KİTAP: BİZ KAZANACAĞIZ
YAZAR: HÜSEYİN ÖGE
OKU, OKUT…
Yason Yayınları, 206 sayfa, Mart 2026 tarihli bir yakın tarih romanı.
Teşekkürler Ede Beytut, kitaplarımı getirdi. Getiren götüren sağ olsun. Hüseyin Öge imzalamış, yollamış. Her zamanki inceliğine, dostluğuna, alçak gönüllüğüne teşekkürler.
Dört ciltlik çalışması BİZ KAZANACAĞIZ’ın bu ilk cildinde Deliormanlı, demiryolu işçisi Yusuf’un oğlu Hasan’ın çocukluğu, ergenlik dönemi akıcı bir dille anlatılmış. Üniversiteye girişle Deniz Gezmişlerin idamına kadarki etkilenme, devrimcileşme süreci, birkaç arkadaşıyla kitap isimleriyle sosyalist klasikleri okuma, örgütlenme çalışmalarına başlangıç teferruatlanmış. Öyle detaylamış ki yazar; Eskişehir’i görmemiş beni bile o evlerde, mahallelerde, bahçelerde, o arkadaşlarıyla olmuşum gibi hissettirdi. Belli ki müthiş bir hafıza, gözlem gücü var yazarımızın. Bazı ayrıntı fazlalığı olsa da eriyor, çok göze batmıyor akış içinde. Her ne kadar 3. Tekil şahısla, onun romanı gibi anlatılsa da yazarın kendisinin yaşamından kesitleri de verdiğini anlıyorsun. Bu ilk kitap gelecek diğer ciltlere ustaca hazırlıyor okuru.
Romanda anlatıldığı gibi arkadaşlık, dostluk, hele ki yoldaşlık yardımlaşma değil mi? Bir edebiyat çalışmasına okuyup bildiğin kadar düşünceni söylemek, tecrübeni aktarmak, belki düzeltmelere yardımcı olmak bu yoldaşlığın gereklerinden değil mi? Konusu iyi, iyi işlenmiş ama dilinde hatalar, gramerinde eksikler varsa elbette okuyacak, yardımcı olacaksın. Çalışkan editörlerimizden Necmettin Yalçınkaya, bu çok az kişiden birisi olarak sabırla okumuş, düzeltmelerle o dostluğu göstermiş.
Roman, eğitime, bilime önem veren göçmen bir işçi ailesinin sıradan görünen ama sevgi dolu yaşamışlığıdır.
Ebeveynlerin duruşu, başından geçenler çocuğu şekillendirmeye başlar. Hasan da dedesinin, özellikle babasının fazla mesai ücretlerini alabilmek için Ankara’ya yürüyüşlerinden, işçi eylemleri öykülerinden etkilenmiştir.
Hayat dersleri dolu yaşamda henüz ilkokuldayken aynı sokaklarda simit satarken kendisinden yaşça büyük, daha iri rakibini bir tırnak makasıyla kaçırabileceğini öğrenmiştir.
Ortaokulda Harun’la Raşit öğretmenlerin tavırları, etkileri unutulmazdır. “Ben nasıl iyi bir insan olabilirim?” sorusunda bu öğretmenlerinin yanıtları ilginçtir, hep kulaklarında çınlamaktadır öğütler. Fakir Baykurt önderliğindeki TÖS grevleri, öğrenci eylemleri duydukları, gördükleridir. Eskişehir, Bursa, İstanbul, döneminin göçmenleriyle Tatarlarıyla onların kültürel alışkanlıkları, yaşam biçimleriyle romanımızın içindeki konulardandır.
Kelebek romanında mahpusun her kaçma deneyinde yakalanması ancak kararından vaz geçmeyerek direnmesi, uğraşı, sonunda başarması gibi azim, kararlılık etkilemektedir. Che’nin “Savaş Anıları” kitabında Hasan, “Demek ki insan bir şeyi başarmak için, ilk önce onu kafasında çözmeli. Sonra bir plan yaparak düşüncesini hayata geçirmeli,” diyerek analizler yapabilmektedir.
Yine Hasan’ın ağzından orta sonlarda okuduğu romanların etkileriyle görüp duyduklarını sorgulama başlangıçlarını kitap isimleriyle örnekleriyle işliyor Hüseyin Öge. Özentilerini, yeni arkadaşlarına özentiyle değişmek isteğiyle sınıfsallığının dışındaki yaşam biçimlerini iç sorgulamalarla red edişini anlatıyor.
Okurun gerek geçmiş devrimci yaşamıyla gerekse şimdiki yaşamını anımsatıyor, sorgulatıyor BİZ KAZANACAĞIZ. İlla okunmalı diyeceğim çalışmalardan.
Ancak yazanlar, hepimizin ilk çalışmalarda yaptığımız gibi, hata az da olsa gramere dikkat etmeli düşüncesindeyim. Alışılmış konuşma dilindeki eksiklikler, fazlalıklar yazım diline etkileriyle ufak tefek aksaklıklara yol açabiliyor. Örneğin; birbirine zıt, tez antitez sözcüklerinin arasına çizilebilen çizgi tekrarla güçlendirici sözcüklerde olmamalı diye düşünüyorum. Kır- Kent arasında olabilen çizgi, sakin sakin, ballandıra ballandıra, duyulur duyulmazda olmamalı.
Veya tekilleşen, “Hasan ve Ahmet sınıftan çıktılar,” “Hepsi gittiler,” tümcelerindeki ler, lar fazlalık. Bir de yapabildiğimiz hatalardan, “etle(,) rakı içeceklerdi,” derken, zaten, ve anlamına gelen le, la ekinden sonra virgüle gerek yok gibime geliyor.
Hüseyin’de az olsa, çok sırıtmasa bile diğer ciltlerde daha dikkatli olunmalı uyarılarımı yapayım da niye söylemedin olmasın.
İşte böyle. Okunası, okunması gerekli BİZ KAZANACAĞIZ’ı şiddetle öneririm. Diğer ciltleriyle yazarımızın yeni çalışmalarını merakla bekliyorum. Sağ olasın Hüseyin. Kendi çocukluğumu, sorgulamamı, devrimci süreçlerimi anımsattın. Yazan ellerin dert görmesin.
OKU, OKUT…
A. Sefa














