NOT: Bu yazı 6 Temmuz’da yazılmıştır.
NATO zirvesi için alınan önlemlerin normal olmadığında hemen her yurttaş hemfikirdir sanırım…
Bilmediğimiz bir terör istihbaratı mı var?
Açıklanacak değil elbette…
Olabilir…
MİT, CIA, MI6, BND, DGSE VS.
Hepsinde de kimi ciddi bilgiler mevcut olabilir, sonuçta söz konusu olan DEVLET BAŞKANLARI…
Ama…
Benim aklıma ise başka bir şey geliyor…
Mesela şu olabilir mi, diğer ihtimal?
Ciddi…
Çok büyük bir rejimsel değişiklik için…
(İdari ve Coğrafi) bambaşka bir yapılanma için…
Bilindiği gibi…
Anayasa değişikliğinin yapılması gerekiyor…
Bir nevi İran İslam Devleti- Arap Emirliği karışık bir DEVLET DÜZENİ…
Bu durum…
Bugünkü baskıcı düzende bile öyle kolay değil…
Ancak…
Faşizmin en koyu halinde belki…
Bunun için ne gerekli?
En başta…
OLAĞANÜSTÜ HAL ilanı gerekli…
Belki de o bile yetersiz kalır…
Bir SIKIYÖNETİME başvurulur!
Çünkü geniş çaplı bir tutuklama yapmak zorundalar…
Her kesimden…
Binlerce, onbinlerce vatandaşın etkisiz hale getirilmesi gerekir hedefe ulaşmak için…
O zaman başa dönelim…
NATO ZIRVASI (zirvesi) amaçlanan için bir PROVA olabilir mi?…
şüphe…
Özgür AKLIN olmazsa olmazıdır…
Şüphe…
Bilimin temelini oluştur…
Şüphe…
Kötü niyetin panzehridir!
Mevcut güç odağı…
24 yıldır…
Hep bir manivela kullandı…
İnsanları…
Özellikle de kimi SOL KESİMİ zaaflarından vurdu…
Anımsayalım…
Yargıyı kısmen ele geçirmek için…
“YETMEZ EVET”TE Kenan Evren’in yargılanma masalını…
TEK ADAM SİSTEMİNE geçmek içinde…
15 Temmuz kalkışmasını kullanılmadı mı?
Her önemli bir hamle için…
Kılıf önceden hep hazır edilmedi mi?
Bakıp göreceğiz…
Ancak şunu da unutmayalım lütfen ne olur…
Direniş yüzünden…
Ergenekon kumpası ellerinde patladı…
İmamoğlu ve benzer davalar ellerinde patladı…
Son olarak da…
CHP’ nin ikiye bölüneceği varsayımı yapılarak…
Anayasayı rafa kaldıran…
Tam bir “yargı darbesi” olan MITLAK BUTLAN DAVASI DA…
Ellerinde patlamadı mı?
Çünkü nu hamle ile direnişi daha da büyüttüklerini görüp, derin pişmanlık yaşıyor “Mutlak Sultancılar!”…
Ne olursa olsun…
Kaç kişiyi zindana doldururlarsa doldursunlar…
Bu iş…
Öyle ya da bitecek…
Bu karanlık…
Eninde sonunda parçalanıp…
Güneş yeniden doğacak…
Hiçbir faşizan rejim…
Hiçbir mutlak güç…
Halka rağmen o halka sonsuza dek hükmedemez..
Bu hayatın gerçekliğine aykırıdır…
Zaten…
Öyle olmadığı tarihin kara kaplısında da yazılıdır…
Filipinler diktatörü Markos’un karısı…
Kaçarken…
Binlerce çift ayakkabılaından bir çiftini bile yanında götürememiştir…
Kaçış…
ABD desteğine rağmen…
Böylesi bir perişanlık ve rezillik içinde olmuştur…
Esenboğa’yı riskli ve uzak görüp…
Etimesgut’a 10 milyar gömmekte kurtulunamaz …
Sonuçta…
Arada yine bir mesafe var değil mi?
Doğum bazen…
Çok sancılı ve acılı olur…
Ama yine de olur!…














