Yıllar önce Orman Ülkelerinde bir yaşam kurulmuş. Hayatın zorlukları ile uğraşarak yaşamlarını sürdürüyorlarmış. Şenorman’lılar halkı için de böyleymiş. Onlar için mutluluk çelme takmak, mutsuzluk ise düşmekmiş. Ormanlar Kralı aslan ne zaman çelme takanların çoğaldığını görse hemen bir toplantı düzenler, “Sizler mutlu bir beraberlik halindesiniz. Güzel güzel geçinip gidiyorsunuz. Hep böyle olun “ diye konuşur ve bol bol alkışlanırmış. Sonucunda da aslan mutlu olurmuş.
Ya düşenler, onlar ise aslan kızacak, mutsuz olacak diye çektikleri acıyı dışa vurmazlarmış. Düşmeler, kalkmalar, alkışlar, dünü, bugünü, yarını ite kaka yıllar geçmekteymiş. Çelme yiyip düşerek acı çekmektense, çelme takıp mutlu olmak iyidir. Neden mutsuz olayım düşüncesi oluşmuş? Şenorman halkını usta bir çelmeci yapmış. Elbette bu da büyük sorun yaratmış. Nasılsın diye kime halini, hatırını sorsan, yuvarlanıp gidiyoruz işte, daha ne olsun, cevabı alınır olmuş. Çelme takmada çoğunluk ustalaştığından mutsuzlukta o ölçüde fazlalaşmış. Koca ormanda mutlu olan yalnızca kral aslan ve yakınları kalmış. Şimdi ne kadar usta çelmeci de olsan, onlara karşı hünerini göstermen mümkün olmadığından düşmeleri ve mutsuz olmaları beklenemezdi.
Çelişkiler içinde bu yaşam tarzını seçen Şenorman’lılar için yanlış yolda olmak bir süre sonra ağır gelmeye başlamış. Ama bu durumdan nasıl kurtulacaklarını düşünmez, yine de hallerine şükrederlermiş. Ta ki uzaklardan bir yabancı gelene kadar. Zıp zıp kanguru uzun yıllar pek çok ormana gitmiş, değişik yerler gezmiş, gördüğü mutlulukları önündeki torbada biriktirmiş, mutsuz olanlara bunları dağıtarak karşılaştığı herkesi mutlu etmiş. Ünü kral aslan tarafından duyulmuş:
“Ormanımızda madem böyle bir misafirimiz var, çağırın huzuruma gelsin. Şenorman’lıları nasıl mutlu edeceğini görelim“ demiş.
Zıp zıp huzura çıkmış:
“Merhaba aslan kardeş. Beni çağırmışsınız geldim. Sizi dinliyorum“ demiş demesine de Kral’ın yakınları:
“Koca bir krala bu nasıl hitap şeklidir. Kardeş ne demek? “ diyerek üstüne atlamak istemişler. Kral, zıp zıpa zaman tanımak, onu dinlemek gereği duymuş. Yandaşlarını yatıştırmış. Sonra da torbadaki mutlulukları vermesini istemiş.
Zıp zıp Kanguru:
“ Bunu kabul edemem. İsterseniz açıklayayım. Sizlere verilecek mutluluklar torbada hazır. Fakat hazır olan mutlulukları alırsanız pek karlı çıkmazsınız. Oysa bir mücadele göstererek, kendi çabanız ile kazanacağınız mutluluklar gerçek mutluluk olur. Benim vereceklerim bir torbadan çıkar, ötekine girer. Bu seçtiğiniz yaşam tarzıyla aynı olur. O zaman önce herkesin mutluluğu nu gözetmelisiniz. Herkes için mutlu olmayı bilmelisiniz. Bunun tadını bir kere alırsanız gerisi kendiliğinden gelir. “
Alıntı














