sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

CHP’ DE KALMAK MI, GİTMEK Mİ?

Salim Çetin Ekleyen Salim Çetin
Temmuz 28, 2026
in YAZARLAR
0
CHP’ DE KALMAK MI, GİTMEK Mİ?
0
Paylaş
3
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Salim Çetin

Tartışmaların kaynağı olan kurultay,  2023’ de Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası yapılmıştı.

O kurultayda iki aday vardı; biri Cumhurbaşkanlığı seçimindeki

yenilginin baş mimarı kabul edilen Kemal Kılıçdaroğlu, diğeri de değişimi savunan Özgür Özel.

Katılan 1300’ e yakın delege; birinci turda Özel’ e % 49.93, Kemal Bey’ e % 48.61 oy verdi. İkinci turda ise Özel %59.44, Kemal Bey %39.24 oranında oy aldı

Bu durumda seçimden galip ayrılan Özgür Özel’di.

İşte o saatten sonra Kemal Bey’ in serzenişlerini duymaya başladık.

Efendim seçimde şaibe var diye.

Bu fısıltılı dillendirildikçe büyüdü, iktidar için bulunmaz bir fırsata dönüştü en sonunda.

Butlanın doğuş noktası da burası diye bakılabilir.

Demokrasilerde seçim esastır, nasıl yapılacağı, toplumca bilinir. Hoş bunlar yasalarda da vardır.

Bir anlamda demokrasi adil, yarışmacı seçim ve onun sonuçlarını kabullenmeye dayanan bir rejimdir de.

Bunlar yoksa, diğer nitelikler biryana demokrasiden zaten söz edilemez.

Dolayısıyla sandık demokrasinin adeta namusudur.

Sandık ve seçim bu kadar önemliyse ki önemli.

O durumda bunun aşamalarını yazalım:

Kurultaylar, kongreler seçim mahalli olan toplantılardır.

Burada seçim yapılacaksa divan başkanı nezaretinde süreç yürütülür:

Üyeler, ya da delegeler oylarını kullanır.

Oy sayımından sonra sonuç tutanağa bağlanıp, ilan edilir.

Eğer bir aksaklık ve eksiklik varsa o an, ya da belli bir süre içinde itiraz edilebilir. Bu da 2 gün, 7 gün ya da 30 gün olmak üzere belli kategorilere göre işleyen bir zamandır.

Ysk bu süreleri gözeterek karar verir.

 O karar artık herkesin ortak kabulüdür.

Başka bir deyişle bu ‘ortak mutabakat ’ demokrasinin vazgeçilmez ögesidir.

Peki bu süreçler yaşanmış mı?

Kemal Bey’ in hemen seçim akabinde ilgili kurumlara başvurmuş mu? Hayır!

Bunun yerine hemen her fırsatta kurultayda şaibe olduğunu söylemekten geri durmamıştır.

**

Ve fakat son yıllarda demokrasiye musallat bir durum var, adına Jüristokrasi deniyor bunun.

Yani hukuk siyasi mücadeleyi belirlemede ön alıyor.

Siyasi mücadele bir mahkemenin kararıyla ortadan kaldırılıyor.

Kurallara göre seçimini yapmış bir partinin üç yıl önce gerçekleşmiş kurultayını iptal edilmesini düşünün!

Yönetimini kendi mekanizmaları ile belirlediği genel başkan butlanla değişiyor.

Hukuk toplumu dizayn ediliyor.

Bir de o hukuk taraflıysa yangi gülüm keten helva.

Yaşanan butlan süreci aslında tam da bu:

Hem demokratik değerlere aykırı, hem İktidarın hükümette kalmasını uzatmaya yarayan bir girişim bu.

Dahası her türlü seçimin mahkeme kararıyla kolaylıkla iptal edilmesi anlamına da geliyor.

İstanbul’ un belediye seçimlerinde az bir oyun İmamoğlu lehine olmasında biz bunu yaşamıştık.

Sonrasını biliyorsunuz!

ŞİMDİ GELİN MUTLANA BAKALIM:

Evet baştan söyledik Jüristokrasi demokrasinin yeni hastalığı olarak kabul ediliyor.

Demokratik yarış yerine mahkemeler rol kapıyor.

Koca partinin başına paraşütle genel başkan atıyor.

Tabii burada butlanın ikinci bir niteliği var ki bu daha enteresan!

2023’ de yenilgisini içine sindirmemiş Kılıçdaroğlu’ nu kendi partisinin başında butlan olmayı kabul ediyor.

Aslında insanların içine sinmeyen kısım da bu.

Bir genel başkanın kendi partisine butlan olarak gelmesi, geldiği günden itibaren de bu partiyi küçültme girişimlerinin içinde olması.

Buna bir de ucu intikam almaya kadar giden bir süreci ekleyin!

Onca il başkanı görevden alınıyor, milletvekilleri ihraç ediliyor.

Kendi partileri iddianame diliyle suçlanıyor vs…

Böylece anlaşılıyor ki 2023’ den 2026’ ya gelene kadar kiralanan ofislerde ‘ben bu CHP’ yi nasıl ele geçiririm,’ tezi algı değil gerçekmiş.

Benim anlayamadığım Kemal Bey 2023 Türkiye’sindeki resme üstten bakmak yerine kurultay salonunun içinden bakmayı neden tercih ediyor?

O günlerde cumhurbaşkanlığı seçimi olmuş, Kılıçdaroğlu seçimi kaybetmiş, halk bezgin ve bıkkın.

Yeni bir nefes arıyor, değişim istiyor.

Tam da 19.Kurultay yapılıp Özel başkan seçiliyor.

Bu toplumsal olayların aslında gelişimine uygun bir zemin.

Anladığım Kılıçdaroğlu bu sosyolojik zemini kabul etmiyor ya da umurunda bile değil.

O feodal bir saikle partinin sahibi olduğunu sanıyor.

Ve doğal olarak kendisine neden oy verilmediğine isyan ediyor.

Delegenin oy vermemesini de sosyolojik gerçeklikte arayacağına 1300 delegeye ev, telefon, devasa paralar verilerek onların kandırılmasına indirgiyor.

Bundan sonrası zaten akıl ve mantıkla açıklanacak iş değil bana göre.

Bugün olanları neden izah edemediğimiz de buralarda gizli.

(Aslında Aziz Nesin yaşasaydı muhteşem bir oyun yazabilir, birilerinin partiyi kendi malı gibi görmesinin, bir diğer birilerinin de ülkeyi kendi şirketi görmesinin getirdiği durumu bize harika bir mizahi oyunla sunabilirdi.)

Kılıçdaroğlu ekibinin görmediği başka bir gerçekliğin de 2026’ ya gelene kadar Özel liderliğindeki CHP birinci parti konumuna yükselmiş ve bu yüzden iktidar bu partiye etmediğini bırakmamış olmasıdır.

Tutuklamalar, mahkemelerin devreye sokulması,  görülmemiş bir baskı bu toplamın sonucudur.

Amma ve lakin Kılıçdaroğlu için bunun bir önemi yok.

Partinin mahkeme kapılarına düşmesi, belediyelerin başına gelenler onun için iktidar uygulamalarından kaynaklı değil, aksine Özel grubunun tutumuyla ilintili.

Bu durumda insan sormadan edemiyor, mahkemelerin adil olmadığını savunarak Ankara’dan İstanbul’ a kadar yürümek neydi?

Her neyse Kılıçdaroğlu ekibinin bu bakışı sonunda partiyi küçültüp

İstenmeyen kişileri ihraç etmeye, il başkanlıklarını görevden almaya kadar götürdüğü bir gerçek.

Görünen o ki böylece Kılıçdaroğlu kendi başkanlığına giden yolların taşlarını da döşemeye çalışıyor.

Çünkü onu yenmek kimin haddine…

**

Benim aslında dikkat çekmek istediğim bir başka husus ta demokrasinin bu yöntemlerle hepimize elveda diyeceği kısım.

Butlanla, atanmış ve seçilmiş kavramları ortadan kalkıyor.

Seçim güvenliği mahkemelerin insafına terk ediliyor.

Seçimin kazanılması kavramı ortadan kalkarak, seneler sonra bir mahkemenin seçimi rahatlıkla iptal edilebilmesin yolu açılıyor.

Bunları çıkardığınızda demokrasiden geriye ne kalır, bilmiyorum ama şu anda yaşananlar bunu bize veriyor.

***

Kılıçdaroğlu diyoruz ama bir de etrafındaki yol arkadaşları meselesi var.

İzmir’ den benim de tanıdığım i eski milletvekili, çok da sevdiğim Atilla Sertel bunlardan biri mesela.

Hakeza Hüseyin Saygılı…

Geçen hafta  sn. Sertel’ i bir tv kanalında izledim, bilinenleri tekrarlayıp Kılıçdaroğlu’ nun yanında olanların bugün neden Kılıçdaroğlu’ nu eleştirdiklerine hayıflanıyordu.

Ancak sevgili Sertel, Kurultaylar yarışılan mecralardır, kaybeden itirazını ilgili merciye yapar, olmazsa öbür seçime kadar bekler ve yarışa böyle girer.

Öbür türlü, her yerde ‘delege beni sattı’ diyerek sızlanmaz.

Üstelik o delegelerin yarısı ona oy vermiş CHP’ li.

Başka bir neden de insanlar değişim istiyor, Kılıçdaroğlu gibi dürüst ama, siyasal analiz konularında yetmişlerin kodlarını kullanan, halkla ilişkileri zayıf ve tipik bir Ankara Bürokratı havasındaki lider artık istenmiyor.

Sn. Sertel bunu bilmek çok mu zor?

Bir de savunduğunuz liderin seçimle gelmemiş olmak gibi bir ayıbı daha var.

Siz bunu daha 2006’ da Yenigün Gazetesi’ nde yazmış, sonra o yazıyı Yenigün Yazıları kitabınıza da koymuşsunuz.

O yazıda Ekrem Bulgun’ u anlatırken, Bulgun’ nun tecrübesi nedeniyle il başkanı olması gerektiğini, ancak atanma ile gelmiş olmasından dolayı ona oy vermeyeceğinizi belirtiyorsunuz.

Kendi cümleleriniz şöyle:

“Birincisi ‘ Atama il başkanıdır.’, seçimle gelen seçimle gider “ kuralını ilke edinmiş biri olarak atamayı kabul etmiş bir il başkanının parti içi demokrasi hakkını çiğneyeceğine inanırım” diyorsunuz. (2006: 196)

Şimdi bu ilkeden vaz mı geçtiniz?

Kemal Bey’ in butlanla gelmesi demek ki sizin gözünüzde atanmış olarak görülmüyor.

Biz dostlarımızdan demokrasinin yanında olmalarını bekliyoruz.

Kılıçdaroğlu da bu kritere dahil. Tutarlı bir demokrat oluversin hemen yanında yer alalım!

Post Views: 80
Önceki yazı

Hayatın sıfır noktası ve AHİR ZAMAN ile

Salim Çetin

Salim Çetin

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
İSTİFA VE İSTİĞFAR

İSTİFA VE İSTİĞFAR

Şubat 11, 2026
DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK -1

DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK-6

Mayıs 21, 2025
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
CHP’ DE KALMAK MI, GİTMEK Mİ?

CHP’ DE KALMAK MI, GİTMEK Mİ?

Temmuz 28, 2026
Hayatın sıfır noktası ve AHİR ZAMAN ile

Hayatın sıfır noktası ve AHİR ZAMAN ile

Temmuz 28, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Temmuz 26, 2026
Mustafa Yıldız’dan…

Mustafa Yıldız’dan…

Temmuz 26, 2026

Güncel Haberler

CHP’ DE KALMAK MI, GİTMEK Mİ?

CHP’ DE KALMAK MI, GİTMEK Mİ?

Temmuz 28, 2026
Hayatın sıfır noktası ve AHİR ZAMAN ile

Hayatın sıfır noktası ve AHİR ZAMAN ile

Temmuz 28, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Temmuz 26, 2026
Mustafa Yıldız’dan…

Mustafa Yıldız’dan…

Temmuz 26, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

CHP’ DE KALMAK MI, GİTMEK Mİ?

CHP’ DE KALMAK MI, GİTMEK Mİ?

Temmuz 28, 2026
Hayatın sıfır noktası ve AHİR ZAMAN ile

Hayatın sıfır noktası ve AHİR ZAMAN ile

Temmuz 28, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.