sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Çocuk Felsefe Atölyesi 4

Molla Demirel Ekleyen Molla Demirel
Eylül 15, 2023
in YAZARLAR
0
Çocuk Felsefe Atölyesi 4
0
Paylaş
1
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Çocuk Felsefe Atölyeleri korkuyu yenme merkezleridir

Çocuklar genellikle etrafındaki insanların yargılamasından korkarlar. Bu nedenle güven duymadıkları bir ortamda fikirlerini veya yaratıcı yeteneklerini göstermekten bir şekilde rahatsızlık duyarlar. Bu güvensizlik durumu yetişkin insanlar bile düşüncelerini açıklamada ürkekleştiriyor, bu durumda insanları muhafazakâr olmaya itiyor. Özellikle derslikte evde çocukları korkutarak babalık veya analık veya öğretmenlik yapan halk arasında “sert bir insan” diye tanımlayanların yanında çocuklar fantezilerini, doğru bildikleri sorulara yanıtlanmaktan çekinirler. Çocukla sohbet edince şöyle diyorlar: “Derslerimiz için elimizden geleni yapıyoruz. Ancak farklı, yeni bir fikrimiz olduğunda onu paylaşmaktan korkuyoruz.”

Özellikle çocuklara “Ah, bu hiç iyi değil”, “Hayır, pek iyi sonuçlanmaz”, “Kimsenin umurunda değil senin farklı düşüncen senden ne isteniyorsa onun dışına çıkmayacaksın ” gibi cümleler ile çocuklar engellenmemeli.  O zaman her şey aynı kalır, oysa bilimsel çalışmalar icatlar, yaşam kalitesi sürekli gelişerek değişiyor. Çocukları yenilikler için cesaretlendirmeliyiz.

“Sanat, bir yandan içimizde yorumlara, duygulara ve tarihsel referanslara yol açan algı ve yargılarımızın bir nesnesi olarak, diğer yandan doğanın aksine kendine özgü bir insanın yaratıcı ürünüdür.  Felsefe için her zaman özel bir önemi olduğu gibi aynı zamanda da bir sorun teşkil eder.”

Önemi çocuğun duygularını fantezilerini canlandırmak, yaratıcılığa teşvik edici olmasıdır. Sorun sorularla sorgulayıcılıkta çekingenlik ve korkularada kapı açabilmesidir. “Ya bu düşündüğüm, gördüğüm doğru değilse”, Farklı düşünenler beni, eleştirirse, saldırıya uğrarsam onlara görüşlerimi, ideamı nasıl savunurum?” ve “Ya bu düşündüğüm, gördüğüm doğru değilse, o zaman gerçek doğruyu öğrenmiş olur muyum?”

İşte burada Felsefe eğiticileri, sosyal pedagoglar devreye girer bu soruların yeni düşüncelere kapı açacağını anlatarak bu korku ve çekingenlikten ortaya çıkan soruları cesarete dönüştürür ve yeni düşüncelerin uygulanmaya konulmasının ortamını sağlar.  Böylece çocuklar kendi fikirlerini özgürce açıklama cesareti bulur, geliştirir, takdir ve hoşgörüyü deneyimlerler. Sonuç olarak Felsefe Atölyeleri atölye katılan çocuk ve gençlere konuşma, soruşturma, öğrenme güvenini artırır. Böylece fantezilerini yaşama, kendilerini haz verecek bir şekilde uygulamakta korkmaması gerektiğini öğretir, bakış açılarını ve ufuklarını açar.

Başkasının görmediğini, kendisinin görebileceğini veya tersine kendisini görmediği ve üzerinde düşünmediklerini bir başkasının görebileceğini onu dinlemesi ve ondan öğrenmesi onunla birlikte uygulama sabrı, be bilinci verir. Böylece yaratıcılığı öğretir. Almanların Atölyelerinde genellikle bu söz, Büyük yazılarak duvarlara asıldığını görürüz: “Übung mecht Meistar’ bunun anlamı  “Pratik uygulama insanı usta yapar.”

Atölye çalışmaları genellikle insanın insanından öğrendiği alanlardır. Dayanışma, sorma, saygı ve öğrenim zevki uygulamalarda birleşir. “Senin göremediğini ben görebiliyorum. Ve bu…” – bu iyi bilinen ve popüler oyunla çocukları sanata bakmaya davet etmek mümkün. Baskı olmadan uygulamaya katılmaya teşvik edilir. Çok renkli ve figürlü bir resim elle alındığında öyle sorular sorabiliriz. Örneğin: “Hangi renkleri görüyorsunuz? Hangi şekilleri tanıyabilirsin? Bir yerlerde bir hayvan görüyor musun? Bir insan mı yoksa tamamen farklı bir şey mi? Resimde gerçekte ne var?” Ayrıca bir resim tablosunca hayvan resimleri varsa şu soruları da sorabiliriz: Bu sakin mi görünüyor yoksa kızgın mı? Bu evcil bir hayvan mı yoksa vahşi bir hayvan mı?

Bunlar görülenleri sınıflandırmaya yardımcı olan terimler.

Peki bu neden gerçekten önemli?

Yeni yürümeye başlayan çocukların gerçekten Rönesans ile Klasisizm arasındaki farkı veya daha basit bir şekilde Gotik ile Pop Art arasındaki farkı anlaması gerekiyor mu? Elbette ki hayır. Ancak 15 yaşı üstü gençler için kısaca bu terimlerden söz edilir. Ama çocukların bu kavramların anlamına ilgi duymazlar. Ancak sanat ve estetik eğitimiyle erken tanışma, onu beyne sabitler. Bir hafıza hissesi belirler. Daha sonra filizlenebilecek, bilinçsizce hafızanın başlayabileceği bir tohum… Daha sonra resim dersinde mesela… Böylece gençlik ya da yetişkinlik yıllarında sanatın daha basit algılanmasının temelini oluşturur. Çocuklar eserleri isimlendirmeye gerek duymadan sonradan tanırlar. Stilistik özellikleri tanıyabilirler. Kültürel bir varlık olarak tarihlerine ve sanatlarına dair fikir edinmeleri belki sekiz yaşı üstünde çocuklar sanat stillerine ve kavramlarına da merak duymaya başlarlar. Ama kavramları teorik olmaktan ziyade 8 ile 14 yaş arasındaki çocuklara birkaç basit cümle ile kavramların içeriği anlatılmakta yarar var. Daha doğrusu bu alanlardaki birkaç sanat dergisi ve albümü koymak çok daha fazla yararlı olur. Gotik ve Pop Sanatla erken yaşlarda tanışan insan, daha sonra sadece resmi tanımakla kalmaz, resmin arkasındaki resmi yorumlamayı da daha kolayca anlar.

Bu renkler hangi duyguları yansıtıyor? Ya da basitçe şu soruyu sorabiliriz: Mavi ne anlama gelir? kırmızı nedir? Doğada da yeşili ve sarıyı nerede buluruz? Peki resimde neden yeşil olabilir? Peki bu at neden mavi? Bu arada, yanlış cevap yoktur. Çocuklar kalıpların dışında düşünmekten çok keyif alırlar ve devasa bir hayal gücüne sahiptirler; hazır cevaplarla küçümsenmemelidir.

Sanat eserlerine bakmak gibi estetik deneyimler bilişsel yapılar oluşturmanın temelini oluşturur. Sanat ve kültürle ilgilenmek sadece onu yaratanlar için değil, bakanlar için de değerlidir. Araştırmalar, kültürel eğitim deneyimi yaşayan çocukların birçok temel beceride, bunlara erişimi engellenen çocuklara göre önemli ölçüde daha başarılı olduklarını göstermiştir. Örneğin sanatla erken yaşta tanışan çocuklar genellikle daha dayanıklı, daha hoşgörülü oluyor ve kendilerini daha iyi ifade edebiliyor. Yaratıcı düşünme ve kalıpların dışında düşünme yeteneği teşvik edilir. Karmaşık, mekansal görevler ve soyut fikirler daha kolay çözülür.

Elbette Masaya bırakılan, Pablo Piccaso, Claude Monet, Vincent Willem van Gog, Fikret Mualla, Abidin Dino, İsmail Çoban, Mehmet Güler, Osman Polat gibi sanatçıların albümlerinde ki resimleri nasıl yaptılar? Hangi boyaları fırçaları, kalem ve tuali kullandılar?

Bu soruların cevapları daha geniş bir ufka olanak tanır ve çocuklara resmin her zaman mürekkep, fırça veya kâğıttan ibaret olmadığını gösterir. Bu sanatın figürleri veya formları tanıdığım bir şey olması gerekmiyor. Ressam sopa, tahta ve metal kullanmış olabilir mi? Tüm bu düşünceler yaratıcı düşünmeyi teşvik eder ve böylece çocuklara diğer yaşam durumları için yeni yollar bulma, belki de normların dışında düşünme ve hareket etme şansı sunar. Yalnızca okulda değil, daha sonra profesyonel yaşamda da talep gören becerilerine kapı açabilir.

Çocuk atölyelerinde çocuklar sürdürdükleri diyalog ve yaratıcılık çabaları çocuk kültürünü yaratır., Çocuğun kişiliğini özgürce ifade etmesi, kendini yaratması ve sanatsal açıdan aktif olması anlamına gelir.

Çocukların ilk başta bir resimdeki küçük detayları keşfedip isimlendirmeleri, asıl konuyu tanımadıkları anlamına gelmez. Bu sadece çocuğun işe yetişkin insanlardan farklı yaklaştığını gösteriyor. Çocuğun yaptığı bir resim ve objeye bir ad bir başlık vermesi gerektiğini   veya yaratılan bu objeye derinlik kazandıracağını söylemekten yarar var. Ancak zorlamamak gerekir. Çocuk ona bakan insanın kendisinin bir ad ve başlık vermek istemişte olabilir. Çocuklar Birbirinden farklı malzeme çeşitlerinin belirlenen bir yüzeye plan dahilinde yapıştırarak yaptıkları kolajlar onların ne kadar yaratıcı olduğuna sadece sıradan insanlar değil iyi sanatçılar bile şaşırıyor. Sanat dersi almamış çocuklar kendi yeteneklerini kullanarak, kendilerine has metotlarla birbirinden farklı teknikler kullanılarak, eserler ortaya çıkara biliyorlar. Çocukların fantezileriyle kullandıkları metotlarla yaratıkları kolajların içeriği oldukça zengin görünüyor

Burada da önemli olan çocukların yaptıklarını düzeltmeye kalkışılmamalı, ona müdahale edilmemelidir.  Öncelikle çocuk için doğru olan asıl doğrudur!

Peki çocuk ne görüyor? Görülen ne demek? Bu önemli değil. Üç yaşındaki çocukların sanatı anlaması gerekmez; ona bakmaktan keyif almaları yeterlidir. Çünkü sonuçta herkes sanatçı ya da sanat tarihçisi olamıyor. Beuys’un sözlerini aktaracak olursak: Bununla aynı zamanda fizikçi de olabilirsiniz.

Tekrar tanımına dönersek Çocuk Felsefe Atölyesi bir koordinasyon merkezidir. Çünkü, çocuk felsefesi atölyesi teori ve pratiği birleştirerek bilimle temas kurar ve bu ilişkisini sürdürür. Çocuk eğitiminde küçük düşünürler ve çevreleriyle, kreş çocuklarıyla duygularını geliştirecek pratik etkinliklere katılırlar. Çocuk felsefe çalışmalarında onların duygu, fantezi ve düşüncelerini özgüce uygulamaları ve yarattıkları, yaptıkları çalışmaları tanıtma cesareti kazanmalarını sağlamaya çalışır. Bu çocuk ve gençlerin geleceği için oldukça önemlidir…

Molla Demirel

Post Views: 175
Önceki yazı

ŞERİAT ÇIĞLIKLARI ATILIRKEN…

Sonraki Gönderi

KARŞIYAKA’NIN KAYBOLAN YILLARININ HESABINI TEK TEK SORACAĞIZ

Molla Demirel

Molla Demirel

Sonraki Gönderi
KARŞIYAKA’NIN KAYBOLAN YILLARININ HESABINI TEK TEK SORACAĞIZ

KARŞIYAKA'NIN KAYBOLAN YILLARININ HESABINI TEK TEK SORACAĞIZ

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.