Temel karısı Fadime ile kaynanası Emine’yi arabasıyla gezmeye çıkarmış.
Yol boyunca iki kadın yarışır gibiymiş. Biri ” sağa dön” derken öbürü “sola dön” diyormuş. Biri ” hızlan” derken diğeri”yavaşla…”
Klimayı aç – Klimayı kapa.
Teybi aç – Teybi kapa.
Tartışma sürüp gitmiş .
Sonunda Temel dayanamamış ve arabasını sağa çekerek durmuş ve;
” Pana pakun, herkes haddinu pilsun! Pu arabayı yöneten kimdur?” diye gürlemiş .
Sonra dikiz aynasından Fadime ile kaynanasının bakışlarını görünce birden sesini yumuşatarak devam etmiş; “Yani Annen mi yoksa sen mi Fadimeciğum?”
YSK izin verdi, İstanbul kongresi yapıldı ve Sayın Özgür Çelik İstanbul İl Başkanı seçildi.
İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi ise
Gürsel Tekin atamasından geri atmıyor.
Biz de Temel gibi şaşıp kalmış durumda soruyoruz;
Böyle hukuk devleti mi olur, CHP İstanbul örgütünü yöneten kim?
Neyse! Bu sorunun cevabını bilmesek de cevabını bildiğimiz iki soru var.
Yani;
Gürsel Tekin’i yöneteni de biliyoruz.
Türkiye’yi yönetemeyeni de…
Bu manzaraları görmekten bıktıysanız, çözümü en sevdiğim düşünür
Fa-Lanca (yazıldığı gibi okunur) söylemiş;
“İstemediğiniz bir şeyi görmekten kurtulmanın iki yolu vardır.
Ya gözlerinizi kaparsınız,
Ya da DEĞİŞTİRİRSİNİZ!”
Çok şükür; millet artık gözünü açtı!
Ve kurtuluş formülünü de en sevdiğim şair Nazım Hikmet vermiş:
sürülmüş toprağın ve şehirlerin bahtı
bir şafak vakti değişmiş olur,
bir şafak vakti karanlığın kenarından
onlar ağır ellerini toprağa basıp
doğruldukları zaman!
Artık zamanı geldi!
Ulvi Puğ














