geleceği önceden bilinen
yine de
siyaset, genel ve yerel yönetim, yürütme,
yasama erkleri tarafınca
görmezden gelinen
inṣaat firmalarının, müteahhitlerin
ucuza getirdikleri
yıkım
geleceği bilinen
ama
görmezden gelinen
halkın
vahşeti
halkın katliamı
enkaza çevrilen
canlı canlı mezarlığa
dönüṣen kentler,
ölüm- kalım arasında savrulan
ince çizgide
” kaderine” terkedilen,
beton, demir, kum ile
kara kıṣa inat
nefes almaya çabalayan
bedenleri aramayın
kâr getirmeyecekse
rant elde edemeyecekseniz
masraflı ise ṣayet
ayıptır, günahtır
bre zalimler
bre gafiller
çünkü o enkazlar altında yatanlar
emekçi halk evlatlarının
bedenleridir
kurtararak hayatlarını
zengin olamazsınız
altın madalya da takmazlar size
onur ödülü de vermezler
canlı canlı kimsesizler mezarlıklarına
gömülen halkı
kurtarırsanız
facia sonrası “altın saatleri”
es geçen devlet
iṣ makineleri ile
enkaz kaldırma çalışması
yapıyordu
yine de
…
araçların etrafında toplanan
kalabalık kitle arasında tüm nefesler
tutuldu
yüzlerinden çaresizlikleri anlaṣılıyordu
belki bir ümit
canla baṣla bir hayatın kurtarılmasını
umuyorlardı
ha gayret, ne olursunuz lütfen!
enkazla savaṣan dev araçları
pür dikkat izliyorlardı…
kurtarılan insan kim olabilirdi acaba
ölü ya da canlı mı ulaṣılacaktı
harabe ṣehir enkazına
gömülen bedenlere
anne, baba, bacı, kardeṣlerinin
yaṣama tutunma kavgasının
hangi yakasında olduklarını
açıklayamadan
…
kara kıṣa, donduran soğuğa,
günlerce süren açlığa,
susuzluğa, yıkıma,
medeniyeti yerle bir eden
kırılgan fay hatlarına
ferman okuyordu halk
delirmemek için çelikten bir idareyle
çıplak elleriyle, tırnakları ile yalnız
koca dağ yamaçlarına benzeyen, canavarları
andıran
enkazları kazıyan
emekçi halkın evlatları
sevdiklerini kurtarma derdine düṣmüṣ
ufakta olsa son bir hırsla
umuda
sımsıkı sarılıyorlardı
…
kepçeler birden enkazın altından
koca demir kasaları
gün yüzüne çıkarınca
kalabalık sinirlerine hakim olamayıp
kendini sınırlamayan
susmayan
öfkeyle,
çığlıklarla
bir kez daha sallandı
sevdiklerini kurtarmaya gelmediğini
bildikleri
iş makineleri
arama kurtarma ekipleri
demir para kasalarına
ulaṣtıklarında
meydan muharabesini
kazanmış
bir edayla
ve bir iç huzur belirtisi
yüzlerine yansıyan mutluluk mu
nasıl hazmeder ki halk bunu?
paranın enkazdan kurtarılmasına
yakınlarının ve sevdiklerinin
günlerdir ölüme terk edilmesine
bitkin düṣmüṣ insanlar
öfkeyle haykırmaya baṣladılar
saçtılar yer ve göğe
terk edilen kimsesiz kalan çaresizliklerini
sevdiklerimizin cansız bedenleri
tüm dünyanın gözü önünde
yaṣanan vahṣet
yüzlercesi, binlercesi hâlâ enkaz altında,
harabe ṣehirlerde gömülü olan
on binlerce insan
umut hâlâ henüz körelmemiṣken
yönetenler duymuyorsa dahi
sesinizi…
parayı mı kurtardınız ṣimdi
bre kafirler
bre zalimler
bu tablo mazlum halkların kalbine
tam olarak bu resimle kazınmıṣtır
bunu da böyle bilesiniz…
Özgür Metin Demirel














