Geçen gün sosyal medyada birine bir şeyler yazacacağım fakat cümlenin sonu gelmiyor; ‘arkadaşım’ diye mi hitap edeyim yoksa ‘dostum’ diye mi?
Dostum sanki daha yoğun, kıvamı katı; arkadaşım ise Elif Şafak’ın deyişiyle daha hafif, şekerli muhallebi tadında…
İkisi de olur ama biri daha şık durur, bizim ilişkilerimizi daha iyi tarif eder.
Sonuçta yaşadıklarımızın uzunluğu ve yoğunluğu ona benim dostum dememin daha doğru olacağı gerçeğine götürdü beni.
Ben de ‘dostum’ diye yazdım.
Peki, bu kadar üstünde durmaya değer bir konu mudur bu?
Sanırım değer.
***
Dil böyle bir şey, incelikleri içeriyor ve ustalık buradan ortaya çıkıyor.
Bir yandan da kendi kendime söyleniyorum:
“Yahu bunca hay huy içinde şairin sitemle bize hatırlattığı incelikler bu devirde ne kadar geçerli!”
Olsun, ben Gülten Akıncıyım, onun zarif olmayı ve nüansların altını çizmeyi öneren dizelerinin1 tarafındayım.
İsterseniz başka örneklerle devam edelim:
***
Bir zaman kent ve şehir sözcükleri de benim için böyleydi; kent sanki çağrışımı daha az, şehir ise yaşanmışlığı, içindeki hatıraları daha çok barındırandı.
Son zamanlarda bakıyorum, ‘değerli’ ve ‘kıymetli’ sözcükleri de böyle…
Kıymetli sözcüğü diğerinden bir adım önde gibi.
Ne oldu ‘değerli’ye? Doğrusu bilmiyorum!
Bilmiyorum ama bildiğim; sözcüklerin bir yol haritasının olduğu, içerdikleri anlamın, bize anlattıklarının zamana göre değişebildiği, birinin diğerinin önüne geçebildiğidir.
Başka bir şey daha var ki o daha vahim, her dönem ve her daim aynı kelimelerin arkasından gitmek, onların tarif ettiği kural, anlam ve dünyaya sadakatle bağlı kalmak. Nüansı, çağrışımı, değişimi dikkate almamak…
Bürokraside bu çok olur, karşılaşmışsınızdır, “Efendim yönetmelik böyle diyor, ben ne yapayım!” diyenleri bu taifeden sayabilirsiniz!
İşte onlar, bilinsin ki henüz “dost”la, “arkadaş”ın; “değerli”yle “kıymetli”nin farkında olmayanlardır.
İncelik onlara henüz uğramamış, burunları üstüne düşen gözlükleri arkasından vatandaşa yönetmelik maddeleri saymak onlar için en büyük marifet. Gerisi teferruat.
Oysa şeytan da bu teferruatta gizli, ne hikmetse!
** *

Geçen gün bir vesileyle karşılaştığımız sanat müziğinin önemli ismi, bestekâr Selim Öztaş’ın anlattıkları bana yukarıdakileri hatırlattı.
İncelikten yoksunluk, sanat insanlarına değer vermemezlik, falan…
Öztaş, belediyeden yardım ve katkı istediğinde her seferinde kendisine yönetmeliğin genel kurallarını hatırlatan biriyle karşılaştığını söylüyordu.
Belli ki karşıdaki için Öztaş’ın TRT geçmişi, bir zamanlar dilimize pelensenk olan “Güz Gülleri” gibi bestesinin önemi yoktu.
Üstelik 90’lı yıllardan 2 binli yılların ortasına kadar Öztaş’ı belediyenin müzik etkinliklerine epey çağırmışlığımızın olduğunu hatırlıyorum.
Bu da bilinmiyor belli ki!
Bedri Rahmi’nin dediği gibi:
“Herifçioğlu Sen Mişel’de koyuvermiş sakalı/ Neylesin bizim köyü, nitsin Mahmut Makal’ı” hesabı.2
***
Selim Öztaş da kim oluyor; sanata verilen emek, yürünen onca yolun ne önemi var ki!
Tek gerçek, yönetmeliğin maddesi.
Bazen kelimelerin karşılamadığı ya da kullananın farkına varamadığı nüans ve incelik yoksunluğu hayatı nasıl da karabasana çeviriyor!
Tabii yaklaşım bu olunca Selim Öztaş bir apartmanın alt katını kiralayarak müzik çalışmalarına orada devam ediyor.
Gelgelelim, bu durumda bir sanatçıda haklı sitem ve kırgınlığın olmaması herhalde beklenmez!
Ama ben de kendi adıma iki kuruma sitem etmek istiyorum, biri uzun yıllar çalıştığım Konak Belediyesi’ne.
Sanatçıya değer vermediği için.
İkinci sitemim de TRT’ye…
Kendi sanatçısına sahip çıkmadığı için…
Böylece bu hoyratlıkla hep birlikte güz güllerini solduruyoruz galiba…
……………….………..
1 Gülten Akın’ın “İlkyaz” şiirinin girişinde yer alan “Ah, kimselerin vakti yok/ Durup ince şeyleri anlamaya” dizelerine göndermeyle… (Seyran-Bütün Şiirleri, Gülten Akın, Can Yayınları, 1982, s.121)
1 Şairin, “Sakal Makal yahut Aferin Oğlum Ahmet Sen Bu Yolda Devam Et” şiirinden… (Dol Karabakır Dol-Bütün Şiirleri, Bedri Rahmi Eyüboğlu, İş Kültür Yayınları, 19. Basım: Nisan 2018, s.182
KAYNAK: https://www.gazeteyenigun.com.tr/makale/22787158/salim-cetin/guz-gulleri-solmasin














