sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

DATÇA’dan selam var…

Sedat Kaya Ekleyen Sedat Kaya
Ağustos 21, 2023
in YAZARLAR
0
DATÇA’dan selam var…
0
Paylaş
0
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Bir bu eksikti.

Tarım arazisine otel.

Hem de 300 kişilik.

Haberi allayıp, pullamışlar ama bir deşmek gerek.

Bakalım altından ne çıkacak?

Ah güzelim benim.

Yaşlı, yorgun ve kanadı hasar almış.

Kim bilir hangi yırtıcıdan kurtardı kendini.

Meksika Petunyası’nda Nymphalidae cinsi bir Hanımeli Kelebeği.

Renklerin zarafeti.

.

Güne bir şöyle başlayamadık be arkadaş.

Yine de günaydın.

Kalimera.

https://fb.watch/mxW7enKrpk/

DATÇA’NIN KENTSEL ENGELLİLERİNE…

Datça’da engelli olmak çok zor.

Devlet engelli vatandaşlarımızın araçları için park yeri ayırıyor, park kartı veriyor ama gel de yer bulabilirsen bul.

Hepsi işgal edilmiş durumda.

Datça merkezde ana caddede yürürken bir dikkat edin lütfen.

Nerede bedensel engelliler için ayrılmış bir park yeri varsa, orada kentsel engellilerin araçlarını göreceksiniz.

Terbiyesizler diyeceğim, lakin dilim varmıyor.

Saygısızlar!

Datça bir aydan fazladır kaymakamsız.

Ama ilçe emniyet müdürlüğünün bu saygısızlığa bir son vereceğine inanıyorum.

Unutmayalım ki, en büyük engel, engellenmektir.

KNİDOS’TAN MARMARİS’E BİR DEMOKRASİ ÖRNEĞİ

MÖ 260’lardı.

Bir zamanların görkemli kenti Knidos artık yokluk yaşıyordu.

Yıkık, döküktü.

Pers istilasının verdiği zarar yıllardır giderilemiyordu.

Üretim durmuştu.

Şarap, sirke satamıyorlardı.

Halk borç içindeydi.

Tüccarlar, tefeciler halkın sırtına kene gibi yapışmıştı.

Knidoslular nefes almakta bile zorlanıyordu.

İşte o günlerde müthiş bir teklifle karşı karşıya kaldılar.

Teklifi yapan Bitinya kralı Nikomedes’ti.

Nikomedes sanata ve mimariye meraklı bir kraldı.

Gözünü Knidos’un en önemli sanat eseri Çıplak Afrodit heykeline çevirmişti.

Halkı topladı, teklifini yaptı.

“Eğer çıplak Afrodit heykelini bana verirseniz, hepinizin borçlarını karşılayacağım. Kimsenin ne kamuya, ne tüccarlara bir kuruş borcu kalmayacak.”

Knidoslular ikiye bölündü.

Bir kısmı “verelim heykeli, yoksulluktan kurtulalım” diyordu.

Diğer kısmı buna karşı çıkıyordu.

Sonunda anlaşamadılar.

Kent yönetimi referanduma gitmeye karar verdiler.

Herkes oyunu kullandı.

Kazanan taraf yüzde 60 ile “hayır” diyenler oldu.

Afrodit heykeli Knidoslular’ın onuruydu.

Onur satılamazdı.

Bu yüzden Aristoteles “gerçek demokrasi Knidos’tadır” sözünü kullandı.

***

Aradan 2000 yıldan fazla zaman geçti.

Dün Marmaris halkı bir referandum için sandık başındaydı. Belediye Başkanı Mehmet Oktay’ın “Prestijli projelerle Marmaris’i geleceğe taşıyoruz” sloganıyla tanıttığı “İçmeler Çok Amaçlı Salon-Yer Altı Otoparkı-Pazar Yeri” projesi halk tarafından oylandı.

Referandumda 341 kişi evet derken, 1154 vatandaş ise hayır diyerek projeyi kabul etmedi.

Yeşil alanın betonla kuşatılmasına karşı çıktılar.

×××

Rantçı değil, halkçı yönetimin güzel örneklerinden biri.

Yarımadanın dört tarafında uygulansa ne güzel olur değil mi?

Merhaba…

DEDİM Kİ…

Dedi ki;

Dikkat et, derin sularda yüzüyorsun. Didik didik araştırıp bir açığını bulacaklar.

Dedim ki;

Didik didik etsinler. Çok sevinirim. Namusuyla yaşamak nasıl olur öğrenirler!

DİKKAT, VATANDAŞ GİREMEZ

Sinema ve dizi oyuncusu Janset Pacal çekti bu fotoğrafı.

Burası Datça Taşlık Plajı.

Kaçak bungalowlarla, şezlong ve şemşiyelerle her yeri kuşattılar.

Yetinmediler, bir de barikat koyarak sahili halka kapattılar.

Bas parayı, gir içeri.

Para yoksa, deniz de yok.

Anayasal suç bu.

Bu sahilleri bizzat Muğla Valiliği’nin bir şirket kurarak işletmelere kiraladığını biliyoruz.

O yüzden, onların bir şey yapacağı yok.

Zaten aylardır Datça’da kaymakam da yok.

Peki, Datça Belediyesi sen neredesin?

Kaçak tesisleri yıkmak senin görevin değil mi?

Belediye Başkanı Gürsel Uçar geçen hafta bizzat bana “orayı yıkacağız” dedi.

Ne bekleniyor?

Sezonun bitmesi mi?

Kemal Kılıçdaroğlu Akbelen’e gittiğinde vatandaş “arabaya değil, barikata” diye bağırmıştı.

Koltuklardan kalkın!

Barikata, barikata…

“Ey Datçalı. Cebren ve hile ile aziz Datça’nın bütün sahilleri zaptedilmiş, bütün koylarına girilmiş, bütün arazileri yağmalanmış ve yarımadanın her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, güzel Datça’nı korumak ve kurtarmaktır” benzeri bir konuşma yapılmasına kaç yıl kaldı acaba?..

BARİYER KALDIRILDI

Taşlık Plajı’nda sahili halka kapayan işletmenin koyduğu bariyerler belediye ekiplerinin müdahalesi ile kaldırıldı.

Yetmez ama evet

Ben bu kadar poz vermeye meraklı çekirge görmedim.

BAK SEN BİZİM ÖTZİ’YE

1991 yılında İtalyan Alplerindeki bir buzulda bulunan buz adam Ötzi Anadolulu çıktı.

Almanya’da Max Planck Antropoloji Enstitüsü’nün yaptığı araştırmaya göre Avrupa’nın en ünlü mumyası Ötzi’nin genlerinin Anadolu’ya dayandığı kanıtlandı.

1.60 metrenin biraz altında olan Ötzi, yaklaşık 50 kg ağırlığında ve bir okla öldürülmüş. Son yemeği de bir dağ keçisi.

5300 yaşındaki Ötzi’nin bedeninde 61 dövme var.

Dünya bu haberi konuşuyor, bizde ise gündem; Canan Karatay’ın tereyağlı kahve tarifi.

Acil şifalar…

TANRI ÇİLEKAR KULLARINI DATÇA’YA YOLLAR.

Datça belki de tarihinin en kalabalık günlerini yaşıyor.

Turizm sezonunun en hareketli günlerinden geçiyoruz.

Doğal olarak insan kalabalığının olduğu yerlerde sorunlar da çığ gibi büyüyor.

Gündüzleri tam bir kaos.

Trafik keşmekeş. Gereksiz korna çalanlar, kırmızı ışıkta geçenler, motorsikletle şov yapanlar, engelliler için ayrılmış alanları ihlal edenler.

Sahiller de istila altında.

Her koy kuşatılmış, her sahil şezlonglarla kapatılmış.

Denize girebilmek karaborsa.

Geceleri ise canlı müzik, yani dj terörü var.

Bangır bangır boşvermişli türküler.

Ortalık yıkılıyor.

Ruhsatsız işletmeler yasalara, yönetmeliklere meydan okuyor.

Reha Muhtar olsa “nerede bu devlet” diye haykırırdı.

Gerçekten Datça’da devleti gören var mı?

İktidar Datça’ya bir aydan fazla bir kaymakam atamadı.

Datça en yoğun olduğu dönemde kaymakamsız.

Neden acaba?

Biliyoruz ki, bu sorunları çözecek olan ilk kurum Muğla Valiliği ve ona bağlı olarak Datça Kaymakamlığı.

İl İdare Yasası(5442) onlara bu görevi veriyor. Yani il ve ilçelerdeki devlet yetkilileri görevli oldukları bölgede asayişi ve huzuru sağlamak zorunda. Çevreye rahatsızlık veren gürültüyü de susturmak ilk onların işi.

Emniyet de “Polis Vazife ve Salahiyat Kanunu”nun verdiği yetkiyi kullanmakla yükümlü.

Ruhsatsız alkol satılamazken, ruhsatsız canlı müzik yayını nasıl yapılıyor?

Buna neden dur denemiyor?

Herkes kulağının üstüne yatıyor.

Marmaris kaymakamı haftada bir gelecek de bu sorunlarla ilgilenecek.

Eskiler bu durumlarda “ölme eşeğim ölme” derdi.

Bu kaosa iktidar tarafından bilinçli olarak mı yol veriliyor, bilmiyorum.

Ama kuşkularım var.

Çünkü yerel seçimler öncesi halk ile belediye karşı karşıya getiriliyor.

Belediye oy kaybediyor.

İstanbul seçimleri sonrası “topal ördek” benzetmesini unutmayalım.

Peki, Datça Belediyesi sütten çıkmış ak kaşık mı?

Ya da topal ördek mi?

Elbette değil.

Sahiller ve yüksek desibelli müzik konusunda çok hatalı.

Resmen iktidarın ekmeğine yağ sürüyor.

Bunca kaçak inşaata, bungolawa, tiny housa göz yuman kim?

Halkın sahilini gasp eden kampingleri yıkmak için hala bekleyen kim?

Tamam sahilleri Muğla Valiliği kiralıyor ama kaçak kampinglere dokunmayarak bu işgale yol açan kim?

Gürültü sorununun zabıta ile çözülmeyeceği belli iken müzik ruhsatını iptal ettiği işletmelerin susturulması için valiliğe resmi bir yazıyla baş vurmayan kim?

Elbette belediye.

Bunları yapsa amenna.

Ama nedense yapmıyor.

Üstelik belediye meclisindeki üstünlük de ellerinde.

Müteaahit meclis üyeleri inşaat yapma konusundaki becerilerini, bu sorunları çözmede neden göstermiyor?

Siz hiçbir meclis üyesinden bu sorunların çözümü ile ilgili tek kelime duydunuz mu?

Duyamazsınız.

Bahçesine kaçak havuz yapanların, arsa peşinde koşanların çok mu umrunda bu sorunlar?

Dost acı söyler.

Bu gidişin sonu iyi değil.

“Gömleğimizi koysak kazanırız” siyasetinin son kullanma tarihi çoktan geçti.

Datçalılar mutsuz.

Datçalılar huzursuz.

Her gün sosyal medya gruplarında yüzlerce şikayet, serzeniş var.

Bazıları görüntülü.

Belgeli ispatlı.

Bir dokun, bin ah işit.

Bana da her gün onlarca video, fotoğraf gönderiliyor.

Bazılarını belediye yetkililerine iletiyorum.

İş çığırından çıkmış durumda.

Antik tarihçi Strabon’a mal edilen sözü hatırlıyorsunuz.

“Tanrı uzun yaşamasını istediği kullarını Datça’ya yollar.”

Vallahi adamın böyle bir sözü yok.

Bilgeye büyük haksızlık bu.

Strabon gördüğünü yazan bir adamdı. Bugün yaşasaydı eminim şöyle yazardı.

“Tanrı çile çekmesini istediği kullarını Datça’ya yollar!.”

Egemenler kızıldan çok korkar.

Çünkü isyandır kızıl.

Ve her renk gibi yeşil de ona çok yakışır.

DATÇA, DATÇA OLALI BÖYLE ZULÜM GÖRMEDİ

Müzik tarih boyu insan ruhunun gıdası kabul edildi.

MÖ 400’lerde ünlü filozof Platon müziğin ahenk ve ritim ile ruhun derinliklerine etki ederek, insana hoşgörü ve rahatlık verdiğini savunmuştu.

Ünlü hekim Hipokrat da Asklepion’da özellikle sinir hastalarına karşı müziği bir tedavi aracı olarak kullanmıştı.

Antik Knidos’un efsane hekimi Euryphon vurmalı müzik aletleriyle akciğer hastalıklarını tanımlayabiliyordu.

Ege ve Akdeniz’deki antik kentlerde müzik için Odeon denilen özel yapılar vardı. Bunlar üstü kapalı ve basamaklı yapılardı. Genellikle yerleşim yerlerinden daha uzak bir alanda inşa edilirdi. Amaç insanların evlerinde Odeon’da söylenen şarkılardan, okunan şiirlerden rahatsız olmamaları idi. Ki o çağda elektronik müzik aletleri bile yoktu.

Örneğin Knidos antik kentinin odeonu halkın yaşadığı Kap Krio adasında değil, ana karada deniz kenarında inşa edilmişti.

Binlerce yıldır insanlığa mutluluk veren müzik sanatı ne yazık ki Datça’da zulme dönüştü.

Nedeni elektronik sistemlerle desibeli çok yüksek düzeyde çalınan ve çevrede oturanlara büyük rahatsızlık veren müzik yayını.

İki yıl önce Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar ile bir röportaj yapmıştım.

O da bu durumdan rahatsız olduğunu söylemiş ve “Müziği susturmak gibi bir amacımız olamaz ama halkı rahatsız edecek kadar yüksek sesli müziğe de izin veremeyiz. Bu konuda yasaların bize verdiği tüm yetkileri kullanacağız. Yönetmeliklere herkes uyacak. Özellikle meskun mahalde böyle bir şey kabul edilemez. Datça’da yüksek desibelli müziğe izin vermeyeceğiz” demişti.

Aradan 2 yıl geçti, maalesef Başkan Uçar’ın söylediklerinin aksine desibel daha da yükseldi.

Bugün limanda, Ilıca’da, Eski Datça’da, Palamutbükü’nde Taşlıktan Kargı’ya giderken çok yerde akşamları müzik terörü esiyor.

Bir yere oturup, dostunuzla iki kelam edemezsiniz.

Bırakın baş başa kelamı, telefonda bile konuşamazsınız.

Üstelik bu işletmelerin çoğunun müzik ruhsatı yok, bazılarının iptal edilmiş, bazıları ise kaçak.

Bu bölgelerdeki işletmeler birbirine yakın olduğu için tam bir kakafoni.

Desibel yükseltme yarışındalar.

Datça’da adeta orman kanunları geçerli.

Bir yetkili de çıkıp, “Ruhsatın yok, müzik yayını yapamazsın arkadaş” demiyor, diyemiyor.

Adam Ilıca koyuna kaçak kamping yapıyor, gündüz halka ait plajda para basıyor, akşam da müziği sonuna kadar açıp yeri göğü inletebiliyor.

Adam müzik ruhsatı iptal edilmesine rağmen susmuyor, aksine şikayet edene “bize kimse karışamaz, artık burası böyle, beğenmeyen Datça’dan gitsin” diye meydan okuyabiliyor.

Adam, kıs kıs gülerek “benim çevrem geniş. Zabıtanın geleceğinden haberim oluyor, o akşam müziği kesiyorum, zabıta gidince veriyorum coşkuyu” diyebiliyor.

Adam, hepi topu 15 m2’lik mekanının önündeki kamu arazisini belediyeden kiralıyor, 15 masa koyacağı yere 30 masa koyuyor, caddeyi yolu kapatıyor ve bunu normal bir hakmış gibi görebiliyor.

Nasıl olsa karışan, eden yok.

Nasıl olsa bir yaptırım yok!

Bu işletmelerin çoğu meskun mahalde üstelik.

Oralarda yüzlerce insan oturuyor.

Onlarca otel, cafe, restoran var.

Evinde yaşayan, otelde konaklayan, cafede oturan derdine derman arıyor ama yetkililer sağır sultan.

Aşındırmadıkları kurum, çalmadık kapı bırakmıyorlar.

Maalesef çıt yok.

İnsanlar Datça Belediyesi, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Muğla Valiliği, Muğla Çevre İl Müdürlüğü ve Datça Emniyeti arasında mekik dokuyor.

Ama bu kurumlar topu birbirine atıyor.

Yüzlerce dilekçe veriliyor, cevap alınamıyor.

Cimer’e yazıyorlar, sonuç yok.

Datça’nın en yoğun olduğu bu dönemde kaymakam da yok.

Anlat derdini Marko Paşa’ya!

Geçen hafta Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar ile yine bu konuyu konuştuk.

Bana “zabıta kadromuzu genişlettik. Artık sürekli bu işletmeleri denetleyeceğiz. Ya yönetmeliklere uyarak yayın yapacaklar, ya da her türlü cezaya razı olacaklar” demişti.

Bunları yazıp, takipcisi olacağımı belirtmiştim.

10 gündür takipteyim.

Başkanın sözü uçtu.

Ilıca kamping bırakın yıkılmayı müzik terörü estiriyor.

Müzik ruhsatı olmayan işletmeler bırakın denetlenmeyi, desibeli zirveye çıkarıyor.

Çünkü zabıta göndermekle sonuç değişmiyor.

Para cezaları bile tahsil edilemiyor.

Aynı saz, aynı terane.

Yetkililerin paylaştığım videoları izlemesini isterim.

Eğer normal diyorlarsa, söylenecek bir şey yok.

Kapatın o kurumları.

Videolar: Orhan Soylu

https://www.facebook.com/100000855697742/videos/pcb.6609250892446702/857424362618944
Post Views: 280
Önceki yazı

Süreç…; Bu neyin gafleti?

Sonraki Gönderi

SONRA…

Sedat Kaya

Sedat Kaya

Sonraki Gönderi
SONRA…

SONRA…

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.