sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Gidersen Yıkılır Bu Kent…

ASAF DEMİRHAN Ekleyen ASAF DEMİRHAN
Temmuz 25, 2026
in YAZARLAR
0
Gidersen Yıkılır Bu Kent…
0
Paylaş
3
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Gece yarısı balkon kapısını açtığım anda yağmur yüzüme çarptı.

Öyle bir yağmurdu ki damlalar gökten değil, bendi yıkılmış bir barajdan boşalıyordu sanki. Kapıyı hemen kapattım. Odanın karanlığına döndüm ama uyku bir daha gözlerime girmedi.

Böyle gecelerde aklıma hep sokakta yaşayan insanlar gelir. İnsan sıcak evinde yağmuru dinlerken, başka biri aynı yağmurun altında geceyi atlatmaya çalışıyordur.

Sabah saatin alarmıyla uyandığımda hemen balkon kapısına gittim.

Parmaklarımdaki rahatsızlık nedeniyle ışın tedavisi için evin yakınındaki hastanede randevum vardı.

Gökyüzü tertemizdi. Gecenin fırtınasında eser kalmamıştı. Güneş doğmuştu. Yağmur şehri yıkamış, Kaldırımlar parlıyor, sokaklar ışıldıyordu.

Geceyi sokakta geçirmek zorunda kalanlar için bu temizlik kenti ve ülkeyi yönetenlerin içine ne kadar işliyordu acaba?

Apartmandan çıkınca iki yana dizilmişti beton binalar bir karabulut gibi üstüme çöktü. Ne bir park ne de gölge verecek bir ağaç vardı.

Yıllar önce bu sokağın ön cephesi yeşile bakarmış. Park ve bahçelerin yerinde Şimdi ise bankalar, ofisler, yükselen beton binalar birbirine omuz veriyor.

İnsan, betonların arasında yaşamaktan çok çalışmak için var edilmiş gibi hissediyor.

Hastanenin önündeki dev inşaatta; aklınıza gelebilecek büyük inşaat araçları çalışıyordu. Onların gürültüleri sabahın sessizliğini parçalıyor, hastanenin odalarına kadar ulaşıyordu.

İçeride yatan hastaları düşündüm. Belki gece boyunca ağrı çekmişlerdi. Belki yeni ameliyattan çıkmışlardı.

Ama dışarıdaki dünya onların acısını duymuyordu.

Rant, insanın ağrısını da sızısını da umursamıyordu.

Sarı baretli inşaat işçilerine “Guten Morgen” dedim.

Onlar da aynı içtenlikle gülümseyerek karşılık verdiler.

Şehir büyüyor, binalar yükseliyor, şirketler kazanıyordu. Ama insanın en temel ihtiyacı olan sessizlik, hiçbir yatırım planında yer almıyordu.

Randevum hastanenin arka cephesindeydi.

Köşeyi dönünce gürültü bir anda kesildi. Bu sessizliğin içinde yere uzanmış birini gördüm.

Yirmili yaşlarında bir delikanlıydı.

Duvar dibinde kıvrılmıştı.

Altında yıpranmış kartonlar, üstünde ince bir battaniye vardı.

Sığındığı kuytuda çıkıp güneşli köşeye geldiği belliydi. Ne kartonları ıslanmıştı ne de battaniyesi. Güneş yüzüne vuruyordu. Derin bir uykuya dalmıştı.

Yüzü çocuk gibi şirindi. Sakallarının arasında hâlâ kaybolmamış bir masumiyet vardı.

Sol kolunu başının altına koymuş

Sanki sokakta değil de ana kucağında uyuyordu.

Uyandırmamak için sessizce yaklaştım. Fotoğrafını çekerken orta yaşlı bir kadın yanıma yaklaştı.

Fısıltılı bir sesle: “Gençler sokakta böyle uyurken insan mutlu olur mu?” dedi.

Cevap beklemeden yürüyüp gidince uzun süre onun sözlerinin etkisinde kaldım.

Son yıllarda evsiz insanlar, şehirlerin alışılmış manzaraları oldular.

Basına yansıyan haberlere göre yetkililer çözüm üretmek yerine  bu insanlara para cezaları, şehir merkezinde uzaklaştırma kararları ve zaman zaman hapis cezaları veriliyor.

Oysa bunların hiçbiri insanı yeniden hayata bağlamıyor.

Çünkü insanı sokağa iten yalnızca yoksulluk değildir.

İşini, evini, çevresini kaybedenler…

Ağır bir depresyon, bağımlılık yalnızlık….

Vicdanın bile paraya tahvil edildiği bir düzende bunlara daha onlarca sebep eklemek mümkündür.

Yıllar önce terzi atölyesine gelen eski Doğu Almanyalı yaşlı bir müşterim şöyle demişti:

“Burada her şey var; buranın bolluğuna aldanıp duvarı yıktık ama paran yoksa bolluk neye yarar? Eğer geceleri şehir merkezine çıktıysan korunaklı köşeler evsiz insanlar dolu” demişti. Onun bu sözlerini asla unutmam.

Şehirler büyüyor. Hatta modernleşiyor. Ama evsiz barksız kimsesiz insanlar da çoğalıyor.

Bir süre sonra sokak onlar için korkutucu olmaktan çıkıyor.

İnsan soğuğa, açlığa, yağmura, polis sirenlerine…

Uyurken çantasını koluna dolamaya bile alışıyor. 

Acı olan Bir süre sonra sokak, bütün tehlikesine rağmen bu insanlara toplumdan daha vicdanlı geliyor.

Çünkü sokak, kimseye ait olmadığını en baştan söylüyor.

Hayat ise önce aitmiş hissi veriyor, sonra insanı sessizce dışarı bırakıyor.

Radyoloji bölümüne geldiğimde aklım hâlâ o gençteydi.

Bir insanın sokak ortasında, sabah güneşinin altında bu kadar derin uyuyabilmesi için kim bilir ne kadar yorulmuş olması gerekiyordu.

Belki yalnızca bedeni değil…

O sabah şu aklıma geldi:

Bir şehrin gerçek zenginliği, gökdelenlerinin yüksekliğiyle değil; en çaresiz insanına gösterdiği merhametle ölçülür.

Yağmur durmuştu.

Güneş açmıştı.

Kaldırımlar tertemizdi.

Ama vicdanın üzerindeki kiri hiçbir yağmur temizleyemiyordu.

Yakın zamanda yitirdiğimiz Ahmet Telli’nin dizeleri o an zihnimde usulca yankılandı:

Belki de bu yüzden Ahmet Telli’nin , “Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider

Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında

Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki

Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar

Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı

Üşür müydük nar çiçekleri ürperirken…”dizesi artık bana bir sevgiliyi değil, sokakta sessizce uyuyan o genci hatırlatıyor. Çünkü bir kent, en çok en çaresiz insanını kaybettiğinde de yıkılıyor.

Asaf Demirhan/ Dortmund 

Post Views: 59
Önceki yazı

Timsahlar ve kediler arasında: BAŞKA BİR İNSANLIK MÜMKÜN

ASAF DEMİRHAN

ASAF DEMİRHAN

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
İSTİFA VE İSTİĞFAR

İSTİFA VE İSTİĞFAR

Şubat 11, 2026
DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK -1

DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK-6

Mayıs 21, 2025
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Gidersen Yıkılır Bu Kent…

Gidersen Yıkılır Bu Kent…

Temmuz 25, 2026
Timsahlar ve kediler arasında: BAŞKA BİR İNSANLIK MÜMKÜN

Timsahlar ve kediler arasında: BAŞKA BİR İNSANLIK MÜMKÜN

Temmuz 25, 2026
Urla Günlükleri…

Urla Günlükleri…

Temmuz 25, 2026
İNCİR YAPRAĞI MI, ACİL SERVİS Mİ?

İNCİR YAPRAĞI MI, ACİL SERVİS Mİ?

Temmuz 25, 2026

Güncel Haberler

Gidersen Yıkılır Bu Kent…

Gidersen Yıkılır Bu Kent…

Temmuz 25, 2026
Timsahlar ve kediler arasında: BAŞKA BİR İNSANLIK MÜMKÜN

Timsahlar ve kediler arasında: BAŞKA BİR İNSANLIK MÜMKÜN

Temmuz 25, 2026
Urla Günlükleri…

Urla Günlükleri…

Temmuz 25, 2026
İNCİR YAPRAĞI MI, ACİL SERVİS Mİ?

İNCİR YAPRAĞI MI, ACİL SERVİS Mİ?

Temmuz 25, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Gidersen Yıkılır Bu Kent…

Gidersen Yıkılır Bu Kent…

Temmuz 25, 2026
Timsahlar ve kediler arasında: BAŞKA BİR İNSANLIK MÜMKÜN

Timsahlar ve kediler arasında: BAŞKA BİR İNSANLIK MÜMKÜN

Temmuz 25, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.