(Kar Erzurum’da sohbet demektir; sıcak yakınlaşmaların kaynağında kar vardır.)
.
Sonbahar alıp tüm sarıları gittiğinde;
Rüzgârların ıslığı soğuk öttüğünde,
Üşüdü memleketimin dağları;
Üşüdü buz gibi sularıyla akan
Nehirlerimin kırları…
.
Kış geliverdi beyaz örtüsüyle…
.
Pamuk atığı gibi hafif taneler
Salına
Salına
Düştüler…
Ve birbirine tutundular
Kuşların kanadında…
Ağaç dallarında…
Kuru toprakta…
.
Sokaklar üşüyordu…
.
Kimileyin üşüyordu
Kızakları üst üste yığılı
Kartopu oynayan bir sürü çocuk…
.
Kirpiklere değdiğinde
Isınıp sulanıyordu taneler;
Buğulanıyordu gözler…
Soğuktu ortalık,
Kimseler görmedi “kibritçi kızları”
Sokak diplerinde…
.
Ve kar taneleri
Elektrik direklerinin başında
Gece ışıklarında
Sarı,
Kırmızı,
Beyaz
Kelebekler gibi oynaştığında;
Yeni bir yıla girdiğinde kasaba;
Ömer’in Kahvesinde
Oyun oynayan;
Saklanacak sırrı olmayan
Kocaman yaşlı… başlı… çocuklar
Hasrettiler uzak şehirlerin sıcağına.
Amma… Kır deminde açtırırlardı her mevsim
Yanaklarındaki saklı gülleri…
.
Sobada ateş korlanıp sacı narlaştığında
Domino taşlarının masaya değen sesinde;
Ağızların kahırlı “tüh!” sesinde
Hafiften üşüyen ellerin yenilme heyecanı vardı…
.
Tahta zeminli kahvede sigara kokusu…
.
Evlerde anneler, kızlar
Ve on beşinden küçük oğlanlar;
Sarı sarman kedi;
Soba üstü isli güğüm vardı.
.
Güğümün yanında
Yandan,
Dudaktan,
Musluktan
Çinkosu atmış bir lacivert demlik…
.
Camı çatlak tahta çerçevelerde
Asker fotoğrafları vardı
Közlenmiş patates kokusu sinen,
Boyası incinmiş duvarlarda…
.
Konuşuyorlardı evcek
Mutluydular üstelik…
Daha ne olsun, anne istemezdi çok fazlasını…
Oğlanlar, kızlar gittiğinde
Bekleyecekti
Bacakları tutuncaya kadar
Evine ekmek getiren,
Kahveden geri kalmayan “devamsız” kocasını…
.
Üzerinde ayak izleri soluk;
Dışarıda sonsuz bir örtü gibi kar.
Keklik avına çıkar
Tam bu mevsimde üç-beş kafadar…
.
Bahar indiğinde
Toprağın bereketi;
Suyu olacaktı tarlalarda
Kar en tepelerden dere olup
Akacaktı oluk oluk…
.
Ah dostlar!
Gönül kimlerle hasbıhâl oldu;
Kimin dili lâl oldu bu yalan dünyada…
.
Ah kar!
Yanan yüreğimin sana
Ne çok ihtiyacı var…
.
Osman Aktaş /12.12.2016 / Erzurum














