Seçim bitti.
Örgütlü kötülük, cumhuriyet tarihinin gördüğü en gerici, şöven, sözde milliyetçi, dindar değil, dinci; kadını kölesi gören, eğitim sistemini çağdışı hale getirip geleceğimizi karartan, yargı, yaşama ve yürütmeyi tek adamın emrine veren, özgürlükleri rafa kaldırıp sesini çıkaranı yıllarca sorgusuz sualsiz cezaevinde yatıran terör örgütleriyle ve onların uzantısı Hüdapar gibi bir siyasi oluşumla ittifak etmekte hiçbir mahsur görmeyen, Yolsuzluğu, Yoksulluğu, Yasakları bitireceğim diyerek iktidar olan, ancak gelinen noktada ülkeyi faiz lobilerinin esiri haline getiren, yandaşlara ve işbirliğini yaptığı emperyalist ülkelere ülkemizi talan ettiren, Ana muhalefet liderini montaj videolarla terör örgütü liderleriyle işbirliği içinde gösteren, daha yazmakla bitiremeyeceğimiz bu örgütlü kötülük, son seçimlerde sandıkları terorize ederek, 3 milyon 600 bin yabancı uyruklu seçmene oy kullandırarak kaybettiği seçimi kazanmıştır.

Millet ittifakı ve sol ittifaklar bu seçimi kaybedince kendi iç çelişkileriyle yüzleşmek zorunda kalmış ve nerede hata yaptık diye kendilerini sorgulamaya başlamışlardır.
Örgütlü kötülüğü yenmek sadece seçimden seçime yapılacak bir çalışmayla başarılamaz. Ana muhalefet partisi CHP’nin sandık çevresi örgütlenmesi ile ilgili yönetmeliği hayata geçirilmiş olsaydı bugün Cumhur ittifakı seçimi asla kazanamazdı.
Sandık çevresi örgütlenmesini birazcık açalım;
Sandık çevresi örgütlenmesi, sandığa partili üye ve müşahitler vermek ve sözde sandık güvenliğini sağlamak değil tek başına, elbette olması gerekenlerden birisi bu.
Ancak esas sandık çevresi örgütlenmesi partinin gençlik kollarından bir kişi, kadın kollarından bir kişi ve mahalle temsilcisinin önereceği aktif bir parti üyesi ile oluşacak çalışma grubu, bölgesinde kendilerine verilecek örnek 850 nolu sandığın var olan 300 civarında üyesini parti ayrımı gözetmeksizin ziyaretler yaparak parti politikalarını anlatarak ikna etmeye çalışmalı bu faaliyet uzun yıllara yayılmalı o sandık çevresi örgütün sürekli kontrolü ve propaganda alanı haline getirilmelidir. O sandık çevresinde hangi partilerin ne kadar üyesi sempatizanı var bilinmelidir. Sürekli çalışma yapılan bu sandık çevresi örgütlenmesi sonunda halkla olan diyalogları daha çok gelişecek ve halkın kılcal damarlarına kadar ulaşan örgütlü ve bilinçli bir seçmen kitlesine ulaşılacaktır.
Bu çalışma ne yazık ki uygulanmadığı için seçmenle sıkı ve samimi bir bağ oluşturulamadığı için örgütlü kötülüğe karşı örgütsüz iyilik başarılı olamamıştır.
Bu günden tezi yok, özgürlük, demokrasi, hak ve hukuk istiyorsak muhalefet bu sandık çevresi örgütlenmesini yaşama geçirmek zorundadır.
Seçimden seçime dar zamana sıkıştırılan çalışma başarılı olamaz.
Demokratik kitle örgütleri de hitap ettikleri kitleleri, fabrikada, okulda, tarlada, yani yaşamın her alanında örgütlenmesi için kendilerini tekrar gözden geçirmelidirler diye düşünüyorum.
Ercan Çınarlı DİSK EMEKLİ SEN MYK ÜYESİ














