AYI ÇOK GADDAR BİR HAYVAN, ÇOK…
Eskiden bizim oralarda bir köylü, odun toplamak için ormana gitmiş. Talih bu ya, karşısına bir ayı çıkmış. Karşılaşmanın sonunda ayı adamı bir güzel hırpalamış. Zavallı canını zor kurtarmış; ama iki kulak zarı da patlayınca köye kör kütük sağır dönmüş.
Köylüler etrafını sarmış:
“Geçmiş olsun!” “Nasıl oldu?” “Ne yaptın?” “Ayı ne yaptı?”
Adam ise hiçbirini duymuyor. Her soruya aynı cevabı veriyor:
“Ayı mı? Ayı çok gaddar bir hayvan, çok…”
Aradan yıllar geçti ama bu söz hâlâ aklıma gelir.
Şimdi de Seferihisar’da yaşanan ayı meselesi var. Ortada gerçekten bir ayı var mı? Evet, var. Bir vatandaşa saldırdığı da doğru.
Fakat ondan sonrası tam bir Aziz Nesin hikâyesi… Yani memleketimizin hikâyesi.
O günden beri ayı neredeyse ışınlanıyor. Bir bakıyorsun ilçenin bir ucunda görülmüş; iki saat sonra kilometrelerce ötedeki başka bir mahallede. Yetmiyor, komşu ilçe sınırlarında ortaya çıkıyor. O da yetmemiş; dün gece saat üçte üç ayının kol kola bizim mahallede dolaştığını anlatanlar bile çıktı.
Daha ilginci, resmî kurumlar “Ayı etkisiz şekilde yakalandı.” açıklaması yaptı. İnanır mısınız, açıklamanın mürekkebi kurumadan ayı başka bir noktada yeniden görüldü. Aynı mübarek sanki uzay mekiği! Akşam olunca dedikodular yeniden başlıyor: Ayı yine sokaklardaymış…
Seferihisar’ın normal nüfusu seksen bin civarında. Yazın bu sayı yüz elli bine yaklaşıyor. Koca ilçede bugün en çok konuşulan ne belediye başkanı, ne tutuklamalar, ne rüşvet iddiaları, ne doğanın talanı, ne tatilciler, ne de deniz…
Bir tek ayı.
İnanıyorum ki gerçekten ayıyı gören biri olsa, korkudan dili tutulur. Ama artık durum öyle bir hâl aldı ki gecenin sessizliğinde bir çalı hışırdasa hemen biri çıkıp:
“Ayıyı gördüm!”
diye ortalığı ayağa kaldıracak.
İşte o zaman yıllar önceki o sağır amcanın sözü yeniden kulaklarda çınlıyor:
“Ayı mı? Ayı çok gaddar bir hayvan, çok…”














