sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

MEMLEKETİN DERDİ ÇOK, AMA KOLTUK DERDİ BAMBAŞKA!

Vejdin Çiçek Ekleyen Vejdin Çiçek
Ekim 24, 2026
in YAZARLAR
0
MEMLEKETİN DERDİ ÇOK, AMA KOLTUK DERDİ BAMBAŞKA!
0
Paylaş
17
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Herkes adaleti istiyor.

Ama mümkünse önce kendi tarafı için!

Başkasının haksızlığına karşı aslan kesilenler, iş kendi mahallesine gelince birden hukuk profesörüne dönüşüyor. Meğer adaletin de bir adresi, bir tarafı olabiliyormuş!

Bir de yoksulun evine düşen ateş üzerinden siyaset yapanlar var…

Fakir fukaranın çocuklarının acısı, kürsülerde cümlelerin arasına sıkıştırılıyor. Gözyaşları konuşmalara fon, kayıplar siyasi tartışmalara malzeme oluyor.

Sonra herkes bir diğerinin vatan sevgisini ölçüyor.

Sanki vatan sevgisi de seçim öncesi dağıtılan vaat broşürleri!

Oysa acının partisi, yasın ideolojisi olmaz.

Bir annenin evladını kaybetmesi, bir babanın tabut başında yıkılması hiçbir siyasi bildirinin altına sığmaz.

.

İnsan bazen düşünüyor:

Bu ülkede bazıları seçimi kaybetmekten mi daha çok korkuyor, yoksa insanlığını kaybettiğinin anlaşılmasından mı?

İlkinden korktukları aşikâr.

Zaten insanın neye inandığını anlatması kolay; asıl mesele, inandığını söylediği şeyin gereğini yapabilmesi.

Koltuk meselesine gelince…

Bazıları koltuğa oturana kadar hizmetkâr, kalkması gerektiğinde kendini bulunmaz hint kumaşı sanıyor.

Bu sebepten koltukla insan arasındaki ilişki öyle bir hâl alıyor ki, eleştiren düşman, itiraz eden hain, rakip ise tehdit oluyor.

Hal böyle olunca koltuğun ömrü uzasın diye özgürlük daralıyor, eleştiri suçlanıyor, sadakat ise düşünmenin yerine geçiyor.

Üstelik koltuğu korumak için gösterilen çaba, o koltukta yapılması gereken iş için gösterilse inanın memleket çoktan başka bir yerde olurdu.

Bazıları hizmet etmek için seçiliyor olsa da seçilmiş olmayı hizmetin önüne koyuyor.

Önce koltuğun bekası, sonra memleketin meselesi!

Sıralama belli.

Lafa gelince de mangalda kül bırakmıyoruz.

Herkes ahlaklı, herkes dürüst, herkes memleket sevdalısı. Bu kadar dürüst insanın yaşadığı bir ülkede yolsuzluk iddialarının, adaletsizlik tartışmalarının ve güven krizlerinin hiç eksik olmaması da herhâlde dünyanın çözmekte zorlandığı bir sosyolojik bilmece olsa gerek!

Belki de bizim en büyük başarımız, herkesin kendisini haklı çıkaracak bir gerekçesinin olmasıdır.

Yanlış yapanın bir açıklaması, haksızlık edenin bir bahanesi var.

Sorumluluk da hep ortada kalıyor ve üstlenecek kimse bulunmuyor.

Neden? Çünkü bizde herkes ilkeli.

Yalnız ilkeler, şartlara göre biraz esneyebiliyor.

Dün yanlış olan bugün doğru; dün kabul edilemez olan bugün zorunluluk. Dün eleştirilen davranış, bugün bizimkiler yapınca doğru!

İlke dediğimiz şey ne kadar da kullanışlı, değil mi? Gerektiğinde çıkarıp gösteriyoruz, işimize gelmeyince kaldırıp rafa koyuyoruz.

Üstelik rafın adı da tutarlılık!

Böylece herkes kendisini haklı, karşısındakini haksız görüyor.

Bizim kusurlarımızın hepsi istisna, başkalarının kusurları ise karakter meselesi.

Adalet dediğimiz, tek dişi kalmış canavara dönüşüyor.

Şems’e atfedilen söz geldi aklıma:

“Biri gelir, seni sen eder; biri gelir, seni senden eder.”

Ne kadar güzel bir söz…

Yalnız bizim hikâyemizde küçük bir değişiklik var.

Biri geliyor, seni senden ediyor.

Biri geliyor, özgürlüğünü senden ediyor.

Biri geliyor, umudunu senden ediyor.

Sonra bir başkası çıkıp bütün bunların neden olduğunu anlatıyor.

Bir diğeri de anlatılanları alkışlıyor.

Herkes görevini yapmış gibi rahatlıyor; yalnız haksızlığa uğrayanın meselesi bir türlü anlatılmıyor.

En sonunda herkes birbirine bakıyor:

Biz bu hâle nasıl geldik?

Cevap aslında uzak değil… Haksızlığı savunanlar kadar, haksızlığı sırf kendi tarafı yaptı diye mazur görenlerin de bu hikâyede payı var.

Çünkü bir toplumun çürümesi, yalnızca kötülerin çoğalmasıyla olmadı.

İyilerin susması, akıllıların kenara çekilmesi ve vicdanın çıkar karşısında pazarlığa açılmasıyla oldu.

Ve belki de asıl mesele şu: doğruları savunmaktan çok, kendi doğrularımızı savunduk.

Adaleti istemekten çok, adaletin lehimize işlemesini istedik.

Vefayı karakterde değil, çıkar ilişkilerinde aradık.

Sonra da bütün bunlara bir isim bulduk:

Siyaset.

Oysa adı hırs ve vicdansızlık.

Yanlışın adı değişince yanlış olmaktan çıkmıyor; yalnızca daha süslü anlatılmış oluyor.

Sorumluluk, bu memlekette en çok sahipsiz kalan şeylerden biri olmuş.

Makam insanı görünür kılabilir ama değerli yapamaz.

Alkış da bir insanın haklı olduğunu değil; bazen çevresinde ne kadar tırşıkçı, yani yalakalık yapan insan bulunduğunu gösterir.

Ve son söz:

İnsan bu dünyadan giderken arkasında bıraktığı makamla değil, ardında bıraktığı insanlıkla hatırlanır. Çünkü makamlar el değiştirir, unvanlar unutulur; ama yapılan iyilik de haksızlık da insanların hafızasında bir yer eder.

Gerisi mi?

Gürültü, alkış ve biraz da mangalda kül…

Views: 133
Önceki yazı

Orhan’dan…Dan…Dan…

Sonraki Gönderi

DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN EREN!

Vejdin Çiçek

Vejdin Çiçek

Sonraki Gönderi
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN EREN!

DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN EREN!

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
İSTİFA VE İSTİĞFAR

İSTİFA VE İSTİĞFAR

Şubat 11, 2026
DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK -1

DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK-6

Mayıs 21, 2025
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
KURTULUŞ SERMAYE PARTİLERİNE YEDEKLENMEKTE DEĞİL, SINIF OLARAK ÖRGÜTLENMEKTEDİR

KURTULUŞ SERMAYE PARTİLERİNE YEDEKLENMEKTE DEĞİL, SINIF OLARAK ÖRGÜTLENMEKTEDİR

Ekim 24, 2026
Savaş Erol: Futbola Adanmış Bir Ömür

Savaş Erol: Futbola Adanmış Bir Ömür

Ekim 24, 2026
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN EREN!

DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN EREN!

Ekim 24, 2026
MEMLEKETİN DERDİ ÇOK, AMA KOLTUK DERDİ BAMBAŞKA!

MEMLEKETİN DERDİ ÇOK, AMA KOLTUK DERDİ BAMBAŞKA!

Ekim 24, 2026

Güncel Haberler

KURTULUŞ SERMAYE PARTİLERİNE YEDEKLENMEKTE DEĞİL, SINIF OLARAK ÖRGÜTLENMEKTEDİR

KURTULUŞ SERMAYE PARTİLERİNE YEDEKLENMEKTE DEĞİL, SINIF OLARAK ÖRGÜTLENMEKTEDİR

Ekim 24, 2026
Savaş Erol: Futbola Adanmış Bir Ömür

Savaş Erol: Futbola Adanmış Bir Ömür

Ekim 24, 2026
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN EREN!

DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN EREN!

Ekim 24, 2026
MEMLEKETİN DERDİ ÇOK, AMA KOLTUK DERDİ BAMBAŞKA!

MEMLEKETİN DERDİ ÇOK, AMA KOLTUK DERDİ BAMBAŞKA!

Ekim 24, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

KURTULUŞ SERMAYE PARTİLERİNE YEDEKLENMEKTE DEĞİL, SINIF OLARAK ÖRGÜTLENMEKTEDİR

KURTULUŞ SERMAYE PARTİLERİNE YEDEKLENMEKTE DEĞİL, SINIF OLARAK ÖRGÜTLENMEKTEDİR

Ekim 24, 2026
Savaş Erol: Futbola Adanmış Bir Ömür

Savaş Erol: Futbola Adanmış Bir Ömür

Ekim 24, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.