sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa KONUK YAZAR

Bir valinin evinin bahçesinden bugüne: Adli tıp ve mesleki özerklik

Zeki Gül Ekleyen Zeki Gül
Mayıs 25, 2024
in KONUK YAZAR, YAZARLAR
0
Bir valinin evinin bahçesinden bugüne: Adli tıp ve mesleki özerklik
0
Paylaş
0
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Hekimlik dünyanın en eski mesleklerinden. Kadim oluşu “İlk hekim ah sesine koşan ilk insandır” tarihselliğine uzanır. 

Bu köklü geçmişe rağmen, başta adli rapor düzenleme olmak üzere mesleki özerkliğin eldesi ve korunması için tıp tek başına yeterli değildir. 

Bir toplumda tıp alanında mesleki özerkliğin varlığı ve yokluğu kadar sınırlılıklarında da o coğrafyanın kültür ve zihniyet haritası çok belirleyici. Bu noktada başat rollerin ön safında basın ve gazetecilik gelir. Denebilir ki basın özgürlüğünün olmadığı bir ülkede adli hekimliğin mesleki özerkliği mümkün değildir.

Bu bağlamda ülkemiz adli tıbbının özgür basın ve gazeteciliğe bir şükran borcu var. Gün olur bir adli tıp müzesi kurulursa bu ülkede, misal Sevgili Duayen Gazeteci Celal Başlangıç için özel bir yer açılmalı. Güle güle güzel insan…

Mesleki özerklik salt otorite ve muktedirler tarafından zedelenmez. Bazen kendimize rağmen sağlanması asıl zorluğudur. 

Huylar ve değerler, hasılı ahlaki ve etik normlar karşıtlarının hiçliğinde görünmez olur. Bu yönü ile biraz bedenimizdeki hormonlara benzerler. Misal östrojen kadınlık, testesteron erkeklik hormonu olsa da eser miktarda östrojen erkekte, testesteron ise kadında mutlak vardır. Aynen tüm cinslerde insülin yanı sıra kontrinsüliner hormonların varlığı gibi. 

Ölüme karşı yaşamın, hastalıklara karşı esenliğin, adaletsizliğe adli raporlar üzerinden adaletin yanında yer alma potansiyeli tıbbı, muktedirlerin hedefi kılar. 

İşkence ve kötü muamele ile mücadele, insan hakları savunuculuğu diğer meslek örgütleri için özünde demokrasi mücadelesi olabilir. Ama hekim meslek örgütleri için bu mesleki bir başlıktır, yasal ve etik sorumluluk almanın da ötesinde koruyucu sağlık hizmetlerimin bir parçasıdır. Aynen hastalıklardan korumak için toplumun aşılanması gibi.  

Türkiye’de gözaltında işkence ve kötü muamele bağlamında kamu çalışanlarının yargılanıp ceza aldığı ilk örnek yanılmıyorsam 1998’de Aydın’da Baki Erdoğan davasıdır. Yine ilklerden birisi ‘Manisalı Çocuklar’ davasıdır. Her ikisinde de cezaya esas rapor TTB (İzmir Tabip Odası) muayene ve rapor komisyonuna aittir. Resmi adli raporlarda işkence bulguları yer almamıştı. Mesleki özerkliğin adli raporlandırmada yeniden tesisinde hekim meslek örgütü tarihsel bir dönüştürücü olmuştur. 

‘Birleşmiş Milletler, İşkence ve Diğer Zalimane İnsanlık Dışı Aşağılayıcı Muamele veya Cezaların Etkili Biçimde Soruşturulması ve Belgelendirilmesi için EI Kılavuzu: İstanbul Protokolü”ne giden yol TTB’nin öncülüğünde bu deneyimlerden yola çıkmıştır. Sevgili Türkcan Baykal tüm bunları bir gün kitaba dökse ne güzel olur.

Aydın’daki davayı TTB adına ben de izlemiştim. Mahkeme salonu sivil ve silahlı emniyet çalışanlarınca önceden adeta işgal edilmişti. Karar açıklanınca salondaki kısıtlı birkaç izleyiciye saldırılmış, gazetecilerden Ahmet Şık ve Milliyet’ten Mert arkadaşlar yaralanmış, bir başka kişinin kalın bağırsağı patlatılmıştı. Radikal’den Celal Başlangıç, Cumhuriyet’ten Necati Aygın da oradaydı. Ben ve Avukat Gül Kireçkaya karar açıklayan hakimin kürsüsüne çıkarak korunabilmiştik.    

Sonrasında saldırılar sokakta da sürmüş, salondaki üç avukat, ben, Baki Erdoğan’ın babası elbette savcı mahsur kalmıştık. Savcı bir saat sonra bizlere ‘Şu an Aydın’da tek güvenli yer valinin evi’ diyerek bu beş kişiyi ek güvenlik önlemleri ile valinin evinin bahçesine bırakmıştı. (vilayet konağına değil evine!)

Basının bundan haberi olamamıştı. Celal Başlangıç’a telefon ile aktardığımızda tüm başlıklar ve yazı içerikleri değişmişti. Sonrasında birkaç gün birçok gazetede bu konu gündem olmaya devam etmişti.

Geçmişte objektif ve bilimsel formda veril(e)memiş adli raporlar, bu ülkenin salt demokrasi değil adli tıp tarihinin de kara deliğidir. Veril(e)memiş her tıbbi rapor bir malpraktistir, işkence ve kötü muameleye dahil olmaktır. TTB bu sürece dahil olarak, üyesi meslektaşlarının mesleki özerkliği için çaba harcamanın ötesinde, yasalarca da bir insanlık suçu olarak tanımlanmış ve zaman aşımı olmayan bu suçun hekimlerin dolaylı faili olmasının önüne geçmeyi amaç edinmiş ve müesses nizamca hedef kılınmayı göze almıştır.

Adli hekimlikte mesleki özerkliğe yönelik bir başka tehdit, salt kendisi ve benzerleri için insan haklarını önceleyen odakların varlığıdır. Misal, Mine G. Kırıkkanat’ın İstanbul Tabip Odası seçim gününe denk düşürdüğü ‘Düzmece Rapor Uzmanı’ başlıklı Cumhuriyet gazetesinde yer alan yazısı, kanımca adli tıpta mesleki özerkliği hedef alan müesses nizamın iz düşümü bir tercihtir. 

Demiştim ya, huylar ve değerler hormonlara benzer. Hele bahis adli tıp ise. Kalem serbestliği ile basın özgürlüğü aynı şey olmasa gerek. 

Adli hekimliğin mesleki özerkliğinde salt görevlerini yaparak katkı sunan tüm basın emekçileri şahsımda aramızdan erken ayrılan Celal Başlangıç ve elbette Cumhuriyet İzmir bürodan Sevgili Necati Aygün’e şükran ve özlemle…

Sağlıcakla kalın. 

KAYNAK: https://www.evrensel.net/yazi/94880/bir-valinin-evinin-bahcesinden-bugune-adli-tip-ve-mesleki-ozerklik

Post Views: 236
Önceki yazı

Datça’dan selam var…

Sonraki Gönderi

BİR KARDEŞ ŞARKISI

Zeki Gül

Zeki Gül

Sonraki Gönderi
BİR KARDEŞ ŞARKISI

BİR KARDEŞ ŞARKISI

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.