GENÇ TÜRKLERİN ACILARI
Goethe’nin 17. Yüzyılda yazdığı “Genç Werther’in Acıları” adlı romanı, Avrupa’da intihar sayısında patlamaya yol açmıştı.
Biz, 21. Yüzyılda genç Türklerin acılarını yaşıyoruz. Her gün bir gencimiz ölüyor, yaralanıyor, dayak yiyor.
Bu suçları işleyenler de çoğunlukla yine gençlerimiz. Kimi mezara gidiyor, kimi cezaevine.
Peki, bunun sebebi nedir?
Hiç şüphesiz bir çok sebebi vardır. Ama bence en önemlilerinden biri etkilenmedir.
Sınırlı sayıda basılmış bir romanın, intihar sayısında ne kadar büyük bir artış yarattığını göz önüne alırsak, seyredilen dizilerin, filmlerin yaratacağı etkiyi bir düşünün.
Siz düşünürken, ben size yaşanmış bir olaydan örnek vereyim. ABD’de, Güney Karolina’da kovboy filmlerinden etkilenen iki silah meraklısı Jo Spillers ve Edgar Ballew, silahlarını kuşanıp düello yapmaya kalkışmışlar.
Silahlarını kılıflarından çıkaramadan ateşledikleri için, ikisi de kendini bacağından vurmayı başarmışlar ve ufak yaralanma ve ufak bir cezayla kurtulmuşlar.
Bunların yaptıklarına gülüp geçilebilir ama ölen gençlerimiz, öldüren gençlerimiz için gülüp geçme şansımız yok. Onlar, her gün yeni bir acıyla yüreğimizi dağlıyorlar.
Siz, kadın söz dinlemezse dövülür, aldattıysa öldürülür diyen İbrahim Tatlıses’e, en çok izlenen televizyon kanallarında yıllarca şov programı sundurtursanız, siz her diziyi mafya kahramanlarından oluşturup, iyi mafyanın insanları öldürmesini, insanları dövmesini meşrulaştırırsanız…
Bunlar da yetmezmiş gibi, yargıya güveni de yok ederseniz, gençlerin ümitlerini, hayallerini ellerinden alırsanız, sonuç elbette bu olur.
Küçük Temel’i meslek öğrensin diye başka bir şehirde yaşayan bir terzinin yanına çırak vermişler. Temel yıllarca çıraklık yaptıktan sonra genç bir delikanlı olarak ailesini ziyarete gitmiş.
Babası Dursun merakla sormuş; “ Nasi uşağım, terziliğu öğrendun mi? “
Temel gururla cevap vermiş ;” Amacimun yarisuna ulaştum babaciğum! Şimdiluk dikilmuş şeyleru sökebileyrum. İnşallah zamanu gelunce dikmesinu de öğreneceğum!”
Gerçi sizin için hava hoş. Çünkü siz de küçük Temel gibi amacınızın yarısına ulaştınız.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün istediği; fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür gençlik yerine, siz dindar ve kindar gençlik istemiştiniz ya…
Gençlerimizi dinden soğutsanız da en azından kindar bir gençlik yaratmayı başardınız.
Yani küçük Temel gibi:
Ne kadar gurur duysanız az!
Ulvi Puğ














