Dört gün oldu Recep Dalgınç’ı kaybedeli.
Kırgındık!
Detaylara bugün hiç gerek yok. Bu konu, o yaşasaydı ve yüzyüze gelmek isteseydi, o zaman konuşulması doğru olurdu.
Konuya doğrudan gireyim; ben bütün yoldaşlarımı karşılıksız sevdim. Recep de bunların içindeydi.
Konak şb. Gib Der. Üyesi olsa da İGD ile ilişkisi daha çok Zeytinlik semtindeydi.
Lakabı vardı “Fındık” derlerdi. Birçok İGD’li gibi benden eski İGD’liydi.
Ben hızlı yol aldım! Ve Recep hiçbir eylemden kaçmazdı.
Bir akşam yazılama eyleminde abisi Veli ile birlikte polise yakalandılar.
Kemer karakolundaki polisler iki kardeşe farklı bir isim takmıştı.
“Tatar kardeşler”
Sosyal medya olmasaydı, çok insanın Recep’in ölümünden haberi olmazdı. Muhtemelen kim olduğuyla da pek ilgilenilmezdi.
İşte bu nedenle ben size çok daha önce kaybettiğimiz, sosyal medya olmadığı için hiç tanımadığınız başka bir eski yoldaşı tanıtmak ve onu da anmak istedim.
“Sarı Memed”
İnsanların soyadının sorulmadığı zamanlardı. Bu nedenle, aynı isimli yoldaşları genelde, belirgin fiziksel özelliğine vurgu yapılarak takılan lakaplarla tanımlardık.
Sarı Memed de benden eskiydi.
50. Yıl lisesinin İLD lileri içindeydi.
Lisede İLD nin Ali isimli bir lideri vardı. İzmir İLD yönetimine yaptığı çok ağır eleştiriler eşliğinde siyaseti bıraktı.
Hiç kimseyi peşinden gelmesi için yönlendirmedi. Yine de sayısal olarak yirmisi etkin, elliye yaklaşan sayısıyla sempatizan, yapılan eleştiriler ışığında siyaset yapmayı bıraktılar.
Bu arkadaşların pasifize olmasına neden olanlar için, bir daha “Bizim örgütümüze de bir STALİN gerekliydi” Diyorum!..
Varsın “yoldaşlarını şeetti” Desinler!..
Sarı Memed bu süreçte İLD ile ilişkisini kesti ancak bizlerle, yani Zeytinlik İGD ile kesmedi.
Faşizm tehlikesine karşı semtlerde oluşturulacak beşer kişilik “Öncü direniş komitesi” İçin –Talimatla– seçerek eğittiğim beş kişiden biri oldu.
Bu komite, direnilmeyince, bir hayal kırıklığına daha şahitlik etti!.
Sarı Memed, sosyal medya zamanı değil, çok önce hayatını kaybedince onu kimse tanımadı!.
Sarı Memed çok cesur ve bir o kadar zeki bir yoldaştı. Çok erken kaybettiğimiz bu yoldaş, geride kendini hatırlatacak bir şey bıraktı!.
Nihat Baba nın meyhanesini İzmir’in eskileri iyi bilir. Nihat baba ölünce mesleği “Tulumbalı Meyhane” adıyla oğlu sürdürüyor.
İşte bu Tulumbalı Meyhane’nin tulumbasını Sarı Memed icat etti.
Bakır ve pirinçten oluşturduğu tulumba şeklindeki aparata rakı şişesi yerleştiriliyor. Tulumbanın kolunu indirip kaldırdığınızda, rakı bardağını istediğiniz gibi dolduruyorsunuz.
Tulumbalı Meyhane yazısı nerede karşıma çıksa, aklıma yoldaşım Sarı Memed geliyor..
…
” “Sağır birinin kapısını sonsuza kadar çalsan ne fark eder?” Dedim.
“Belki çöp atmaya çıkar” Dedi.
Umut var ya umut, yapay bir çiçeği bile sulatır insana”
…
Kızıyoruz, sinirleniyoruz ama!
Ülkem insanları çok hoş!
Yemekli düğüne giden misafir, takı töreninde, zarfın içine dört yüz lira koyar.
Damat bu durumu far keder ve o kişiye WhatsApp dan şu mesajı gönderir “hiç olmazsa, yediğiniz yemeğin ücreti olan, 1350 tl den beş bin lirayı gönder”














