Bu şartlarda belediye başkanları ve profesyonel siyasetçilerin tercihleri, istikbal arayışına göre şekillenmekte. Dikkat ederseniz Kılıçdaroğlu atandıktan sonra, CHP’nin il ve ilçe kuruluşlarını, geçen seçimde aday yapılmayan eski belediye başkanları üstlendi. Bir de Özel ve İmamoğlu ekibinde gelecek umudunu yitirmiş olan siyasetçiler butlan CHP’sinde bir araya geldi.
Ancak Özel ve İmamoğlu ekibi tarafından başkan yapılan yeni başkanların durumu farklılık gösteriyor. Önemli bir kısmı hemen Yeni Parti’ye geçti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, değişim kurultayında İzmir’deki başkanlar arasında, Kılıçdaroğlu değişsin diye kendini ortaya atıp ve başkanlığı kapmıştı. Şimdi de daha yeni bir parti kurulmadan ön aldı ama nedense, orada fren yaptı. Gerekçeleri çocukça ve gerçekleri yansıtmaktan uzaktı. Belli ki, işin perde arkası var.

…
Hadi bu fotoğrafın analizini yapalım. Bir belediye aracı. Dolayısıyla bir yerinde Belediyenin adı yazılabilir. Ama belediye başkanının adı neden yazılır ki? Bu araç belediyenin mi Başkanın mı? Başkanın adı, kurumun adından daha büyük yazıldığına göre, araç Başkanın mülkü.
Ya da kurum değil kişi önemli.
Gerçekten bir düşünelim, dünyanın hangi ülkesinde belediye araçları üzerinde başkanın adı yazılır? Dünyayı gezmiş değilim ama gittiğim ülkelerde hiç böyle bir şey görmedim. Avrupa’da hiçbir belediye başkanı böyle bir şeyi aklına bile getiremez herhalde. Zaten saçma her bakımdan.
Bu da birşey mi, bazı otobüs ve araçlarda fotoğrafları bile var. Cenazeye yolcu taşıyan belediye otobüsünde başkanın fotoğrafı. Cenazeye katılanlara ikram aracında belediye başkanı fotoğrafı.
Parti ve şehir ayrımı olmaksızın adeta gelenek haline geldi.
Eskiden beri böyle miydi? Sanmıyorum. Ama 20-25 yıldır böyle. Belediye araçlarında, başkanların adı yazılıyor ve şehrin bilboardlarında özel günlerde başkanın fotorafı ile kutlamalar yapılıyor. Semt pazarlarında ve belediye tesislerinde hep aynı manzara.
Başkanın reklamı diye bir belediye hizmeti var mı, bunlara yapılan harcamalar yolsuzluk değil mi?
Bunun adı GÖRGÜSÜZ AÇLIK.

…
Koylarımız balık çiftliklerinin foseptik çukuruna döndü. Önlem alınmazsa, buralarda balıkçılık, tekne turları ve yüzmek hayal olacak.

…
İki gün önce tam buradan video yayını yapmış, Orkinos ölümlerine dikkat çekmiştim. Az önce bir orkinos daha karaya vurdu. Germiyan Narlıca mevkii

Orkinos ölümlerinin veya kıyıya vuran cesetlerin tamamının Ildırı ile Çiftlik mahallesi arasında, yani Çeşme kuzey sahillerinde olması tesadüf değil. Çünkü orkinos çiftliğinin kurulduğu yer, bu tesisin pisliklerini kıyılara taşıyacak hava akımına sahip. Bu kıyılar da Çeşme’nin kuzey kıyıları oluyor.
Geçen gün, ne olduğunu bilmediğim büyük bir kütle deniz üzerinde yüzerek kıyıya yaklaşıyordu. Hemen Sahil Güvenliği aradım. Tabi ben sintine diye ihbarda bulunmuştum. Bir süre sonra gelen görevli, bu kütlenin sintine olmadığını, Orkinos çiftliği üzerinde biriken kirlilik olduğunu, esinti başlayınca kıyıya hareket ettiğini söyledi.














