Bu sabah Sultandağları’nın tepesinden parlayan güneş ile uyandım. Akşehir’deyiz. Ata topraklarında, baba ocağındayız. Akşehir Belediyesi, Akşehir Halkı, akrabalarımız, hemşerilerimizle büyük bir günü kutlamak üzere, Türkiyemiz’in üzerine doğan Cumhuriyet Güneşinin yoldönümündeyiz, yıldönümündeyiz. Kurtuluş savaşımızın ilk ateşinin yakıldığı, zafere giden yolun başlangıç noktasındayız bugün.
Akşehir Belediye’miz ve halkımıza armağanımız Akşehir’den Zafere adlı kitabımızı imzalıyoruz. Cumhuriyet’in gelecek yüzyıllara kavuşacak, dalga dalga yayılacak sevgisini kucaklıyoruz.

Henüz ortaokul öğrencisiyken sözlerini ezberlediğim 50. Yıl marşını anımsıyorum; Ne büyük coşkuyla söylemiştik…
Müjdeler var yurdumun toprağına taşına,
Erdi Cumhuriyetim elli şeref yaşına.
Bu rüzgarla şahlanmış dalga dalga bayrağım,
Başka bir tuğ yaraşmaz Türk’un özgür başına.

Yıllar yıları kovaladı, 75. Yıl anısına birçok etkinlik yapıldı. Salon , okul, yurt, mahalle, anıt açıldı. 75. Yıl adı verildi hepsine. Kararlıydık, Cumhuriyet sonsuza kadar yaşayacak, yaşatılacaktı.

100 yıla ulaştık. Dönem içinde adı hala anılan, öne çıkan, herkesin ezbere, gözleri yaşararak, boğazı düğümlenerek okuduğu bir 100. Yıl marşı oluşmadı, oluşturulmadı.

Ama andımız olsun ki Cumhuriyet “ Sonsuza kadar, Atatürk adıyla birlikte yaşayacak, yaşatılacak”. 102. Kuruluş yılımız, kurtuluş bayramımız, CUMHURİYET BAYRAMIMIZ, kutlu olsun.















