DÖRTTE BİR
Hem karısı Fadime’den çok korkan hem de gözü çapkınlıkta olan Temel, imam nikahı formülünden yararlanmak istemiş ve dört yatak odası bir salon güzel bir daire satın almaya karar vermiş.
Satın almadan önce de Fadime’yi daireye götürüp göstermiş.
Fadime; “Ula Temel!” demiş “Biz iki kişiyuz. Ne demeye dört yatak odalu ev alaysun?”
“Şeyy. Fadimeciğum!” demiş Temel korkuyla; “Bileysun ben dindar bir adamum. Allah bize dört tane eş alma iznu vermuş. Hatta kalbimizu bile dört bölüm yaratmuş.
İşte ben de Allah’un emru ile önce kalbimun her bölümüne, sonra da dini nikahlarinu yapup, helalum olarak evimizun her bölümüne birer tane yerleştirirum, dedum.”
Fadime, sakince çantasından Sürmene Bıçağını çıkarıp;” Şimdu ben de sana bir soru sorayum” demiş “Sen hemen bir usta tutup odaları bölen duvarlari mu kaldirtirsun, yoksa benum ha bu bıçakla senun kalbinun arasundaki duvarlaru kaldurmamu mi istersun?” ( Bir Ulvi Puğ fıkrasıdır.)
Temel hangi tercihi kabul etti bilmem.
Ama ben tercihimi, yıllar yazdığım bu küçük şiircikle anlatmaya çalışmıştım.
Sağ karıncık, sol karıncık,
Sağ kulakçık, sol kulakçık,
Bak konu ne kadar açık;
İnsan kalbi dört bölüm
Birini bari Atatürk’e
Ayır be gülüm.
Tavsiyemi de düz yazıyla anlatayım.
Kalbinizin bir bölümünü sevdiğinize, bir bölümünü ailenize, bir bölümünü arkadaşlarınıza, dostlarınıza ayırın.
Geriye bir bölüm kalacak.
İşte o bölüm daima;
Bu vatanın kurtarıcısı,
Bu Cumhuriyetin kurucusu,
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e
Ait Olsun!
DAİMA!
Ulvi Puğ














