sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa GENEL

Ahmet Telli…

İlhan Çifçi Ekleyen İlhan Çifçi
Temmuz 13, 2026
in GENEL, GÜNCEL, KÖŞE YAZISI, KÜLTÜR VE SANAT, ŞİİR, YAZARLAR
0
Ahmet Telli…
0
Paylaş
6
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Bu yazı. 4 Temmuz 2023’te, 2017 yılında katıldığı bir etkinlikte, 0 güne kadar 26. baskısını yapmış “Dövüşen Anlatsın” kitabından bir şiiri okumaktan yargılanan ve ceza alan Ahmet Telli için 5 Temmuz 2023 tarihinde yazılmıştı. Duruşmadan çıktıktan sonra yaptığı basın açıklamasında ve verdiği röportajlarda, bence gerekli her şeyi söylediği ve yeteri kadar yankı bulduğu düşüncesiyle, yazıyı “durumdan vazife çıkarmak gibi durur” gerekçesiyle çekmiş ve yayınlamamıştım. Şimdiyse, Ahmet Telli’nin ardından, küçük bir ekle, kendimi ifade edebilmek için yayınlıyorum.

  “…………

Sevgilimiz nar içiydi

binlerce çoğalan sesimizle

Öyle bir sevda buğusuydu ki ufkumuzu çevreleyen

dağlarda, ovalarda ve bayraklı caddelerde

kalem oynaşı kitaplarda

ve entelijansiya otağlarında

ocağımızı söndüren ateşler yaktık

ve yangınların orta yerine

alev alev tutuşarak baktık

uzun upuzun atladık

sonsuz yangınların orta yerine

…… 

İ.Ç. – 13 Mayıs 1988”

“Düşündüğü gibi yaşayamayan, yaşadığı gibi düşünür.

 Düşündüğü gibi yaşamaya adanmış bir ömür Ahmet Telli’ninki.

Ahmet Telli’nin, 1979 yılında yayınlanan ilk kitabı “Yangın yılları”na adını veren yangınlar, ergenlikle ilgili bilgilere teorik olarak vakıf olduğumuz ama ergen olmaya fırsat bulamadığımız yıllarda yanıyordu. Orta yerine düştüğümüz yangınlar, işte o yangınlardı.

Bununla birlikte, ilk şiir kitabını 1979 yılında yayınlayan Ahmet Telli’yle ilk tanışmam 1981 yılında, yine aynı yıl yayınlanan “Saklı Kalan” kitabıyladır. Güya şiir ve edebiyatla derince ilişkili, bir yandan Sosyal Bilimler Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencisiydim. O güne kadar adını duymadığım ve yaşadığımız, yaşamakta olduğumuz yılları böyle etkili söyleyişlerle dillendiren bir şairle tanışmak çok heyecan vericiydi.

O günkü günde kimimiz, “günlüğü eksik tutulan güz”dük. Şimdilik “usulca çekilmiş de kıyıya / eğiriyor(duk) suların köpüğünü /belli ki duymuyor(duk) dağların yalnızlığını”.

“….. ama kayalıkların karanlıklarına / hiç sığar mı(ydı) bir dağın yalnızlığı”

Ve yenik, suskun, öfkeli, “saklı yalnızlığını”, “acıya dönük yüzünü”, “solgun bir gülümseyişle” “bekleyişin gizinde taşıyan”a sesleniyordu:

“…..

ey alıngan susuşundan, üzünç

gibi öfkesinden kan sızan

kalbini suların göğsüne bastır

duyacaksın kalbimizin atışlarını”

Bizi, kendimizi devamı saydığımız yoldaşlarımızı ve top yekûn yaşananları bir çırpıda, bunca yumuşak, bir o kadar derin ve güçlü söyleyen bir şair!..  O zamana kadar yaptığım/yaptığımız şiir okumalarının yanına, Ahmet Telli ve devredaşı şairler  okumaları eklememin de başlangıcı olmuştu bu  tanışma.

Ocağımızı söndüren ateşleri yaktığımız kavgalarımızın kör ve sağır edici tahammül edilmez rabarbasında, gözden kulaktan kaçırdığımız dönem şairleri Adnan Özer, Adnan Yücel, Turgut Uyar, Ali Yüce, Ece Ayhan, Metin Altıok, İsmet Özel, “Arkadaş” Zekai Özger, Cemal Süreya… ilk anda adını anımsayamadığım bir dolu şairi, Ahmet Telli vesilesiyle tanıyıvermiştim.

……

Seksenli yılların ikinci yarısında bir gün, şiirlerimizi paylaştığımız, zaman zaman şiirle atışmalar yaptığımız bir arkadaşımla, uzun bir ayrı düşmekten sonra gerçekleştirebildiğimiz ilk buluşmanın akşamında “Ahmet Telli okuyor musun hiç?” diye sormamla başlayan sohbetimiz, sabaha kadar sürmüştü; sohbetin öznesi hep Ahmet Telli ve şiirleriydi.

……

Yine seksenlerin ikinci yarısında sevgili dostum Tanju Kumbaracıoğlu’yla bir müzik ikilisi oluşturmuştuk. Kendi şarkılarımızı yazıyor ve konserlerimizde seslendiriyorduk. O aralar, yakın çevremden tanıdığım, Sevgili Yusuf Alper’in (Yusuf Abi) “Kanayan Şiirler” isimli kitabının ilk sırasındaki “Acılar Tecimeni” şiirine çarpılmış ve dayanamayıp şarkılaştırmıştım. Şarkının hazır olduğuna kanaat getirdiğim an, sazımı alıp Yusuf Abi’ye gitmiştim ve şarkıyı seslendirerek, uygun olduğunu düşünüyorsa iznini istemiştim. Yusuf Abi, şarkının şiirle özdeşleştiğini, iyi bir buluşma olduğunu ve beğendiğini ifade ederek, şarkıyı, deyim yerindeyse dolaşıma sokabileceğimi söylemişti. Nasıl sevindiğim, gönendiğim anlatılamaz.

Araya sıkıştırayım:

Bu şarkı, benim ve Yusuf Abi’nin beklentilerimizin aksine, ancak 2013 yılında sevgili arkadaşım Nihat Aydın ve Umuda Ezgi topluluğunun son albümü “Yola Çıkılmalı”da yer aldı.

Aynı yıllarda Ahmet Telli’nin bir şiirini de şarkılaştırmıştım ama şarkı, Ahmet Telli’yle yüz yüze gelip izin alamadığım için yalnızca dost meclislerinde çalıp söylediğimiz bir şarkı olmuştu.

2005 yılında Burhaniye Festivali’nin organizasyonunda görevliydim. Konuklarımızdan biri de Ahmet Telli’ydi; konuşmacı olacak, kitaplarını imzalayacak, okuyucularla söyleşi yapacaktı. Ahmet Telli Burhaniye’ye gelir gelmez uygun/uygunsuz bin türlü bahaneyle tüm yönetim görevlerimi göz ardı edip, onun mihmandarlığı pozisyonunu işgal ettim ve yanından ayrılmayıp tam iki günü, dolu dolu birlikte geçirdim. Sohbetlerimizin birinde şiirlerinin şarkılaştırılmasından bahsederken; gençlerin şiirlerini şarkılaştırıp kendisinden izin istediklerini, oysa bundan hoşlanmadığını, çünkü şarkı sözü ve şiirin ayrı ayrı şeyler olduğunu; buna karşın, onca emek vermiş gençleri kıramadığı için gönülsüzce evet demek zorunda kaldığını söylemişti. Bu sözlerden sonra “Ben de böyle bir şey yaptım ve sizden izin almayı umuyordum” diyemedim. Utandım tabii ki. Böylece o şarkı “dost meclisi şarkısı” olarak kalmaya devam etti.

Ahmet Telli ve şiiri hakkında yazılacak, söylenecek çok şey var.   

Ben şiirin okunması değil söylenmesi, sesli okunması gerektiğini düşünen birisiyim. Ahmet Telli de bunu sık sık yapardı. Çünkü şiir, kayıt düşmek için kaçınılmaz olarak yazılan ama şairinin kendisinden öteye manifestosudur; hayatının ve beklentilerinin anlam çevrenini ifade ettiği, kadim varoluş sorunsalına bulduğu yanıtların, anlam dünyasının, sözle ifadesidir diye düşünüyorum; düşünmüştüm, düşüneceğim…

Şiir yazılmalı elbet. Şiirle buluşmaksa, seslendirilmek için dikkatlice okumak şeklinde olmalı. Dramatik yapısı, içeriği içselleştirilmeli. Şiiri oluşturan söz yığınının melodisi, tartımı kavranılmalı, sonra sesli sesli söylenmeli şiir. Söyleyenin becerisince, kavrayışınca ideal söyleme yakalanınca da, işte budur deyip seslendirilmeli.

Ahmet Telli şiirini bu yöntemle okuyun ve seslendirin bir: Ahmet Telli’nin yaşam deneyimini ve yaşamsal birikimini, klişe söylemle kendi çağının tanıklığını, genel tarih süreğinin içinde nasıl belirginleştirdiğini; yaşananı, yaşanacak olanı söylerken kullandığı dille nasıl bir anlam dünyası yarattığını görmek,    

Yargılanması ve cezalandırılması hiç umurunda bile değildir Ahmet Telli’nin. Bilir zaten. Biliyor; bildik hep. İlk kez karşılaştığı bir şey değil ki bu. Emperyalizmin, hükmetme harislerinin faşist aparatları, ne zaman egemenliklerinin yıkılma tehdidine uğradığını düşünse, Ahmet Telliler bu muameleyle karşılaşır. O da kişisel tarihinde, bu türden madalyalarla bezemiştir göğsünü. O yumuk gözlerinden balkıyan mavi menevişlerle kamaştırmaya, körleştirmeye devam etmiştir zalim hegemonyacıların kan çanağı gözlerini. Şerbetlidir zaten.

Ahmet Telli’nin maruz kaldıklarına itirazımız, Ahmet Telli için değil, kendimiz için olmalı.

Ahmet Telli biziz çünkü!

Slogan olsun diye değil, gerçeklik bu diye.

Bizim sözümüz, bizim sesimiz için; bizim umutlarımız, umutsuzluklarımız için; yalana dolana, iki yüzlülüğe, bencilliğe, aç gözlülüğe, adaletsizliğe, eşitsizliğe, temel yaşam haklarımızın gasp edilmesine itirazımız Ahmet Telliler olmaktan geçtiği için.

Ahmet Telli’ye yapılan, bize yapılandır.

Bunu biliyorlar. Çok iyi biliyorlar.

Biz biliyor muyuz, temel soru bu.

Biliyor muyuz?..

Yaşadığımız gibi düşünmeye devam edecek miyiz?

Düşündüğümüz gibi yaşamaya gayret gösterebilecek miyiz?

Varoluş sorunsalına vereceğimiz kişisel cevabımız ne olacak?“

Çok kıymetli bir dostumu yitirdikten sonra söylemiştim bu sözü kendime;

 “İnsan iki kere ölür”

Birincisi biyolojik ölüm, ikincisiyse hikayesi gündemden düştüğünde.

O “Mavi gözlü dev adam” bizimle devam edecek yaşamaya.

Çünkü,

“…..

bütün gemileri yakıp

yollara düşerdi o hep aynı ıslıkla

mutlu muydu,hiç düşünmedi böyle şeyleri 

umutlardansa nefret etti daima

.

Hep yanıldı ve yenilgilere uğradı

Ama atıldı yine de yeni serüvenlere

.

Pervasız bir acemi, bir çılgın

soyu tükenen bir bilgeydi belki

.

Ama bir şey vardı yine de

başarısız ihtilallerden kendine kalan”

.

(…………………………………….

………………………………………

Post Views: 73
Önceki yazı

Ahmet Telli: TOPLADI BAVULUNU, GİTTİ SONSUZLUĞA

İlhan Çifçi

İlhan Çifçi

Görüş bildirmek için giriş yapın
  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
İSTİFA VE İSTİĞFAR

İSTİFA VE İSTİĞFAR

Şubat 11, 2026
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Ahmet Telli…

Ahmet Telli…

Temmuz 13, 2026
Ahmet Telli: TOPLADI BAVULUNU, GİTTİ SONSUZLUĞA

Ahmet Telli: TOPLADI BAVULUNU, GİTTİ SONSUZLUĞA

Temmuz 12, 2026
‘DENİZ VE GAZOZ’ Üzerine Birkaç Söz.

‘DENİZ VE GAZOZ’ Üzerine Birkaç Söz.

Temmuz 12, 2026
GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

Temmuz 12, 2026

Güncel Haberler

Ahmet Telli…

Ahmet Telli…

Temmuz 13, 2026
Ahmet Telli: TOPLADI BAVULUNU, GİTTİ SONSUZLUĞA

Ahmet Telli: TOPLADI BAVULUNU, GİTTİ SONSUZLUĞA

Temmuz 12, 2026
‘DENİZ VE GAZOZ’ Üzerine Birkaç Söz.

‘DENİZ VE GAZOZ’ Üzerine Birkaç Söz.

Temmuz 12, 2026
GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

Temmuz 12, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Ahmet Telli…

Ahmet Telli…

Temmuz 13, 2026
Ahmet Telli: TOPLADI BAVULUNU, GİTTİ SONSUZLUĞA

Ahmet Telli: TOPLADI BAVULUNU, GİTTİ SONSUZLUĞA

Temmuz 12, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.