sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Belediyeler İçten İçe Çürüyor…

Salim Çetin Ekleyen Salim Çetin
Ekim 18, 2025
in YAZARLAR
0
Belediyeler İçten İçe Çürüyor…
0
Paylaş
11
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Belediyelerin iktidarın yaylım ateşi altında olduğunu sayısız örnekten biliyoruz.

Onlarca belediye başkanı tutuklu; pişman olanlar, olmadık beyanlarda bulunanlar almış başını gitmiş durumda.

Şöyle bir bakınca hayatın olağan akışına uymayan bir durum bu.

Bu kadar insan ve onlara bağlı belediyeler, kurumlar bir anda ne diye kendini rüşvetin, yolsuzluğun içinde bulsun?

Üstelik bu kurumlarda onlarca müfettiş varken.

Ülkemiz ne yazık ki böyle, güç kimin elindeyse onun borusu ötüyor.

Bu da bir günde kahraman olanın ertesi gün hain olması anlamına geliyor.

Halka ilkeler üzerinden hizmet etmek anlamına gelen politika da bundan nasipleniyor; güçlünün elinde ‘şarkta kurnazlık bitmez’ şiarının parçası olmaktan kurtulamıyor.

Galiba yaşananlar bunu imliyor.

En sonunda da iktidar bundan bir murat umuyor, halkın seçtiği belediyeler iş yapmıyor algısını pekiştirmek onların muradı.

Kısmen bunda başarılı olmuyor da değil.

Nasıl?

***

Bu pahalılıkta hizmet üretmek büyük bütçeler gerektirdiğinden belediye istese de büyük projelere el atamıyor.

İkincisi de yapılacak olanlar yargı ve denetim kuşatmasıyla çevrili; imza atacak olan memur çekiniyor, bir şey önermenin başına iş açacağından kaygılı, o işi ihaleyle alan da korkuyor, ya başıma bir şey gelirse diye.

Dolayısıyla her şey çürümeye meyyal…

Ve bu iklimde iş yapmak da çok zor!

Ancak…

***

Yukarıda iktidarın aklından geçirip yaptıklarına belediye başkanlarının kendi kendileri için yaptığını da eklersek durum hayli karışık.

Denir ya insanın kendine yaptığını bazen düşmanı bile yapamaz!

Bizimkisi bu hesap. Ayağına sıkan belediye çok gibi…

Bu koşullarda çok büyük hizmet beklenmiyor ama birtakım bütçe gerektirmeyen işleri de yapmak o kadar mı zor?

Mesela kararlara halkı katmak, her şeyi halkla paylaşmak…

En azından bu yapılabilse belediye kendi yaptığı işleri duyuracak, hükümetin baskılarını halka daha iyi anlatacaktır.

Bunun üstüne bu kurumlar iyi işletilmiyor, hatırlayın, başkanların ilk icraatları kurumdaki yetişmiş personeli pasifize etmek olmuştu.

Müdürler, başkan yardımcıları neredeyse toptan görevden alınmış, yerlerine başkaları atanmıştı.

***

Mesela Konak Belediyesi bir zamanlar kültür konularda İzmir’in lokomotifi iken kültür müdürü görevden alınmış, Samsun’dan müdür ithal edilmişti.

Şimdi adını sanını duyan ve yaptıklarını gören var mı bu müdürün, bilmiyoruz?

Bu görevden almalar, kurumsal hafızayı da zedelemiş olmalı.

Bu yüzden geçmişte yapılan başarılı işler yok sayılmış ya da görevde olanların bunlardan haberi bile yok!

Bu yüzden özellikle Konak ve Karabağlar Belediyelerine bakın, rutin işlerin içinde kaybolmuş, etkisiz elemana dönüşmüş durumdalar.

***

Kurumsal hafıza demişken isterseniz bunu bir örnekle dile getireyim:

13 Ekim 1973, Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın ölüm yıl dönümü.

Bu büyük yazar, 1948 yılında Bodrum’dan İzmir’e geldiğinde Hatay semtinde, şimdi adı verilen 232. Sokak’ta 15 yıl yaşadı.

Daha sonra bu sokak, Hakan Tartan’ın belediye başkanlığı döneminde, 2011 yılında, yazarın adıyla anılan sevgi sokağına dönüştürüldü. Sokağın girişine de heykeltıraş Ekin Erman’ın emeği büstü dikildi. Apartmanın kapı üstünü de seramik sanatçısı Pervin Özdemir, rölyef çalışmasıyla bezedi. 

Halikarnas Balıkçısı/ Cevat Şakir Kabaağaçlı

Bu anmalarda paydaşlardan biri Konak Belediyesi’ydi; bu etkinliğe ses düzeni ve sandalye vererek katkı bulunurdu iki sene öncesine kadar.

Sakinler de başka şeyler talep etmezdi zaten!

Bir semtin hemşehrileri bir yazara/ sanatçıya sahip çıkmasının en iyi örneğiydi burada olanlar.

Gelin görün ki bir iki yıldır belediyemiz, yazarın evinin önünde halkın sevgiyle kotardığı bu son derece sivil ve anlamlı anmaya katkı vermiyor.

Ne acı değil mi?

Halk için var olduğu söylenen belediye, bundan imtina ediyor.

Bundan başkanın haberi var mı, bilemiyorum. Ya kültür müdürünün bilgisi? O da meçhul!

Demek ki hafızayı yok ederseniz işte böyle oluyor, birkaç yıl öncesi bile silinip gidiyor.

Ondan sonra her yapılan sizinle başlamış illüzyonu başlıyor.

Buna bir müddet sonra herkesin inanması isteniyor.

Hatırlayın bu illüzyona en çok da bu iktidar başvuruyor, ‘Buzdolabı bizim zamanımızda geldi’ demiyor muydu?

Şimdi belediyeler de ona benziyor!

***

Belediyeler İçten İçe Çürüyor…

Her neyse büyük yazarın anma etkinliği 13 Ekim günü yazarların, şairlerin ve tabii ki çok sayıda semt sakininin katılıyla tekrarlandı.

Bu anmada ben de vardım.

Olmayan paydaşlardan biri yıllarca bu işin kotarılmasına omuz vermiş Konak Belediyesi’ydi.

Belediye buradaki anma yerine Basmane Sanathane’de başka bir program koymuş, Cevat Şakir’i orada anmayı tercih etmişti.

Kendi mahallesinde, kendi yaşadığı evin önünde bir yazarın anılması belli ki kültür müdürlüğünün ya da belediye başkanının çok da umurunda değildi.

Sonuçta anma etkinliği gerçekleşti.

Çok sayıda sanatsever, yazarın okurları, şair ve yazar dostlarımız vardı.

Ama hemen belirtelim bu anmanın başrolü semt sakinlerinin, onlar olmasa bir yazara duyulan vefa duygusu bu kadar görünür hale gelmezdi.

***

Tabii bu noktada yıllardır bu işin öncüleri olan Cengiz Özdemir ve Mustafa Dalçam’ı da unutmamak gerek.

Büyük emek onların!

Etkinliğin bir de nostalji kısmı vardı; o da geçmiş dönemde katılıp şimdi aramızda olmayanlar…

Kimdi bunlar?

Başta bu semtin ablası olarak görülen Ayşe Mayda, yazarın kızı İsmet Kabaağaçlı Noonan, “İzmir Baba” Sancar Maruflu, gülmece ve çocuk yazınının usta kalemi Muzaffer İzgü, Balıkçı’nın manevi oğlu Şadan Gökovalı…

Onları hüzünle andık.

***

Belediyelerin bir başka başarılı(!) etkinliği de neredeyse bütün salonları dernek ve vakıflara para karşılığı veriyor olmaları.

Geçen gün bir Sanat Müziği korosu şefi arayıp Konak Belediyesi’nin Güzelyalı’daki salon için aylık sekiz bin lira talep ettiğinden söz ediyordu.

Korolar genellikle emeklinin gittiği etkinliktir.

İnsanlar buralarda sosyalleşip bir araya gelmenin yolunu buluyor, bu arada müzik gibi güzel bir duyguyu da paylaşıyor.

Şimdi salonların paralı olması bu insanların ayaklarının buradan kesilmesi demektir. Bu insanlar her ay bu parayı nasıl versin?

Etkinlik yapılan salonların ücretli olması belediyeyi ruhsuz bir devlet dairesi kimliğine büründürmek anlamına gelir.

Oysa literatürde, belediye kendi beldesindeki insanların gelişiminden ve mutluluğundan sorumludur, deniyor.

Belediyeler kültür merkezlerindeki salonlara bu tarifeleri koyarken bunu Sayıştay’ın istediğini söylüyor.

Doğrudur. O halde halka bu iyice anlatılmalı.

***

Bir çift lafımız da Sayıştay’a.

Bunca adaletsizlik varken birkaç kuruşla mı tasarruf edilecek.

Mesela İmamoğlu operasyonu için 60 milyar doların heba edildiği…

Peki, Sayıştay burada neredeydi?

Şimdi üç beş emeklinin parasıyla mı bütçe düzelecek?

Bu kafa yakında panel, konser, dinleti gibi etkinlikleri yasaklar; bunlar gereksiz derse şaşmayın!

Kısacası bütün kurumlar birbirine benziyor, insanın mutlu olması düşündükleri en son şey…

https://www.gazeteyenigun.com.tr/makale/26595364/salim-cetin/belediyeler-icten-ice-curuyor

Post Views: 233
Önceki yazı

Sonraki Gönderi

Datça’dan…

Salim Çetin

Salim Çetin

Sonraki Gönderi
Datça’dan…

Datça’dan…

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.