KÖPEKLER BİNEMEZ, ŞOFÖRÜ DÖVELİM!
Bu yazdığım olay bu akşam Datça’da yaşandı.
Bu olay ülkenin ve ülke insanının ne hale geldiğinin ibretlik öyküsü.
Olay şu.
Datça’da kadın bir vatandaş küçük köpeğiyle birlikte İstanbul’a gitmek için Varan Turizm’den bilet aldı.
Yasal hakkı.
Bu akşam kalkış saati geldiğinde garaja gitti, sepetteki köpeğiyle birlikte yerine oturdu.
Ancak yolcuların arasında bulunan bir başka kadın bu duruma itiraz etti.
“Köpekler otobüse binemez. Benim alerjim var, indirin onu” diye bağırdı.
Köpeğin sahibi ne dese boş.
Kadın ortalığı ayağa kaldırdı.
Sonunda şoför girdi devreye.
Bağıran kadına “Hanımefendi, otobüste köpeklerin yolculuğu yasaldır. Alerjiniz varsa size arka koltuklarda bir yer verelim” dedi.
Kadın şoförü de azarladı.
“Ben değil o köpeğiyle arka koltuğa gitsin” diye bağırmaya devam etti.
Şoför taviz vermedi ve hareket saatinde kontağı çevirdi.
İşte bundan sonrası tam bir rezalet.
Otobüs daha Aktur’a varmadan bir araç önünü kesti.
Birkaç kişi şoförü indirerek tartakladı.
İnsanlar araya girmese şoför belki de otobüsü kullanamayacak hale gelecekti.
Neyse ki araya girenler kavga büyümeden olayı yatıştırdılar.
O şoförün kullandığı otobüs şu saatte İstanbul’a doğru yol alıyor.
Zihniyete bakar mısınız?
Köpekler otobüse binemezmiş.
Aslında bu zihniyetteki iki ayaklıları otobüslere almamak gerekir.
Onların bu topluma verdiği zararı hiçbir canlı vermiyor çünkü.
Ben Varan Turizm ve şoförün yerinde olsam bu kent magandalarını şikayet ederim.
Yanlarına kâr kalmamalı.
Görsel: Yapay zeka

…
DOYUMSUZ GÜNBATIMLARIDIR VATANIM BENİM
Bir yanım Ege, bir yanım Akdeniz.
Benimle kucaklaşır iki deniz.
Poseidon’un damıtılmış rüzgarları Afrodit’in köpükleriyle yıkar dört yanımı.
Halikarnas Balıkçısı der ya.
“Altı yedi bin yıl önce kayığı ilk yüzdüren dalgalar ve dalgalara ilk binen kayıklar hep buralıydılar.”
İşte ben de bu kadim topraklardayım.
En güzel yarımadada en güzel tanrıca için kurulan kentteyim.
Eskiden adaydı bulunduğum yer.
Kap Krio derlerdi.
Sonraları yarım adaya dönüştürdüler.
Deveboynu dediler.
Coğrafi şekli hörgüce benzediğinden.
Denizden 109 metre yüksekteyim.
Gemiler nereden gelirse gelsin, ister Ege’den ister Akdeniz’den, görünürüm 12 milden.
Kimbilir kaç gemiye rehber oldum.
Kaç denizciye umut.
Kaç balıkçı benimle yönünü buldu.
Işığımla kaç insan kurtuldu kimbilir.
Bir zamanlar fitilli gaz lambaları ile ışıldardım.
Sonra LPG’li gömlekli lambalarla.
Şimdilerde de güneş enerjiyle parlıyorum.
Ben “Knidos Deniz Feneri”yim.
Güneşin en güzel battığı yerdeyim.
Hani demiş ya filozof.
“Olacaksan güneş gibi ol. Batışın bile muhteşem olur!”
Ben doyumsuz günbatımlarının şahidiyim.

…
8000 YILLIK DEVRİALEM
Soldaki; 8 bin yıl önce İspanya’da çizilmiş bir kaya resmi.
Bal toplayan bir adam.
Sağdaki; 8 bin yıl sonra Hakkari’de kayalarda bir bal toplayıcı.
Yöntem aynı.















