğru yamayanlar korksun!”
Olay da tamamen bu;
İşlerini doğru yapmadıkları için;
Cezaevindeki İmamoğlu’dan,
Anıtkabir’deki Atatürk’ten
Ve Seçim Sandığından yani Türk Milletinden korkuyorlar.
Bazı Doğrucu Davud dostlarımız, ısrarla “ Bu millet gider yine oyunu Erdoğan’a verir!” diye yorumlar yapsa da ben umudumu hiç yitirmiyorum.
Ben, ilk seçimlerde birinci karikatürü değil ikinci karikatürü göreceğimize yürekten inanıyorum.
Doğrucu Davud dostlara da bir okul arkadaşımın kısa şiiriyle ricada bulunayım;
“ Kapat perdelerini,
Karanlığın dışarı sızmasın!”
Yüreğinizden sevgi, içinizden ümit, yüzünüzden tebessüm eksik olmasın!
Ulvi Puğ















