Bir yıl çok hızlı geçti. Kadın voleybol takımımız geçen yıl Dünya Voleybol Şampiyonasını 4. Olarak tamamlamıştı. Tüm sene boyunca çalışmışlardı, iyi maçlar çıkarmışlardı, ama finallerde kenar yönetiminin bazı teknik hatalarından dolayı istediğimiz başarıyı gösterememiş finale kalamamıştık.
Tüm halk takımına sahip çıkıp kucaklamıştı. Herkese sempatik gelen bir ekiptik çünkü. Kaptan Eda dan, Ebrar’a, Vargas tan Hande’ye hepsi çok seviliyordu. Halk artık bu spora düşkündü. Kuralları, hataları görüyor, yeri geldiğinde yönetimi eleştiriyordu. Her zamanki gibi halka kulaklar tıkandı. Emanet edilen takımın başındaki İtalyan kadar bu oyunu bilemezdik tabii ki! Bu yıl yine takım için halktan sesler yükselmeye başlamıştı ki Voleybol Federasyonu Başkanı; olası sosyal medya yasaklarından söz etti. Takımın motivasyonu bozulur diye mi düşündü acaba? Oysa en büyük destekçi halkımız değil mi? Bu takım halkın gönlünü kazanan takım değil mi? Halk mı zarar verecek ‘bağrına bastığına’. Neden bu çıkış, ben anlam veremedim?
Valla Başkan şöyle bir Karşıyaka Mustafa Kemal Atatürk Kapalı Salonuna gelse, bir Karşıyaka Basketbol maçına gitse, karşı takım oyuncusunun en küçük hatalı adımında 5 bin kişinin birden steps diye bağırdığını bir görse. Hakem de o sırada zaten düdüğünü çalmıştır. Artık sporda seyircinin bilinci var, görüşü var, yorumu var. Bunu görmek, saygı duymak gerek.
Ligimizde hemen her takımın 2 ve 4 numaraları yabancı oyuncu. Geçen yıllardan bu yana ilk altıya skor katkısı yapacak yeni oyuncular ekleyemedik. Kulüp takımlarımızda alkışladığımız yabancılar bu şampiyonada rakiplerimiz olacak. Bu kadar çok yabancı olacağına yeni genç oyunculara ligimizde daha çok yer verebilsek başka şeyler konuşuyor olurduk.
Kadın voleybol takımımızı zor bir seri bekliyor. Başarılar diliyorum.














