Ulvi Puğ
GÖLGE ETME
Küçük Dursun babası Temel’e merakla sormuş;
“Babaciğum güneş sistemu nedur?”
Temel cevap vermiş;” Atatürk dönemunde Türkiye Cumhuriyetinun yönetum sistemidur, uşağum!”
Küçük Dursun yine merakla sormuş; “ Peki babaciğım güneş tutulmasu nedur?”
“ Bak uşağum!” demiş Temel “ Güneşle Türkiye arasuna giren kara bulutlar sebebuyla; işçinun, emeklinun, esnafun, çiftçinun dünyasinun karamasidur! Yani bugünkü Türkiye’nun yönetum sistemu!”
( Bir Ulvi Puğ fıkrasıdır.)
***
Sayın Erdoğan; “Allah’ın izniyle, bölgemizin üzerine barış güneşinin doğmasına kimse engel olamayacak” demiş.
***
Ben de yıllar önce güneş tutulması değil ama kol tutulması yaşamıştım.
Bir akşam, alkol duvarını erken aşmış bir müvekkilim ile yolda karşılaşmıştık.
Müvekkilim sağ eliyle tokalaşırken, sol eliyle de sol elimi tutmuştu. Yolun ortasında peşrev çekmeye hazırlan yağlı güreşçiler gibi konuşuyorduk.
Müvekkilim, bol iltifatların arasında, arada bir; sizi meşgul etmeyeyim, bırakın beni gideyim, diyordu.
Sağ elimi kurtarmıştım ama sol elime yapışmış bir türlü bırakmıyordu.
“ Sizin kadar güzel konuşma yapan birini görmedim” demişti ve hemen arkasından “ Bırakın beni gideyim” deyince ben de “ Şeyy!” demiştim “ Sizi bırakmayı ben de çok istiyorum da… Bunu yapabilmem için sizin benim sol elimi tutmayı bırakmanız gerekiyor!”
***
Benimki bireysel kol tutulması. Bireysel güneş tutulmasını hepinizin bildiği gibi Diyojen yaşamış.
Güneşlenirken, güneşle arasına girip bir isteği olup olmadığını soran Büyük İskender’e “ Gölge etme başka ihsan istemem!” demiş.
***
Yani sizin anlayacağınız Sayın Erdoğan,
bizim zaten;
“ Yurtta barış! Dünyada barış!” diyen bir güneşimiz vardı.
O yüzden bizim sizden ricamız da Diyojenle aynı olacak.
Atatürk Güneşi ile aramıza giren gölge olmayı bırakın, başka ihsan istemez.
Çünkü, Necati Cumalının Gölge şiirinde;
Ah, bir gün bir bulut üstümüze gölge edecek
Güzel yüzün, kaybolacak aynalarda sularda
Öyle sönen lâmbalar gibi alacakaranlıkta
Gelecek ölüme razı değilim,
dediği gibi…
Biz de böyle bir alacakaranlıkta ölmeye razı değiliz.
Ölmeden önce bu güneş tutulmasının artık bitmesini, Atatürk Güneşinin tüm Türkiye’nin üstüne tüm parlaklığıyla yeniden doğup, yolumuzu aydınlatmasını, içimizi ısıtmasını istiyor, bekliyoruz.
Belki kulağınıza daha hoş gelir diye Sezen Aksu’nun sanki sizin için yazdığı güzel bir şarkısı ile bitirelim yazımızı;
Haydi artık çek git yoluna bıkmışım dertten
Gölge etme başka ihsan istemem senden!
Yüreğinizden sevgi, içinizden ümit, yüzünüzden tebessüm eksik olmasın.
Herkese İyi Pazarlar!














