Cumhuriyet Halk Partisi, yalnızca Türkiye’nin en eski siyasi partisi değildir. Aynı zamanda Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini, bağımsızlık mücadelesini ve çağdaşlaşma hedeflerini taşıyan tarihsel bir kurumdur. Bu nedenle CHP’de yaşanan her değişim, yalnızca parti içini değil, Türkiye siyasetinin geleceğini de etkiler.
CHP’nin tarihine bakıldığında, kurucu önder Mustafa Kemal Atatürk döneminden sonra toplumda güçlü karşılık bulan iki önemli yükseliş dönemi dikkat çeker.
Birincisi, Bülent Ecevit liderliğinde 1970’li yıllarda yaşanan halkçı yükseliştir. “Toprak işleyenin, su kullananın” anlayışıyla emekçileri, köylüleri ve kent yoksullarını siyasetin merkezine taşıyan Ecevit, 1977 seçimlerinde CHP’yi tarihinin en yüksek oy oranlarından birine ulaştırmıştır. 1980 askeri darbesi ile kesintiye uğradı.
İkinci yükseliş ise Özgür Özel döneminde başlamıştır. Yerel seçimlerde elde edilen başarı ve sonrasında mitinglerle meydana çıkıp, daha sonra yürüyüşü yeniden iktidar umudu yaratmıştır.
Bugün partide oluşan ayrışma sadece dış kaynaklı komplolar değildir.
Parti, uzun yılların biriktirdiği örgütsel sorunların çözümünde yol alamıyor. Partide; genel başkanlara yakın olanların aymazlıkları, partide etkili olmak adına eğilimlerin hizip mücadeleleri, kişisel menfaatler, birilerinin “adamı olma” anlayışı kırılamıyor. Bu nedenle tabana yayılı siyasette etkili olamıyor. Bundan dolayı siyasal yozlaşmanın etkisiyle adeta kendi bünyesinde oluşan bir hastalıkla mücadele etmektedir. Bu hastalık, partinin beynine, kalbine ve en hayati damarlarını sarmış durumda.
CHP olası uzlaşı:
Partiden ilkeli uzlaşma sağlanır, Özgür Özel CHP’nin başında yoluna devam edecekse, bunu yalnızca seçim kazanma hedefiyle değil, partiyi ikinci yüzyıla taşıyacak stratejik ve politik köklü bir yeniden yapılanma programıyla gerçekleştirmelidir.
Yeniden inşa sürecinin temel taşları:
· Parti içi demokrasinin eksiksiz uygulanması.
- Genel merkezden mahalle temsilciliklerine kadar bütün yönetimlerin üyeler tarafından seçilmesi.
- Ön seçim sisteminin kalıcı hale getirilmesi.
- Üyeliğin yalnızca kart taşımaktan ibaret olmaması; eğitim, çalışma ve sorumluluk temelinde yeniden tanımlanması.
- Dijital örgütlenme ile klasik örgüt modelinin birlikte işletilmesi.
- Gençlerin ve kadınların karar mekanizmalarında gerçek temsilinin sağlanması.
- Yerel yönetimlerle parti örgütü arasındaki ilişkinin kurumsal kurallara bağlanması.
CHP’nin ikinci yüzyılı, yalnızca kadro değişikliğiyle değil; siyaset yapma kültürünün değişmesiyle mümkün olacaktır.
Özgür Özel Yeni Parti Kurulacaksa…
Eğer siyasal koşullar farklı bir arayışı zorunlu kılarsa, kurulacak parti mevcut örneklerin tekrarı olmamalıdır.
Türkiye’de onlarca merkez parti, sosyal demokrat parti, milliyetçi parti ve liberal parti bulunmaktadır.
Parti, “bunun desteği, şunların ağırlığı, filanım onayı… “betimlemelerinin gölgesinde olmamalı.
Yeni bir oluşum;
“Dört direkli, üç fraksiyonlu, beş eğilimli” herkesin biraz kendinden bulduğu ama kimsenin tam olarak sahiplenmediği bir toplama parti olmamalı.
İhtiyaç yeni bir partiyse, yeni bir tabela olmamalı. Yeni bir siyaset anlayışı olmalı.
İkinci Yüzyılın Partisi Nasıl Olmalıdır?
Özgür Özel’in öncülük edeceği yeni siyasal hareket veya yeni bir parti;
Seçim dönemlerine hazırlanan parti değil, önümüzdeki elli yılı planlayabilecek vizyona sahip olmalıdır.
Bunun için;
- Dünyadaki ekonomik dönüşümü okuyabilen,
- Yapay zekâ ve dijital ekonomiyi anlayan,
- İklim krizini merkeze alan,
- Çok dilli, dünyayı takip eden genç kadrolara sahip,
- Bilimsel düşünceyi esas alan,
- Emekten yana tavizsiz,
- Irkçılığı reddeden,
- Din ve mezhep siyasetini reddeden,
- Kadın-erkek eşitliğini temel ilke kabul eden,
- Hukuk devletini vazgeçilmez gören,
- Demokratik katılımı sürekli hale getiren
bir siyasal program oluşturmalıdır.
Ekonomide Yeni Yol
Ekonomik bağımsızlık olmadan siyasal bağımsızlık sürdürülemez.
Bu nedenle;
- Üretim ekonomisi,
- Milli sanayi,
- Milli teknoloji,
- Katma değerli üretim,
- Planlı kalkınma,
- Bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması,
- Vergi adaleti,
- Gelir dağılımında eşitlik,
- Güçlü sosyal devlet,
- Sendikal özgürlüklerin genişletilmesi,
- İş güvencesi,
- Kayıt dışı ekonominin azaltılması,
ikinci yüzyılın ekonomi programının temelini oluşturmalıdır.
Tarım ve Hayvancılık
Türkiye yeniden kendi kendine yetebilen bir ülke olmak zorundadır.
Bunun için;
- Üretici kooperatifleri güçlendirilmeli,
- Mazot, gübre ve yem desteği artırılmalı,
- Sulama yatırımları tamamlanmalı,
- Tarım arazileri korunmalı,
- Gençlerin köyde üretim yapmasını sağlayacak teşvikler getirilmeli,
- Hayvancılıkta ithalata dayalı model terk edilmelidir.
Eğitim
Eğitim;
- Bilimsel,
- Laik,
- Parasız,
- Eşit fırsat sağlayan,
- Eleştirel düşünceyi geliştiren,
- Yabancı dil bilen,
- Teknoloji üreten bireyler yetiştiren
bir yapıya dönüştürülmelidir.
Sağlık
Sağlık ticari bir sektör değil, kamusal bir hak olmalıdır.
Koruyucu sağlık hizmetleri yaygınlaştırılmalı; aile hekimliği, kırsal sağlık hizmetleri ve kamu hastaneleri güçlendirilmelidir.
Çevre ve İklim
İkinci yüzyılın partisi yalnızca insanı değil, doğayı da savunmalıdır.
- Ormanlar,
- Su havzaları,
- Kıyılar,
- Tarım alanları,
- Biyolojik çeşitlilik,
kamusal varlık olarak korunmalıdır.
Yenilenebilir enerji yatırımları artırılırken çevre tahribatına yol açan projelerden vazgeçilmelidir.
Kent ve Köy
Türkiye’nin mimarisi yalnızca beton üzerinden şekillenmemelidir.
Köyler yeniden üretim merkezlerine dönüştürülmeli; kentlerde ise insan odaklı, yeşil alanı bol, depreme dayanıklı ve kültürel mirası koruyan şehircilik anlayışı benimsenmelidir.
Ulaşım ve Lojistik
Türkiye’nin coğrafi avantajı stratejik bir güce dönüştürülmelidir.
- Demiryolları yük taşımacılığının omurgası olmalı,
- Deniz taşımacılığı güçlendirilerek limanlar entegre edilmelidir.
- Hava, kara, deniz ve demiryolu birbirini tamamlayan bir lojistik sistem içinde planlanmalıdır.
- Toplu taşıma, çevreci ve ekonomik hale getirilmelidir.
Sonuç olarak!
Mesele: Yeni bir parti programıysa
Asıl mesele: Günü kurtaran politikalar yerine geleceği inşa eden bir program ortaya koymalıdır.
Bu program; emekten yana, tam bağımsızlığı savunan, üretimi esas alan, hukukun üstünlüğünü güvence altına alan, çevreyi koruyan, sosyal adaleti büyüten ve hiçbir ayrım yapmadan bütün yurttaşları eşit kabul eden bir Cumhuriyet programı olmalıdır.
Hadi hayırlısı…
https://ha-ber.com/haber/2026/07/02/120981/chp-nin-ikinci-yuzyilina-ozgur-ozel-damgasi














