Belki de kitapla varolan bir ailede yaşadığım, hayatımı kitap ile kazandığım içindir ki, kitap sözkonusu olunca duygularımın önüne geçiyor.
2023 yılında kitapsever bir ekip İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de desteği ile “Dünya Kitap, Kütüphaneler Şehri” seçimine İzmir’i Türkiye’nin adayı olarak sunduk. Haftalar boyu süren çalışmamızda o dönem AKP de olan Bursa da aday oldu. Bizim referans mektuplarımız Türkiye Yazarlar Sendikası ve Pen Yazarlar Derneği’ydi. Ülkemizin iki kocaman, onurlu, saygın kurumu İzmir ile birlikteydi. Bizi Türkiye Komitesi kabul etmedi, ama eminim Bursa’yı da yetersiz bulduğundan Türkiye Dünya seçimine aday göndermedi . Bir ilk olacak Dünya gözüyle Ülkemiz kitap ve kütüphaneleri ile tanınacaktı, büyük bir fırsat parmaklarımızın ucundan kayıp gitti.
Öyle şanslıydık ki kazanmamız işten bile değildi. Dopdolu tanıtım dosyamızda Dünya’nın ilk kütüphaneleri Efesus( Efes)ve ilk kağıdı Parşomen ( Bergama) da İzmir il sınırlarında olduğu bilgisi paylaşılıyordu. Olmadı, olamadı. Birileri engel oldu İzmir’e.
*****

Evimizin tam da karşısında Konak Belediyesi ile Milli Kütüphane büyük emekler harcayıp bir kütüphane kurmuştu birkaç yıl önce. Tarihi ve büyükçe bir binaydı. İçerisinde okuma odaları, bilgisayar ile çalışma masaları, boş tutulan çeşitli aktiviteye olanak veren odaları vardı. Yeri de oldukça merkezi, bilinen, Tarihi Asansör sokağının girişindeydi.
Açıldığı günden itibaren amacına hizmet edemedi. Salonları boş tutuldu, oturumlara, çalışmalara, toplantılara izin verilmedi. Kapısı hep kapalıydı. Dünyada tek oldu böylece” Kapısı kapalı kütüphane” Zile basınca içeriden “ niye geldiniz ki bakışlarıyla açılıyordu. Birkaç kez deneyimledim, yaşadım. Gerekli uyarıları da yaptım ama, kim anlaya, kim dinleye? içerisi adeta çalışanlar için bir dinlenme tesisi olmuştu bile.
Oysa Dario Moreno sokağının girişinde bulunmaz bir fırsat vardı. Onu da elimizden kaçırdık. Bugün itibarıyla orası da kapandı. Konak Belediyesi yürütemedi, sahip çıkamadı, işletemedi. Tarihe İzmir’in en bilindik, en turistik, en ulaşılır sokağının girişindeki Kütüphaneyi kapatan belediye ve başkanı olarak geçti, adını yazdırdı.
Neden bulunmaz bir fırsattı diyorum biliyor musunuz? Benzeri bir kütüphane Portekiz’in Porto şehrinin benzer bir caddesinde yer alıyor. İçeri girmek için internetten bilet almanız, sonra randevu almanız, sonra da giriş için sıra beklemeniz gerekli. Ama bunu yaparken kimse homurdanmıyor, sıra uzadıkça uzuyordu. Gidip görmek gerekir diyordu herkes, bunca para ödemesine rağmen. Bizde niye olmasın, o sokağa her gün yüzlerce turist geliyorken üstelik. Olmuyor işte, olamıyor. Hayıflanıyorum .

İşbilmezliğin siyaseti yok, sorsan bin türlü bahane uydururlar. İşte bunlar da buzdağlarının görünmeyen tarafı gibi, görünmeyen sorunlar daha çok. Çöp dağları altında da görünmeyen sorunlar, tehlikeler olduğu gibi.














