Takiye devri biteli epey oldu…
Artık her türlü karanlık arzular pupa yelken…
Eskiden iyi kötü çekindikleri iki kurum vardı…
Ordu ile CHP….
İkisi de yapılan operasyonlar ile sizlere ömür…
Bugün artık göğüslerini gere gere ŞERİAT İSTİYORUZ diyebiliyorlar…
Bu isteğin… ANAYASA ve kimi kanunlara aykırı ve suç içerikli olması kimin umrunda ki?
Zaten.. “YARGI” da…
“Gözünüzün üstünde kaşınız var” deyip, ne kadar muhalif varsa onları içeri tıkmakla meşgul…
1923’den bugünlere nasıl mı geldik?
Atatürk’ün ölümü sonrası, ilk düğmenin yanlış iliklenmesiyle elbette…
2. Dünya Savaşı sonrası…
Tarifi mümkün olmayan derin bir yoksulluk…
Ne yiyecek bir lokma ekmek…
Ne giysi, ne de ayakta çarık var…
Üstüne üstlük cehâlet diz boyu…
Okuma- yazma oranı % 10’ların altında…
İşte bu durumda ki ahalinin önüne sandık sürüp, Mustafa Kemal’in hedeflediği “Muasır medeniyet” seviyesini anlamasını ve ona göre yön belirleyerek OY kullanmasını nasıl beklersin?
DEMOKRASİ ha?
Geçin bir kalem…
Lozan görüşmelerinde Lord efendi ne demişti?
“Sizin paranız yok, bizim var, günü geldiğinde…”
İşte o gün…
İlk sandığın ortaya konduğu gündü ve…
Biz 77 yıldır…
Üç aşağı beş yukarı % 70’e, 30 dengesini bozup bir adım òteye gidemedik…
Ben İsmet İnönü’yü sevmem…
Benim gibi “Devrimci Kemalistler”de pek hoşlanmaz…
Ha, bazı gardrop Atatürkçü taife kızarmış bu da zerre umrumuzda değil?
Paşanın say say bitmez ve “ihanete” varacak ölçekte hataları vardı…
Başta da Köy Enstitüler’in belinin kırılması…
Neyse…
Hani derler ya…
“Günahsız olan ilk taşı atsın!”
Kim günahsız değil ki?
SOL cenahtan…
SAĞ puştluğa…
Her renkten bir ihanet gök kuşağını yarattık…
Şaşılası ise…
Kimse “yoğurdum ekşi” demiyor, ne hikmetse…
Zerre bir ÖZ ELEŞTÎRÎ YOK!
Sanırsınız ki…
Bu büyük yıkımda tek başarı (!) sadece kıçı kırık üç beş dinciye ait!
Adamlar senin girilmez dediğin neresi varsa girdi mi?
Girdi…
Kırmızı çizgilerini…
Yol geçen hanına çevirdi mi?
Çevirdi…
Ya sen…
İçeri sokulmayıp, aşağıda beklerken…
Onlar yukarıda,
Ağızlarında salya aka aka…
ATA’NIN MOZALESİ önünde nümayiş yapıyorlardı…
Ne yaptın?
Aşağıya indiklerinde…
Önünden küstahça geçerken…
Bir kaçının elini, kolunu kucağına bıraktın mı?
Ne gezer!
Sabah- akşam gazetecilere dert yanıp, gaz vermeye çalışıyor necip milletimiz…
Kalan bir kaç kişide içeri girsin diye herhalde…
Market market gezip üç kuruş daha ucuz gıda ürünü aramaya devam et sen…
Kölelik ruhuna sinmiş bir kere…
Pısırıklığından….
Korkaklığından….
Evlatlarında yıldı…
Her evden en az biri yurtdışına kapağı atma derdinde…
Geleceğin imha ediliyor farkında mısın?
Ana Muhalefet?
Yavru muhalefet?
Onları da geçin bir kalem…
O boşluğu da Erdoğan dolduruyor….
Ne diyor:
“…Böyle şey olur mu? Emekliye zam vermemek? Bu ne vicdansızlık!”
Gördünüz mü?
Erdoğan…
Tayyip’i eleştiriyor işte!
“Türkler zekiymiş (!)”
Yanılmış olmayasın Paşam…
Durum tam tersi gibi sanki!…














