Kumullar üzerinde “çöl gemileri”
Kuru ağızlı yaşamları taşıyor
Vahadan vahaya…
Bir kervan hikâyesinde
Mavi yıldızlı bir soğuk gök…
Güneş sıcaklığını yutmuş
Tane tane dökülen bir kızıl yer…
İki cehennem…
Yakan ve donduran…
Beyaz çöllerden habersizdik;
Sadece aşkın ıstırabını çektik
Yüreklerimizi yaktık sessizce…
Ah şu bizler!
Ah şu bizler!
Delilere ve kedilere bıraktık sevmeyi;
Sevmeden ağladık aslında;
Mecnunların sürgün şarkılarında
Kendimize ağladık
Yalnız kendimize…
Çok hüzünlendik…
Çok dertlendik ama
Hörgüçleri oynak gemilerin ardından
Çöl sıcağında uçmayı unutan
Bir bok böceği kadar
Tutunamadık yaşama…
Osman Aktaş/Erzurum














