KEMAL KILIÇDAROĞLU’NA AÇIK MEKTUP
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu,
Bir gazeteci olarak size, sadece mesleğim adına değil, bu ülkenin temiz bilgiye ulaşma hakkını savunan her bir yurttaşı adına açık ve net soruyorum.
Bu akşam Sözcü TV’deki yayında; gazetecilere, yazarlara ve medya kuruluşlarına “sarı zarflarla” para dağıtıldığı yönünde son derece vahim iddialar dile getirdiniz. Hatta 755 milyon TL gibi, sadece ekonomik değil, ahlaki boyutu da devasa olan bir rakamı telaffuz ettiniz.
Bu iddialar, sıradan bir siyasi polemiğin ya da gündelik bir tartışmanın çok ötesinde.
Çünkü ortaya attığınız bu ağır itham, ima edilen birkaç ismi değil; kalemini satmayan, mesleğini her türlü baskıya rağmen onuruyla, asgari ücret sınırlarında veya işsiz kalma pahasına sürdüren yüzlerce gazeteciyi, yazarı ve medya emekçisini topyekum zan altında bırakmakta.
Şaibeyi adres göstermeden ortaya atmak, suçu kurumsallaştırır ve dürüst olanı da kirletir. Kamuoyunun da, hakkıyla çalışan gazetecilerin de sizden beklenti senaryolar ya da imalar değil, mutlak bir açıklıktır.
Eğer dördüncü kuvvet olan medya, siyasi aktörlerin eliyle bir “pazar alanına” dönüştüyse, bu durum sadece medyanın değil, demokrasinin de çürüdüğünün kanıtıdır.
İşte bu yüzden, bu çürümeyi deşifre etmek sizin toplumsal sorumluluğunuz, sormak ise bizim mesleki görevimizdir.
Açıkça soruyorum.
Fail ve Muhatap Kim?
Hangi gazeteciye para verildi? Hangi yazara ödeme yapıldı?
Finansör Kim?
Bu paraları kim, hangi amaca hizmet ederek ve hangi kaynaktan dağıttı?
Yapısal Dağılım Ne?
Hangi televizyon kanalına veya gazete bütçesine, ne kadar kaynak aktarıldı?
Zaman Kapsamı Nedir?
Bu karanlık mekanizma hangi tarihler arasında işletildi?
Ve en önemlisi; bu iddiaların belgesi nerede?
Eğer elinizde bu kirli ağı kanıtlayacak bilgi, belge ya da döküm varsa, bunu kamuoyuyla paylaşmak demokratik bir görevdir.
Aksi takdirde, somutlaştırılmayan her iddia, zaten güven bunalımı yaşayan Türk medyasının tabutuna bir çivi daha çakacaktır. Hakikatin peşinde koşan basın emekçilerini töhmet altında bırakmanın yaratacağı toplumsal ve mesleki tahribatın vebali büyüktür.
Gazetecilik dedikoduyla değil, belgeyle inşa edilir.
Siyaset de ithamla değil, kanıtla konuşmalıdır.
Ortaya attığınız rakamın büyüklüğü, sadece iddianın ciddiyetini değil, yaratacağı ahlaki enkazın boyutunu da artırmakta.
Bu nedenle, toplumun adalete ve hakikate olan inancını korumak adına beklentimiz son derece açık.
Kim aldı?
Kim verdi?
Belge nerede?
Bunlar yoksa, üzülerek söylüyorum, yalancısınız Kemal bey.
Saygılarımla,














