Yağmurlu bir 3 Kasım günüydü. Günler öncesinden sosyal medyada duyurusu yapılan Devrimci 78’liler Federasyonu’nun yemekli buluşması, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleşecekti. Haberi aldığım andan itibaren içimde tarif etmesi güç bir heyecan vardı. Hemen fotoğraf makinemi aldım, düştüm yollara.
Yol üzerinde sevgili Harun Cici ile karşılaştık. Birlikte girdik salona.
İçerisi ana baba günüydü. Bütün masalar dolmuş, salon tanıdık yüzlerle, eski dostluklarla, yılların biriktirdiği hatıralarla dolup taşmıştı. Masalarda eski devrimci abiler, ablalar; aralarına karışan genç insanlar… Yüzlerde zamanın izleri, gözlerde ise hâlâ dinmemiş bir öfke, henüz tüketilememiş bir umut vardı.

Devrimci 78’liler Federasyonu’nun anlamı da biraz burada saklıydı.
1978 kuşağının ortak hafızasını, dayanışma kültürünü ve 12 Eylül darbesiyle yarım bırakılmak istenen mücadelelerin belleğini yaşatmak amacıyla bir araya gelen insanların oluşturduğu bir yapıydı Federasyon. Farklı siyasal geçmişlerden gelen insanları ortak demokratik değerler etrafında buluşturmayı, darbelerle hesaplaşmayı, geçmişin tanıklıklarını geleceğe aktarmayı önemsiyordu. Yalnızca eski günleri hatırlamak değil; unutulanları hatırlatmak, kaybedilenlerin anısına sahip çıkmak ve demokrasi, insan hakları, barış mücadelesinin hafızasını diri tutmak da bu buluşmaların taşıdığı anlamlardan biriydi.
Belki de bu yüzden salondaki karşılaşmalar sıradan bir dost buluşmasının çok ötesindeydi.
Bir masadan diğerine uzanan selamlar, sarılmalar, yıllar sonra yeniden karşılaşmanın şaşkınlığı… Biraz geçmişten söz ettik, biraz bugünün memleket meselelerinden. Sonra dönüp dolaşıp aynı soruların etrafında buluştuk: Bu ülkeyi nasıl daha yaşanılır bir yer hâline getirebiliriz? Umudu nasıl çoğaltabiliriz?
O sofrada paylaştığımız yalnızca yemek değildi. Biraz geçmişimizi, biraz özlemimizi, biraz da geleceğe dair inatçı umutlarımızı paylaşıyorduk.

Programın açılışında Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık ve Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun konuşmaları vardı. Ardından Federasyon adına yapılan konuşmalarla gecenin anlamına değinildi.

Şair Ahmet Telli de unutulmadı. Kendisi için hazırlanan görsel sunumda fotoğrafları ve görüntüleri ekrana yansırken kendi sesinden şiirini dinledik. Bir şairin sesinin yıllar sonra bir salonda yeniden yankılanması, insana zamanın her şeyi eskitemediğini hatırlatıyordu. Bazı sözcükler vardır, üzerinden kaç yıl geçerse geçsin ilk günkü itirazını korur.

Ardından sahne Geniş Merdiven’indeydi.
Murat Mengirkaon, Barış Yıldırım ve arkadaşlarının oluşturduğu altı kişilik ekip, müziğin hüzünlü ve coşkulu yanlarını bir araya getiren güzel bir performans sergiledi. Kurtuluş Doğru gitarıyla, Serhat Suat Şimşek perküsyonuyla sahnedeydi.
Bazen geçmişin hüzünlü sayfalarına döndük, bazen de ezgilerin ritmine kapılıp yerimizde duramadık. Şarkılar yalnızca kulaklarımıza değil, hafızamızın bir yerlerine dokunuyordu.

Yaklaşık bir saatlik ilk bölümün ardından verilen aradan sonra yeniden sahne aldılar. Gecenin ilerleyen saatlerinde müziğin ritmi yükseldi, halaylar başladı. Salonun bütün yorgunluğu bir kenara bırakıp aynı ritimde buluştuğu anlardı bunlar.
Bir zamanlar aynı düşlerin peşinden yürümüş insanların, bugün aynı ezgide yan yana durması…
Belki hayat herkesi başka yollara savurmuştu. Kimi yaşlanmış, kimi yorulmuş, kimi çok şey kaybetmişti. Ama o akşam anladım ki bazı değerlerin takvimi yok. Yıllar geçiyor, hayat değişiyor, yüzler değişiyor; fakat insanın hafızasında taşıdığı dayanışma duygusu bir yerlerde yaşamaya devam ediyor.
Gecenin sonunda herkesin yüzünde güzel bir buluşmanın sıcaklığı vardı. Vedalaşmalar, yeniden görüşme sözleri, son sarılmalar…
Sabah yağmurla başlayan gün, gecenin sonunda dışarı çıktığımda dinmişti. Islak İzmir sokaklarında eve doğru yol alırken aklımda salondan görüntüler, kulaklarımda ezgiler, içimde eski dostlukların bıraktığı sıcaklık vardı.
Fotoğraf makineme yalnızca birkaç kare değil, bir gecenin belleğini de sığdırmıştım.
Çünkü bazı buluşmalar geçmişi hatırlamaktan ibaret değildir. İnsana henüz bitmemiş bir hikâyenin içinde olduğunu da hatırlatır.
Teşekkürler Devrimci 78’liler Federasyonu…
Bu güzel sofra, bu dostluk, bu müzik ve geçmişten geleceğe taşınan dayanışma duygusu için.
Bazı kuşaklar yaşlanır, bazı hayaller yarım kalır; ama hafızasını kaybetmeyenlerin hikâyesi hiçbir zaman tamamlanmış sayılmaz…













