Kırmızı kart bir yana, Özgür Özel’in, “Türkiyeliler” hitabı da başına dert olabilir.
Bu önemli bir paradigma değişimi anlamına gelir. Eğer dil sürçmesi değil ise.
Siyasi liderlik de kitleleri buna ikna etmekten geçer.
Bu tanım, Anayasal bir değişim demektir. Seçmeni buna ikna edemezsiniz, sözü geri alırsınız.
Hazırlık gerek bazı şeyleri söylemek için. Telaşla olmaz.
Hazırlıklıysanız ne ala. Değilse seçmen ile sorun artar.
Nitekim kırmızı kart eylemini, iktidar değil, kendi taraftarları eleştirdi. Alay etti.
***
Mustafa Öztürk’ten çok ilginç bir değerlendirme. Şeyh Bedrettin, isyancı ve devrimci biri değildir. Sünni bir din adamıdır. Börklüce Mustafa olayı ile de ilgisi yoktur. Börklüce ve diğer isyanlar nedeniyle şüphe üzerine idam edilmiştir. Bütün bunlar Nazım Hikmet’in destanından sonra ortaya çıkmış yakıştırmalardır.

***
Özel’in etrafında nasıl bir siyasal iletişimci grubu var bilmiyorum ama başarılı olduklarını söylemek mümkün değil. Kısa bir süre önce de ışık yakıp kapama çağrısı yapmıştı. Ve parti örgütlerinde üç beş kişi dışında hiç katılan olmadı. Ertesi gün parti görevlileri bile vazgeçti.
***
Bu kart sanırım Erdoğan’a. Ama Bahçeli’ye de bir sarı kart olamaz mı? Bilemedim.

***
Çeşme Belediyesine ait villaların satıldıysa kimlere, hangi yöntemlerle, ne zaman ve hangi bedelle satıldığı sorularına da yer verilen önergede, satışlardan elde edilen gelirin belediye hesaplarına geçip geçmediği hakkında kamuoyunun aydınlatılması istendi.

***
Enginar sapı yemeği hazırlıkları. Tam mevsimi…önce tüyümsü kısımlar ve dış kısımdaki zarlar temizlenir. Sonra bol limonlu suya doğranır. Birkaç saat bekletildikten sonra ister radika gibi suda haşlanıp salatası yapılı isterseniz kıymalı yemeği. Benim favori yemeklerim arasındadır.

***
Çok uzun zamandır, Çeşme Belediye Meclisinde, kamu yararı konusunda önergeye rastlamadım. Bu sorulara ikna edici cevaplar verileceğini umuyorum..

***
Moğolların “Birisi oy peşinde, diğeri rant peşinde.. Bişey yapmalı..” Şarkısı sözleri ile çoşuyoruz ya.. Çocuksu ve boş tatminler. Çünkü karşı mahalle kötülüğü ile avunuyoruz… Bizim mahallede rant ve hırsızlık boğazı geçince bile dört maymunu oynuyoruz çünkü.. bişey yapmamalı… Canım şimdi sırası mı?
Hırsızlık ve ranta değil de, sadece karşı takıma öfke duyan fanatik taraftarlara döndük. Hem de Che ve Deniz Gezmiş posterleri ve çaw bella marşları ile..
…
Erdoğan: “Teröristler ya silahları gömecekler ya da silahları ile toprağa gömülecekler. “
DEM Eş Başkanı Hatimoğulları: “Ya pozitif kırılmalar yaşanacak barışı inşa edeceğiz ya da Gazze’ye döneceğiz. “
Görüşmeler sürdüren ve birbirlerinin muhatabı olan bu iki siyasetçi arasındaki dilin birebir aynı olması, ne ilginç değil mi?
***















