sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Sol, sosyalist ve devrimci çevrelerin sorumluluğu

Ali Gültekin Ekleyen Ali Gültekin
Ağustos 29, 2026
in YAZARLAR
0
Sol, sosyalist ve devrimci çevrelerin sorumluluğu
0
Paylaş
1
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

“Solun cemaat, tarikat ve çeteleşmeye karşı yanıtı, halkın örgütlü gücüdür. Sosyal devlet, laiklik ve sınıfsal dayanışmayla yoksulluğa ve geleceksizliğe son verilebilir. Korkunun değil, özgürlüğün örgütlenmesi şart.”

Cemaatleşme, tarikatlaşma, çeteleşme ve organize suç karşısında yalnızca devletin ne yapacağına bakmak yeterli değildir. Sol, sosyalist ve devrimci çevrelerin de tarihsel ve güncel sorumlulukları vardır.

Bu mesele yalnızca bir “güvenlik” meselesi değildir. Aynı zamanda sınıfsal, siyasal, ekonomik ve toplumsal bir meseledir.

Kapitalizmin yarattığı yoksulluk, işsizlik, güvencesizlik, geleceksizlik ve eşitsizlik; insanların çaresizlik içinde farklı güç odaklarına yönelmesine zemin hazırlayabilir. Sermayenin yoğunlaştığı, sosyal devletin gerilediği, kamusal hizmetlerin piyasalaştırıldığı bir düzende cemaatler ve tarikatlar yalnızca inanç alanında değil; eğitim, barınma, yardım, istihdam ve sosyal dayanışma alanlarında da etkili hale gelebilir.

Solun görevi ise; örgütlü toplumun gücünü büyütmektir.

Halkı cemaatlere ve çetelere mahkum etmeyen bir dayanışma

Sol, işçi ve emekçilerin yalnızca seçim dönemlerinde değil, yaşamın her alanında örgütlenmesini savunmalıdır.

Mahallelerde dayanışma ağları, işyerlerinde sendikal örgütlenme, gençlik ve kadın örgütlenmeleri, kooperatifler, kültür ve sanat alanları, demokratik kitle örgütleri güçlendirilmelidir.

Çünkü sosyal devletin olmadığı yerde cemaatler, tarikatlar “yardım” eder.

Kamusal eğitim yetersiz kaldığında cemaatler, tarikatlar “yurt” açar.

İşsizlik büyüdüğünde tarikatlar, cemaatler “iş bulma” vaadiyle gençleri kendisine bağlar.

Hukuk adalet üretmediğinde mafya “adalet” iddiasıyla ortaya çıkar.

Solun buna vereceği yanıt açıktır:

Yardımı lütuf olmaktan çıkarıp hak haline getirmek.

Barınmayı, eğitimi, sağlığı, işi ve sosyal güvenliği piyasanın veya cemaatlerin insafına bırakmamak.

Laiklik konusunda açık ve sınıfsal bir tutum

Sol, laikliği yalnızca devlet ile din arasındaki anayasal ilişki olarak ele almamalıdır.

Laiklik aynı zamanda eşit yurttaşlığın ve emekçilerin özgürleşmesinin güvencesidir.

Hiçbir yurttaş inancı, mezhebi, düşüncesi veya inançsızlığı nedeniyle ayrıcalıklı ya da dezavantajlı olmamalıdır.

Ancak laiklik savunulurken inanç sahibi yurttaşların tamamını karşıya alan bir dil de kullanılmamalıdır.

Solun mücadelesi insanlarla değil; dini, ekonomik veya siyasal gücü kullanarak toplum üzerinde tahakküm kuran yapılarladır.

Bu ayrım son derece önemlidir.

Çetelere karşı mücadele, devlet şiddetini savunmak değildir.

Sol ve sosyalist çevreler organize suçla mücadele konusunda net olmalıdır.

Çeteler, mafya yapılanmaları, uyuşturucu ve yasa dışı ekonomi emekçilerin yaşamını, gençlerin geleceğini ve toplumun demokratik dokusunu tehdit eder.

Ancak “çetelerle mücadele” adı altında devletin sınırsız yetki kullanmasını, hukukun askıya alınmasını veya demokratik hakların kısıtlanmasını savunmak kabul edilemez.

İzlenmesi gereken yol; bağımsız yargı, şeffaf soruşturma, demokratik denetim ve hukukun üstünlüğüdür.

Suç işleyen kim olursa olsun hukuk önünde hesap vermelidir.

Devlet içinde suç örgütleriyle bağlantısı olduğu kanıtlanan kişiler varsa, siyasi konumuna veya makamına bakılmaksızın yargılanmalıdır.

Sol, komplo teorilerine değil gerçeğe dayanmalıdır

Bu alanda solun karşı karşıya olduğu önemli tehlikelerden biri de her karanlık olayın arkasında tek bir “gizli güç” arayan komplo anlayışıdır.

Sol, elbette devlet içindeki ilişkileri, sermaye bağlantılarını ve siyasal güç mücadelelerini araştırmalıdır.

Ancak bunu kanıt, belge, araştırma ve sınıfsal analiz üzerinden yapmalıdır.

Kanıtlanmamış iddiaları gerçekmiş gibi yaymak, hedef göstermek, insanların inançları veya kimlikleri üzerinden toplumsal düşmanlık üretmek solun işi değildir.

Solun gücü, gerçeği araştırmasından ve gerçeği emekçilerin çıkarları açısından açıklamasından gelir.

İşçi sınıfının örgütlü gücü büyütülmelidir

Çetelere karşı en kalıcı mücadele yalnızca polis operasyonlarıyla yürütülemez.

İşçinin sendikası varsa, genç örgütlüyse, kadın ekonomik ve sosyal olarak güçlüyse, mahalle dayanışma içindeyse, yurttaş hakkını biliyorsa ve demokratik kurumlar işliyorsa suç örgütlerinin toplumsal alanı daralır.

Bu nedenle solun temel görevi, emekçilerin sendikal, siyasal ve demokratik örgütlenmesini büyütmektir.

İşçinin ekmek mücadelesi ile laiklik mücadelesi birbirinden koparılamaz.

Demokrasi mücadelesi ile sosyal adalet mücadelesi birbirinden ayrılamaz.

Özgürlük mücadelesi ile örgütlenme hakkı birbirinden ayrılamaz.

Kürt, Türk, Alevi, Sünni, farklı inanç ve kimliklerden emekçileri ortaklaştırmak

Cemaatlerin, tarikatların, milliyetçi ve gerici yapıların toplumsal etkisini kırmanın yolu yeni düşmanlıklar yaratmak değildir.

Tam tersine;

Türk’üyle, Kürt’üyle, Alevi’siyle, Sünni’siyle, inananıyla, inanmayanıyla işçi ve emekçilerin ortak demokratik çıkarlarını büyütmektir.

Sol, kimlikleri inkar etmeden sınıfsal ortaklığı kurabilmelidir.

Çünkü sermaye karşısında işçinin hangi etnik kökenden geldiği değil, emeğinin sömürülmesi belirleyicidir.

Bir Kürt işçinin, Türk işçinin, Alevi işçinin, Sünni işçinin ortak sorunu; düşük ücret, işsizlik, güvencesizlik, yoksulluk ve örgütsüzlüktür.

Bu ortak zeminin büyütülmesi, Türkiye’nin demokratikleşmesinin en güçlü toplumsal dayanaklarından biridir.

Sonuç olarak:

Türkiye’nin cemaatler, tarikatlar, çeteler ve organize suç örgütleri arasında sıkışmasına karşı solun beklentisi veya talebi daha fazla devlet baskısı olmamalıdır.

Ne olmalıdır?

Daha fazla demokrasi, daha fazla laiklik, daha fazla sosyal devlet, daha güçlü sendikalar, daha özgür basın, bağımsız yargı ve daha örgütlü bir halktır.

Solun görevi halkı korkutmak değil, örgütlemektir.

İnsanları cemaatlerin yardımına muhtaç bırakmayan sosyal devleti savunmaktır.

Gençleri çetelerin ve suç ekonomisinin eline bırakmayan bir gelecek kurmaktır.

İşçiyi patronun, yurttaşı cemaatin, genci çetenin, kadını erkek egemenliğinin karşısında yalnız bırakmamaktır.

İlkeli yaklaşım:

Laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletini salt söylem olarak savunmak değil; emekçilerin örgütlü mücadelesiyle reel olarak yaşam düzenine dönüştürmek.

Türkiye’nin ihtiyacı korkunun örgütlenmesi değil, özgürlüğün ve dayanışmanın güçlendirilerek örgütlenmesidir.

Hadi hayırlısı…

https://www.evrensel.net/haber/5997715/sol-sosyalist-ve-devrimci-cevrelerin-sorumlulugu

Post Views: 46
Önceki yazı

FACE YAZILARI…

Sonraki Gönderi

ULVİ PUĞ’DAN  “CUMARTESİ”LİK

Ali Gültekin

Ali Gültekin

Sonraki Gönderi
ULVİ PUĞ’DAN  “CUMARTESİ”LİK

ULVİ PUĞ’DAN  “CUMARTESİ”LİK

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
İSTİFA VE İSTİĞFAR

İSTİFA VE İSTİĞFAR

Şubat 11, 2026
DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK -1

DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK-6

Mayıs 21, 2025
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

Ağustos 29, 2026
ZULMÜN OLDUĞU YERDE SUSMAK NAMUSSUZLUKTUR

ZULMÜN OLDUĞU YERDE SUSMAK NAMUSSUZLUKTUR

Ağustos 29, 2026
ULVİ PUĞ’DAN  “CUMARTESİ”LİK

ULVİ PUĞ’DAN  “CUMARTESİ”LİK

Ağustos 29, 2026
Sol, sosyalist ve devrimci çevrelerin sorumluluğu

Sol, sosyalist ve devrimci çevrelerin sorumluluğu

Ağustos 29, 2026

Güncel Haberler

GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

Ağustos 29, 2026
ZULMÜN OLDUĞU YERDE SUSMAK NAMUSSUZLUKTUR

ZULMÜN OLDUĞU YERDE SUSMAK NAMUSSUZLUKTUR

Ağustos 29, 2026
ULVİ PUĞ’DAN  “CUMARTESİ”LİK

ULVİ PUĞ’DAN  “CUMARTESİ”LİK

Ağustos 29, 2026
Sol, sosyalist ve devrimci çevrelerin sorumluluğu

Sol, sosyalist ve devrimci çevrelerin sorumluluğu

Ağustos 29, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

Ağustos 29, 2026
ZULMÜN OLDUĞU YERDE SUSMAK NAMUSSUZLUKTUR

ZULMÜN OLDUĞU YERDE SUSMAK NAMUSSUZLUKTUR

Ağustos 29, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.