Suriye’de her şey yolunda. İnanmıyorsanız, “Sayın Colani”ye sorun.

***
Ancak bütün bunlar ile yetinmeyen İslamcı siyaset, dozu giderek artırarak okullara imamları da sokmaya başladı. Çağdaş ve laik bir ülkede imamların okulda ne işi olabilir ki? Zorunlu din dersi de aynı şekilde…
Modernleşme projesi olarak Cumhuriyet, okul ve zorunlu eğitimin yanı sıra, üniversiteler ve diğer kültür sanat kurumları ile İslamcı ve gelenekçi toplumu dönüştürmeye çalıştığı gibi bir süredir İslamcı iktidar bu alanda rövanşı alma peşinde hamleler yapmaktadır.
***
Büyük şehirlerde beliren bu bilboard yazısı da nedir, deniyordu. Sevimsiz bir yazı. Bir ara İslamcılar, bunu İmam Hatiplerin çoğalması için savunma cümlesi olarak kullanıyorlardı.
Ama bu reklam, “Gassal” adlı bir dizi filmin reklamı imiş. Reklamın kötüsü.

***
Araçta Colani ile birlikte verilen görüntü, muhtemelen ABD ve İsrail’e yönelik, “Biz de varız” mesajıydı. Camideki namaz görüntüsü ise, iç kamuoyuna yönelikti. Böylece Halep’e plaka numarası tartışanlar, Fatih Erdoğan propagandasına başladılar bile.
***
Bu savaşta ulusal ordular savaşmıyor eskisi gibi. ABD, İran ve Türkiye vekalet savaşı içinde. Devletler adına savaşan gruplar var. Vekalet savaşı dönemi yani.
Nitekim Emevi Camii’nde kılınan namaz bile vekalet namazı oldu.
Farklı bir dönemdeyiz vesselam.
***
HTŞ devletleşince yeni mülteci akını başlar. Özellikle Arap Alevileri başta olmak üzere, molla rejiminde baskı ve tehdit altında olacak gruplar için yine, Türkiye cazip hale gelecektir.
Şimdi olayın sıcaklığı ile Suriye’ye dönenlerin bir kısmının da geri dönüşü süpriz olmayacaktır.
Esat rejiminin yıkılması, bir özgürlük hareketi ile olmadı. Unutmayalım.
***
Suriye’de yaşananlar, Türkiye’nin dış değil iç meselesidir. Daha doğrusu söz konusu Suriye’de sınırların yeniden çizilmesi ve yeni bir devlet kurulması ise, böyle bir durumda, Türkiye’de iç ve dış dinamikler özdeş hale gelir. Bu çok sayıda nedenden dolayı böyledir.














