Zaman, mekân ve çağ bazen önemli fırsatların kapısını aralayabilir. Önemli olan, o tarihsel anı yakalayacak pratik zekayı ve iradeyi gösterebilmektir. “Butlan” kararından sonra zorunlu olarak kurulan Yeni Parti, önemli bir tarihi fırsatı yakalayabilir mi? Evet, bu mümkündür; zira Türkiye Cumhuriyeti önemli bir dönemeçtedir. Mevcut kaos ve diktatörlük hevesi, ancak evrensel anlamda yeni bir sosyal demokrasi programı siyasal bir alternatif haline gelirse bertaraf edilebilir.
Siyasetin bu denli kirlendiği ve ülkeyi hızla otoriterleşmeye sürüklediği bu zaman diliminde, norm devlet eksenine dönüşün en önemli reçetelerinden biri —hem program hem anlayış itibarıyla— sosyal demokrat bir çizgedir.
Özgür Özel ve ekibi böyle bir programın önderliğini yapabilir mi, bekleyip göreceğiz. Şüphesiz siyaset ciddi bir uğraştır. Bir ülkede ana muhalefet olmak ve siyasi iktidara alternatif oluşturmak, derinlikli bir birikim ve ciddiyet gerektirir. Sadece “İktidar partisi kötüdür, biz daha iyiyiz” şablonu üzerinden siyaset yaparak yol alınamaz. Kalıcı bir başarı, toplumda güven uyandıran ciddiyette bir makro programı uygulamakla mümkündür.
Yeni Parti’nin yeni fırsatlar oluşturması için sosyolojik ve siyasal zemin hiç olmadığı kadar mevcuttur. Sosyal demokrasi programını uygulama noktasındaki en büyük engellerden biri, ülkede yıllardır süren silahlı çatışma ortamıydı. Bugün silahların ebedi olarak susması ve Meclis’e gelmesi muhtemel bir Kürt sorunu çözüm paketi, gerçek anlamda bir demokrasi umudu doğurmaktadır. Yarım asırlık bir çatışmanın sona ermesi, hem Türkiye hem de siyasal partilerin değişim ve dönüşümü için tarihi fırsatlar sunmaktadır.
Yeni Parti ve Özgür Özel ekibi, topluma güven veren bir program ve söylem inşa edebilirse AKP’nin 24 yıllık iktidarını sonlandırabilir. Bunun için:
Cumhuriyet Paradigmasını Yenilemek: 20. yüzyılın başlarındaki dar katı kalıplardan sıyrılmalı, bütün ülkeyi kucaklayacak kapsayıcı bir siyasi program önermelidir.
Sivil Siyaset: Devletçi kodlardan kurtulup sivil siyasetin ana öznesi haline gelmelidir.
Parti İçi Demokrasi ve Yasal Reform: Kaos üreten lider oligarşisini besleyen Siyasi Partiler Yasası’nın evrensel hukuk normlarıyla değiştirilmesine önayak olunmalıdır.
Halkı Öznelleştirmek: Yurttaşları birer “seçmen nesnesi” gibi görmek yerine, onları doğrudan siyasetin öznesi yapacak kanallar açılmalıdır.
Ön Seçim Güvencesi: Bütün milletvekili ve belediye başkanı adaylıklarında, tüm üyelerin katılımıyla yapılacak ön seçim yasasını savunmalı ve uygulamalıdır.
Toplumsal Meselelerde Cesaret: Özellikle Kürt sorunu, Alevi sorunu ve gayrimüslimlerin taleplerinin çözümünde cesur davranılmalıdır. Dünya genelinde bu tür makro sorunların tarihsel olarak sosyal demokrat partiler tarafından çözüldüğü bilinciyle hareket edilmeli ve bu özgüven topluma yansıtılmalıdır.
Sivil Toplum ve Emekle Dayanışma: Başta emek cephesi olmak üzere sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve üniversitelerle kopmaz bağlar kurulmalıdır.
Siyaseti Demokratikleştirmek: Siyaset yapmanın fahiş maliyetli bir uğraş olmaktan çıkarılıp her yurttaşın katılabileceği şeffaf ve erişilebilir bir alana dönüştürülmesine öncülük edilmelidir.
Yeni Parti bu iradeyi ortaya koyar mı? Bu yönde bir ışık var mı? Biz temennilerimizi yazdık..
25/07/2026 İmran Adsay














