DEDEKTİF OLMAYA GEREK YOK
Fıkra bu ya, Sherlock Holmes’un yazarı Sir Arthur Conan Doyle, uçakla İstanbul’a gelmiş ve Temel’in taksisine binmiş.
Ünlü yazarın valizini bagaja yerleştiren Temel; “Sizu nereye götürebilirum , Bay Doyle?” diye sormuş.
Doyle, Temel’in kendisini tanımasına şaşırıp, adını nasıl bildiğini sormuş merakla.
“Sizu daha önce hiç görmedim efendum!” demiş Temel “Fakat bu sabahki gazetede İstanbul’a tatule geleceğiniz yazayidu.
Sağ işaret parmağındaki mürekkep lekesu bana sizin bir yazar olduğunu gösterdu. Giysilerinuzden Türk değul bir İngiluz olduğunuz çok belliydu. Ben de tüm bu bilgileru birbirine ekleyerek, sizin Sir Arthur Conan Doyle olduğinuz sonucuna vardım. “
Doyle, “Bu gerçekten inanılmaz,” diye cevaplamış Temeli ve eklemiş “Sen benim kurgusal kahramanım Sherlock Holmes’un, gerçek yaşamdaki tam bir karşılığısın!”
Temel bu iltifat karşısında biraz mahçup şekilde, “Şey Efendum!” demiş “Tabii bu sonucu çıkarmamda, valizinizinizun üstünde adinizun yazilu olmasinun da birazcuk katkisu olmuş olabilur!”
Türkiye’de öyle gelişmeler oluyor ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere armağan ve emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin nereye sürüklendiğini anlamak için dedektif olmaya hiç gerek yok.
İşte son örneği;
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bu vatanı düşman işgalinden kurtardığımız Kurtuluş Savaşımızın, müfredattaki adının Milli Mücadele olarak değiştirileceğini “Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” sözleri ile ilan etmiş.
Ekleyin üstüne daha önce söylenen;
Yeni Türkiye’yi inşallah herkes kabullenecek!
Lozan hezimet,
Atatürk Devrimleri toplumsal travma,
Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’a korkaklık,
Misak-ı Milli dert,
Cumhuriyet Osmanlı’nın reklam arası,
İki ayyaş, gibi sözleri…
Niyetleri gün gibi açık.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurtardığı bu vatandan, onun kurduğu bu Cumhuriyetten Atatürk adını çıkarmak.
Yıllar önce, konuşmacı olduğum bir toplantıda, bir hanımefendi, “ Ulvi bey! Atatürk ne yapmıştır? Bana bir cümlede özetler misiniz?” diye sormuştu.
Ben de ağzımdan ilk defa dökülen şu sözlerle cevap vermiştim;
“Atatürk;
Ümmetten Millet,
Enkazdan devlet,
İstibdattan Cumhuriyet yaratmıştır.”
Evet, bugün ne yazık ki Atatürk’ün saraydan alıp Türk Milletine emanet ettiği Egemenliğimizi, bu BamBaşkanlık Sistemini kabul ederek, adeta götürüp kendi elimizle başka bir saraya teslim etmiş durumdayız.
Bence olan bitenin özeti bu!
Şimdi yapmaya çalıştıkları da bence:
Milletti Ümmette,
Devleti Enkaza,
Cumhuriyeti İstibdata döndürmek.
Bunu anlamak için de Sherlock Holmes olmaya hiç gerek yok.
Yazılanları okumanız yeterli.
Ben de Yusuf Tekin’e, Kurtuluş Savaşı ile Milli Mücadele sözlerinden bir paçal yaparak cevap vereyim.
Yusuf Bey, siz müfredatınıza ne yazarsanız yazın! Biz çocuklarımıza bu; En Kutlu, En Meşru savaşımızı hep KURTULUŞ SAVAŞI olarak anlatmaya devam edeceğiz!
Paçala gelince; oradan da yeni mücadelemizin adı çıkıyor,
Kurtuluş Savaşının, Kurtuluşu ile Milli Mücadelenin Mücadelesini alıp Kurtuluş Mücadelemizi sürdüreceğiz.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bir türlü içlerine sindiremeyen bu zihniyetten Kurtuluş Mücadelemizi.
Sir Arthur Conan Doyle Peçeli Kiracı öyküsünde, kahramanı Sherlock Holmes’e söylettiği şu sözle bitirelim yazımızı:
“Eğer adalet diye bir şey yoksa, bu dünya kötü bir şakadan ibaret demektir.”
Yarattığınız, kötü bir şaka gibi bu dönemi bitirip, Türkiye’yi Atatürk aydınlığına yeniden kavuşturana kadar Adalet ve Demokrasi mücadelemiz, yani ;
Bu zihniyetten Kurtuluş Mücadelemiz hep sürecek!
Ve inşallah ilk genel seçimde bu sonucu alacağız!
Sevgi ve saygılarımla…
Ulvi Puğ














