HAYALET ya da HAYAL ET
Fıkra bu ya, TBMM erken seçim kararı almış ve AKP Genel Başkanı da ilk seçim çalışmasına memleketi olan Rize’den başlamış.
Şirin bir Rize köyünden geçerken konvoyu durdurup, her zamanki şirinliği ile o köyde yaşayan Temel’e sormuş; “Söyle bakalım kaç çocuk yaptın?”
“Dört tane efendum!” demiş Temel “ Ellerinuzden öperler!”
Temel’in, en az üç çocuk önerisine uyup dördüncü çocuğu bile yaptığını gören Erdoğan, bu da bizden diye düşünüp sormuş;
“Rize’de hangi üniversite var?”
“Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi var efendum!” demiş Temel “ Sayenizde çocuklarımdan biri hukuk fakültesinu, biri mimarluk fakültesinu, biri da Edebiyat fakültesinu bitirdu!”
“Peki, ya dördüncü çocuk?” diye sormuş Erdoğan.
“O, okumadu Efendum!” demiş Temel “Almanya’ya işçu olarak gittu!”
“Oldu mu ya? demiş Erdoğan “ Bu kadar üniversite açtık. Dördüncü çocuğu da getirtelim o da okusun!”
“Aman efendum, sakın ha!” demiş Temel “Ben emekliyum, üniversite mezuni olan çocuklarım da işsuz! Yani anlayacağinuz hepumize Almanya’da çalışan uşak bakayi!”
Yurdumuzda emeklilerin durumu bu ve
Bugün Emekliler Günü.
Hani, hepimizin ezbere bildiği “Sevgi Emekti”diye biten bir Selvi Boylum Al Yazmalım filmi repliği var ya…
Sevgi Emekti de peki Emek neydi diye sorarsanız onu da TDK şöyle açıklamış;
“Bir şeyin gerçekleşmesi için sarf edilen çaba. Uğraş ve gayret.
TDK sözlüğüne göre EMEKLİ kelimesinin sıfat anlamı da: “Emek harcanarak elde edilen, zor, zahmetli.” şeklinde açıklanıyor.
Yani, ne Emekli bir dilencidir, ne de emekli maaşı bir lütuftur.
Emekli ismi, emekli sıfatının hakkını vererek, yıllarca emek harcanarak elde edilen bir isim ve Emekli Maaşı da bu çabayı gösterenlerin anasının ak sütü gibi helal bir haktır.
Bunu çok iyi bilen Çok Sayın Cumhurbaşkanımız da 2024 yılını Emekliler Yılı ilan etmişti.
Ama bir emekli de, 2024 yılındaki emeklilerin halini görüp, Emekliler Yılı biter bitmez şu fıkrayı uydurmuştu.
Fıkra bu ya, iki hayalet Konak Atatürk Meydanı’ında karşılaşmışlar.
Birinci hayalet sormuş; “Sen kimsin, ey ölüler aleminin evladı!”
İkinci hayalet cevap vermiş; “ Ben Balkan Harbinde ölmüş bir askerim. Boşuna ölüp ölmediğimi anlamak için Kurtuluş Savaşının başlatıp bittiği yeri yani İzmir’i görmeye geldim.”
“ Ben de İzmir’in işgal edildiği gün şehit edilenlerdenim” demiş birinci hayalet ve birlikte Cumhuriyet Meydanı’na doğru yürümeye başlamışlar.
Yolda kendilerinden daha perişan halde olan bir hayalet görüp sormuşlar;” Sen kimsin?”
“ Ben Sakarya Savaşında şehit olmuş bir askerim.” demiş üçüncü hayalet.
Üçü birlikte yürümeye başlamışlar, daha da perişan bir hayalet görmüşler ve sormuşlar;” Sen kimsin?”
“Ben Büyük Taaruzda şehit düşmüş bir askerim!” demiş dördüncü hayalet “ O gün, yolda şehit düştüğüm için İzmir’i görememiştim. Bugün görmeme izin verdiler.”
Dördü birden yürümeye başlamışlar Cumhuriyet Meydanı’na doğru. Bir bakmışlar ki; hafif rüzgarda bile ayakta zor duran, yanak kemikleri derisine yapışmış, gözleri içine çökmüş, sırtı kamburlaşmış, ayaklarını sürüye sürüye yürüyen bir hayalet.
Yürekleri parçalanarak sormuşlar:” Sen de kimsin zavallı hayalet kardeşimiz? Belli ki çok eziyet görmüş, çok yokluk çekmişsin. Hangi savaşta esir düştün de sana böyle insafsızca işkence ettiler?”
“Adum Temel!” demiş kamburu çıkmış adam “ Ben savaş mavaş görmedum! Hem bana niye hayalet diyesinuz? Ben hayalet falan değilum. Sadece 2024 Türkiye’sunde yaşamak zorunda kalmuş bir emekliyum hepisu bu!”
Bazıları da emeklileri çok hafife alıp; Erdoğan önce emekli maaşlarını okkalı bir zam yapıp hemen arkasından da baskın bir seçim yaparsa, emeklilerin hepsi koşup Erdoğan’a oy verir diye yorum yapıyorlar.
Neyse ki bu yorumu yapanlar için de bir fıkramız var.
2027 yılı başında, gerçekten emekli maaşına zam yapılmış. Yandaş bir sokak röportajcısı da emekli Temel’e mikrofonu uzatıp sormuş;
“Merhaba amca! Erdoğan, emekli maaşına %100 zam yaptı.
Eh, sen de alt tarafı emeklisin. Herhalde koşup Sayın Erdoğan’a oy verirsin, değil mi?”
“ Asla vermem uşağum!” demiş Emekli Temel ve “Alt tarafu emekli olsam da” demiş alt tarafını göstererek sonra da başını göstererek devam etmiş “ Çok şükür, üst tarafum hala çalışayi!”
İkinci fıkradaki hayaletler Temel’in konuşmasından sonra ne düşündü bilmiyorum.
Fakat benim Temel’e ve Temel gibilere bir çift sözüm var;
Ya böyle HAYALET gibi yaşamaya devam et!
Ya da bu iktidarın değiştiğini bir HAYAL ET!
HAYAL ET çünkü her şey önce hayal etmekle başlar!
Hele EMEKLİLER ile EMEKÇİLER birleşirse BÜTÜN HAYALLER MUTLAKA GERÇEKLEŞİR.
Bugüne gelince;
Emekliler olarak bizler, Erdoğan’ın Emekli Yılı ilan ettiği koskoca 2024 yılını bile sağ salim atlamayı başarmışız.
Bugün, bir günlük Emekli Gününü mü atlatamayacağız?
Sevgi emekti ya…
Tüm emekliliklerimizin de:
Yüreklerinden sevgi, içlerinden ümit, yüzlerinden tebessüm eksik olmasın!
Her şeye rağmen!
Sevgi ve saygılarımla…
Ulvi Puğ














