MEŞALEYİ TAŞIMAK
Genç bir gazeteci Ernest Hemingway’e sormuş;
“Elinizde bir meşale taşıdığınız zaman vahşi hayvanlar size dokunmazmış. Bu doğru mudur efendim?”
Hemingway tebessüm ederek cevap vermiş:
“Evladım, bu sizin o meşaleyi ne kadar hızla taşıdığınıza bağlıdır!”
Gazi Mustafa Kemal Atatürk İstiklal meşalesini 19 Mayıs 1919’da yakıp eline almıştı.
Meşaleyi öyle hızla taşıdı ki, 7 düvele karşı verilen Kurtuluş Savaşı, bütün hazırlıkları ile birlikte 3 Yıl 4 ay gibi kısa bir sürede bitti.
Dün de Sayın Özgür Özel Siyasi İstiklal Meşalesini yakıp eline aldı.
Bu iktidarın bizim düşmanımız olmaması gibi, bu hareket de elbette bir savaş değil!
Ama bence bir; KURTULUŞ, BAĞIMSIZLIK VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ olduğu da tartışılmaz!
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere armağan ve emanet ettiği Cumhuriyetimizi:
Adeta, Seçilmiş Krallık haline dönüşen bu BamBAŞKANLIK Sisteminden KURTARMAK için!
Yargıyı TAM BAĞIMSIZ,
Basını ve milleti ÖZGÜR hale getirmek için!
Kısacası; Cumhuriyetimizi yeniden Atatürk Aydınlığına kavuşturmak,
Milletimizi artık sürdürülmesi imkansız hale gelmiş olan bu yaşam koşullarından kurtarıp; cinsiyetine, dinine, mezhebine, etnik kökenine, siyasi görüşüne, yaşına bakılmaksızın, tüm insanlarımızın eşit ve onurlu vatandaşlar olarak insan onuruna yakışır bir yaşam sürecekleri TÜRKİYE için, Hukuk ve Demokrasi kuralları çerçevesinde verilecek Siyasi Bir Kurtuluş, Bağımsızlık Ve Özgürlük Mücadelesi!
İşte, dün (21 Temmuz) bu mücadelenin Meşalesi Yakıldı!
Ve Hemingway’ın dediği gibi, bu mücadelenin başarılı olması, bu meşaleyi ne kadar hızlı taşıdığımıza bağlı.
Ben dün itibarıyla CHP üyeliğimden istifa ederek meşalemi elime aldım!
Yeni parti kurulunca da hemen üye olacağım!
Bence, yeni parti kurulunca ilk eylemi de tüm yurtta gece meşalelerle yapılacak bir yürüyüş olmalı!
Karanlıktan, yeniden Atatürk Aydınlığına kavuşmanın heyecanı ve Kurulacak Yeni Partinin Vatanımız, Milletimiz ve Demokrasimiz için hayırlı olması dileğiyle!
Ulvi Puğ














