Ahmet Telli sadece iyi bir şair değildi, bir demokrasi savaşçısıydı.
Dostluğu çıkarsızdı. İnsan gibi insandı.
Ahmet Kaya’nın ilk üç albümünü kendi kitapevinde satarak 12 Eylül faşizmine karşı gençlerin sesini yükseltmelerine, baş eğilmezliğe teşvik etti.
Ankara Zafer Çarşısı’ndaki kitap evi ve üç dükkan ilerdeki Remzi İnanç’ın kitapevi demokrat, solcu gençlerin birer eğitim okulu gibiydi. Gençler kitapları alıp ayak üstü okuyor veya alıp evde okuduktan sonra geri iade ediyorlardı.
Münih’te ÐiDF in bizi davet ettiğinde bir aradayken, kasetçalarda bir Ahmet Kaya türküsü yükselince omuzuma dokundu. “Molla hatırlıyor musun? Ahmet’e arabeskçi diye saldırıyorlardı. İkimizden başka onu savunan yoktu. Bize de Ahmet’i savunduğumuz için kızıyorlardı…” dedi. İkimizde gülüştük. Anılarımızı ve şiirdeki ustalığını yazacağım.
Çok üzüldüm. Toprağı bol olsun.
Başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerinin, aynı düşünceyi paylaşan sosyalist edebiyat insanlarına uzun bir ömür diliyorum…
Molla Demirel













