sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Datça’dan…

Sedat Kaya Ekleyen Sedat Kaya
Ekim 17, 2026
in YAZARLAR
0
Datça’dan…
0
Paylaş
2
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

CEMİL TUGAY BENZETMESİNE NET YANIT

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras‘ın dün CHP’den istifasının ardından başlayan siyasi tartışmalar sürerken, “O da mı AKP’ye geçiyor?” sorusu gündeme bomba gibi düştü.

Üstelik bu kez yalnızca iktidara yakın medya değil, muhalif televizyon kanalları da bu olasılığı ekranlarına taşıdı. Aras’ın istifasının gerekçeleri ve bundan sonraki siyasi yol haritası tartışılırken, gözler özellikle son dönemde yaşanan parti değişikliklerine çevrildi.

Gece geç saatlerde ben de Ahmet Aras’a aynı soruyu yönelttim. Aras, AKP’ye geçeceği yönündeki iddiaları reddederek siyasi yolculuğunu bağımsız olarak sürdüreceği konusundaki ısrarını yineledi.

Ancak Aras’ın bu konuda en açık ve kesin ifadelerle yaptığı açıklama, Sözcü TV’den gazeteci Saygı Öztürk’e verdiği yanıtta geldi. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı, “Net söylüyorum, AKP’ye geçmeyeceğim” diyerek tartışmalara son noktayı koymak istedi.

Saygı Öztürk’ün, CHP’den ayrılarak AKP’ye katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ı hatırlatması üzerine ise Aras, “Herkesin bir duruşu var, ben net olarak söylüyorum, yoluma bağımsız devam edeceğim” ifadelerini kullandı.

Aras’ın bu sözleri, AKP’ye geçeceği yönündeki iddialara açık bir yanıt niteliği taşısa da CHP’den ayrılmasına yol açan siyasi gerekçeler ve bundan sonraki süreçte nasıl bir yönetim anlayışı benimseyeceği soruları hala yanıt bekliyor. Çünkü Muğla’da tartışılan sadece bir belediye başkanının hangi partiye geçeceği değil, CHP seçmeninin oylarıyla kazanılan Büyükşehir Belediye Başkanlığının bundan sonra nasıl bir siyasi çizgide sürdürüleceği. Ahmet Aras, AKP’ye iddialarını kesin bir dille reddetti.

Şimdi kamuoyunun yanıtını beklediği asıl soru şu: Aras’ı üç gün önce CHP’de kalacağını açıklarken, üç gün sonra partisinden istifa etmeye götüren gerekçe neydi?

…

DÜN ÖYLE, BUGÜN BÖYLE, YOK ÖYLE

Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı ve çevresindeki topraklarını korumak için yıllardır mücadele eden İkizköylüler, Danıştay 6. Dairesinin 679 parseli kapsayan acele kamulaştırma işlemine ilişkin önceki kararından dönmesine sert tepki gösterdi.

Daha önce acele kamulaştırma işleminin yürütmesini durduran Danıştay 6. Dairesinin bu kez kamulaştırmayı hukuka uygun bulan yönde karar vermesi, köylülerin büyük öfkesine neden oldu. İkizköylüler, aynı mahkemenin birbirine zıt iki karar vermesinin hukuki tutarlılığını sorgulayarak, “Dün böyle, bugün böyle! Yok öyle!” sözleriyle isyan etti.

Köylüler, 16 Eylül’de Ankara’da görülen duruşmanın ardından kararın önceden verildiğine ilişkin söylentilerin yayıldığını da öne sürdü. Topraklarının şirketlerin kârı uğruna ellerinden alınmak istendiğini savunan İkizköylüler, kamulaştırmanın kamu yararı olarak sunulmasına karşı çıktı. Kararın ardından yayımladıkları “TOPRAĞI SATMAK VATANI SATMAKTIR” başlıklı açıklamada şu ifadelere yer verdiler.

“Danıştay 6. Dairesi, daha önce haklı davamızın esasına yönelik vermiş olduğu yürütmeyi durdurma kararı sanki hiç olmamış gibi, sanki o kararda acelelilik halinin hukuka aykırı olduğu ifade edilmemiş gibi, 679 parsel acele kamulaştırma kararının hukuka uygun olduğunu ima eden bir karar verdi. Şaşkın ve öfkeliyiz! 16 Eylül’de Ankara’da görülen duruşmamızda adeta bir tiyatro izlemiştik. Ankara’dan döner dönmez duruşmanın formalite olduğu, bu işin çoktan bitirildiği söylentileri yayılmıştı Milasta ve köylerde bile. Gelen kararla beraber topraklarımızı çoktan peşkeş çektiklerini öğrenmiş olduk. Oysa Danıştay’ın yürütmeyi durduruken verdiği kararla, bugün verdiği karar arasındaki tutarsızlık da hukuka aykırıdır. Dün böyle, bugün böyle, yok öyle! Kimse aklımızla alay etmesin. Kimse burada hukuk olduğunu düşünmesin. Kabul etmiyoruz. Rızamız yok. Hukuk yok. Adalet yok. Tutarlı, somut, gerçek bir gerekçe yok. Mevcutta faaliyetlerini sürdüren şirket, daha fazla kâr etmek için bizim topraklarımıza çökmek istiyor. Şirket daha çok kâr edecek, bizim topraklarımıza çökecek, buna da kamu yararı denilecek, hukuk denilecek öyle mi? Kimse bizden yasal kılıfa sokulmuş bir gasp faaliyetini kabullenmemizi beklemesin. Bu yanlıştan dönülmesini bekliyoruz. Adaletin tecelli etmesini bekliyoruz. Biz bu topraklarda doğduk, bu topraklarda öleceğiz. Mücadeleye devam edeceğiz!”

İkizköylülerin açıklaması, yalnızca bir kamulaştırma kararına yönelik itiraz değil, aynı zamanda yargı kararlarının tutarlılığına ilişkin ciddi bir sorgulamayı da gündeme taşıdı. Şimdi yanıt bekleyen temel soru şu: Danıştay 6. Dairesinin daha önce yürütmesini durdurduğu acele kamulaştırma işlemi, hangi hukuki gerekçeyle bu kez uygun bulundu?

…

BU KARAR HUKUKEN GEÇERLİ DEĞİL

CHP’den ihraç edilen Avukat Remzi Kazmaz, Yüksek Disiplin Kurulu’nun kararına sert tepki göstererek hukuki mücadele başlatacağını açıkladı. Kazmaz, “Biz CHP’den vazgeçmedik. Mücadelemiz sürecek” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde 48 kişinin kesin ihraç edilmesiyle başlayan tartışmalar büyüyor. İhraç edilen isimler arasında bulunan Avukat Remzi Kazmaz, yayımladığı yazılı açıklamayla kararı tanımadığını duyurdu. Kazmaz, itirazının CHP’ye değil, hukuki yetkisini tartışmalı bulduğu yönetim anlayışına ve bu anlayışın oluşturduğu kurullara yönelik olduğunu vurguladı.

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda ortaya çıkan delege iradesinin butlan kararıyla ortadan kaldırılmasını kabul etmediğini belirten Kazmaz, bu karara dayanılarak oluşturulan parti organlarının hukuki yetkilerinin sorgulanması gerektiğini savundu. İhraç kararını veren Yüksek Disiplin Kurulu’nun oluşumuna itiraz ettiği için sözlü veya yazılı savunma vermediğini açıklayan Kazmaz, “Yetkili olmadığını düşündüğüm bir kurul önünde savunma yapmanın, o kurulun yetkisini kabul ettiğim şeklinde yorumlanmasına karşı çıktım” ifadelerini kullandı.

Parti Meclisi’nin sevk kararından ihraç kararına kadar bütün sürecin hukuki denetime tabi tutulması gerektiğini belirten Kazmaz, kurulların hangi yetkiyle oluşturulduğunun, toplantı ve karar yeter sayılarının sağlanıp sağlanmadığının açıklanmasını istedi. Kararların hukuken yok hükmünde olduğu kanaatini taşıdığını belirten Kazmaz, konuyu yargıya taşıyacağını duyurdu. Yaşananların yalnızca 48 kişinin parti üyeliğiyle ilgili olmadığını, CHP’de kurultay iradesinin ve parti içi demokrasinin geleceğini ilgilendirdiğini savunan Kazmaz, “Cumhuriyet Halk Partisi savaş meydanlarında, halkın iradesiyle doğmuş bir partidir.

Bu partinin pusulası kurultaylarıdır” dedi. İhraç kararlarının kendilerini siyasi mücadeleden uzaklaştıramayacağını vurgulayan Kazmaz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Biz CHP’den vazgeçmedik. Partinin tarihsel birikimine ve halkın umuduna bağlılığımız sürüyor. İhraç kararı, siyasi ve hukuki mücadelemizi bitirmeyecek. Bizi korkutmak, yıldırmak ve mücadeleden çekilmeye zorlamak için alınan kararlar varsa, bu hesabın tutmayacağını açıkça söylüyorum. Mücadele edenler bazen kaybedebilir. Asıl kaybedenler, mücadeleyi bırakanlardır.”

…

“KİM OLURSAN OL”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında Ekrem İmamoğlu’ndan Kemal Kılıçdaroğlu’na çok sert tepki geldi. CHP kurultayına ilişkin davada verilen mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) kararıyla yeniden genel başkanlık görevine getirilen Kılıçdaroğlu’nun, İBB davasının siyasi olmadığı yönündeki sözleri İmamoğlu’nu öfkelendirdi.

İBB davasında yaptığı açıklamada Kılıçdaroğlu’nun değerlendirmelerine tepki gösteren İmamoğlu, “Senin alnını karışlarım ya! Seninle siyaset yapan Ekrem İmamoğlu olarak söylüyorum, ister bir partinin kayyumu ol, ister ne olursan ol” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu’nun bu çıkışı, CHP’de uzun süredir devam eden siyasi hesaplaşmanın geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne serdi. Bir dönem aynı partide birlikte siyaset yapan iki isim arasındaki görüş ayrılığı, artık kamuoyu önünde sert sözlerle sürdürülen bir mücadeleye dönüşmüş durumda.

Tartışmanın merkezinde ise İBB davasının siyasi niteliği bulunuyor. Kılıçdaroğlu’nun davayı siyasi olarak değerlendirmemesine karşı çıkan İmamoğlu, kullandığı ifadelerle eski genel başkanına yönelik tepkisini açıkça ortaya koydu.

İmamoğlu’nun özellikle “İster bir partinin kayyumu ol, ister ne olursan ol” sözleri, mutlak butlan kararının ardından CHP’de yaşanan yönetim tartışmalarına da doğrudan gönderme olarak yorumlandı.

İBB davasıyla başlayan tartışma, böylece CHP içindeki siyasi ayrışmanın en sert başlıklarından birine dönüştü.

…

AVRUPA KAPİTALİZMİ SORGULUYOR

Fransa’da haftalardır süren öğrenci eylemlerinde eğitim sistemindeki sorunlar, okullara ayrılan kaynakların yetersizliği ve polis müdahaleleri protesto ediliyor. Paris, Lyon ve Marsilya başta olmak üzere birçok kentte öğrenciler yürüyüşler düzenlerken, sendikalar ve öğretmenler de harekete destek veriyor.

İspanya’da ise özellikle gençler, giderek ağırlaşan konut krizine karşı sokaklarda. Madrid başta olmak üzere onlarca kentte düzenlenen gösterilerde yüksek kiralar, tahliyeler ve barınmanın yatırım aracına dönüştürülmesi protesto ediliyor. Belçika’nın başkenti Brüksel’de on binlerce kişi hükümetin kemer sıkma politikalarına, emeklilik düzenlemelerine ve sosyal haklarda öngörülen kısıtlamalara karşı yürüdü. Eğitim alanındaki kesintiler de öğrencileri harekete geçirdi.

İtalya, Portekiz, Hollanda ve Yunanistan’da da farklı dönemlerde eğitim, ücretler, çalışma koşulları, çevre ve hükümet politikalarına karşı protestolar gündeme geldi. Ancak Avrupa’daki son gelişmelerin en çarpıcı adreslerinden biri Arnavutluk oldu. Başkent Tiran’da 13 Ekim’de başlayan öğrenci eylemleri kısa sürede hükümet karşıtı gösterilere dönüştü.

Eğitim ücretlerinin yüksekliğini, üniversitelerdeki koşulları, işsizlik sorununu ve yolsuzluk iddialarını protesto eden gençler, Başbakan Edi Rama’nın istifasını istedi. Gösteriler sırasında hükümet binaları ve banka şubeleri zarar gördü, yangınlar çıktı. Polis göstericilere göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla müdahale etti. Çok sayıda kişi gözaltına alınırken yaralananlar oldu. Protestolar başka Arnavutluk kentlerine de yayıldı.

Göstericilerin tepkisini çeken konulardan biri de Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile bağlantılı lüks turizm projesi ve bu projenin çevreye verebileceği zarar. Rama ise istifa çağrılarını reddediyor. Avrupa’nın farklı köşelerinde yükselen bu eylemler aynı merkezden yönetilen ortak bir hareket değil.

Ancak meydanlardan yükselen talepler önemli bir gerçeğe işaret ediyor: Genç kuşaklar eğitimden barınmaya, çalışma hayatından demokratik haklara kadar geleceklerini doğrudan ilgilendiren kararlarda daha fazla söz sahibi olmak istiyor. Avrupa’nın birçok başkentinde artık yalnızca hükümetlerin politikaları değil, gençlerin geleceğe duyduğu güven de sorgulanıyor.

Views: 52
Önceki yazı

Hem insan hem de demokrasi yara alıyor!

Sedat Kaya

Sedat Kaya

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
İSTİFA VE İSTİĞFAR

İSTİFA VE İSTİĞFAR

Şubat 11, 2026
DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK -1

DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK-6

Mayıs 21, 2025
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Datça’dan…

Datça’dan…

Ekim 17, 2026
Hem insan hem de demokrasi yara alıyor!

Hem insan hem de demokrasi yara alıyor!

Ekim 17, 2026
GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

Ekim 17, 2026
BİR TUTAM IŞIK

BİR TUTAM IŞIK

Ekim 17, 2026

Güncel Haberler

Datça’dan…

Datça’dan…

Ekim 17, 2026
Hem insan hem de demokrasi yara alıyor!

Hem insan hem de demokrasi yara alıyor!

Ekim 17, 2026
GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

Ekim 17, 2026
BİR TUTAM IŞIK

BİR TUTAM IŞIK

Ekim 17, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Datça’dan…

Datça’dan…

Ekim 17, 2026
Hem insan hem de demokrasi yara alıyor!

Hem insan hem de demokrasi yara alıyor!

Ekim 17, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.