Asgari ücret, bir ülkede bir insana ödenecek en düşük ücret değil mi? Yani bunun altı yok. Yoksa çalışana verilecek en düşük ücret mi?
Bence birincisi olmalı. Çünkü asgari ücret, bir ailenin geçinebileceği en düşük ücrettir.
Asgari ücret hesabı da zaten saçma ama emeklilere, hayatta kalmak için, devletin hesapladığı ücretin altında bir maaş yasal olabilir mi?
İş hukuku alanında uzman arkadaşlar yanıtlasın lütfen.
***
Bir süre öncesine kadar, belediyelere veya şahıslara yönelik operasyonlarda, “terör ile iltisaklı” tanımı PKK ve FETÖ’cü tanımıyla yapılıyordu.
Öcalan’ın mektubundan beri belediyelerin iltisaklı olduğu örgütün DHKP-C olduğunu anlıyoruz.
Çünkü artık devlet, Devlet Bahçeli ve AKP artık PKK ile iltisaklı olduğu için, örgütün değişmesi gerekti.
***
Dört yıl önce, BİR YERDEN İmamoğlu’nun yatay geçişi ile ilgili bilgi istenmiş İstanbul Üniversitesi’nden. Fakülte ve üniversite, yani dekan ve rektör imzası ile, bu geçişte sorun yok diye resmi cevap verilmiş, O YERE.
Şimdi bu rapora imza atan dekan istifa etti baskılar üzerine. Rektör ise ısrar ediyor diploma konusunda.
Meğer bu rektör, Erdoğan, İBB Başkanı iken, Belediye’de daire başkanı imiş.
Tesadüfe bak…
Önce YÖK üyesi olmuş, sonra da rektör.
Rektör, hekim aynı zamanda. Hipokrat yemini var canım…şimdi bir de onun peşine düşmeyelim.
***
Gazete Duvar yayın hayatına son veriyormuş (vermiş).
Bağımsız gazetecilik alanı bir hayli dardı zaten.
Kırk çalışanı da işsiz kaldı tabi ki.
Yazık..
***
Her sivri, biber değildir ama her sivri biber de yenmez… Bahçeli kadar başarılı olamadı ama..

***
Dominik Cumhuriyeti, Kültür Bakanlığı, Survivor yarışmacılarının sahile yaptıkları tahta barakaları yıkmış. Kıyıya yakın ve görüntüyü bozuyor diye. Memleketim Çeşme geldi aklıma.
Güleyim mi ağlayayım mı henüz karar veremedim.
***
İmamoğlu’na Kastamonu’da salon vermemişler.
Aklıma geldi, üç ya da dört yıl önce, Çeşme Projesi hakkında, Çeşme’de toplantı yapmak için bize de salon vermedi dönemin belediye başkanı. Ben moderatörüm diye. Bir de “bu projeye karşı çıkmak vatan hainliği” diyerek.
Urla’da yaptık sonra.
Bu işler böyle.
***
Rasim Ozan Kütahyalı, gerçek bir gazetecinin sorular sorabileceği bir kişi değil.
Bu şahıs, post thrut döneminde, manipülasyon ve şov konusunda, iletişim fakültesi öğrencisi için bir tez konusu olabilir. Gerçeği çarpıtmada örnek olay incelemesi.
Sadece bu kadar.
***
Hiçbir dini yönetim çoğulculuğa ve çağdaş hukuka/insan haklarına tahammül edemez. Baskıcı Şah rejimini yıkan Humeyni örneğinde de gördük bunu, Amerikan emperyalizmine karşı mücadele eden Afganistan’da da. Şimdi de Esad rejiminin yıkılması ile Suriye’de görüyoruz.
***
Suriye’den ulaşan video ve fotoğraflar inanılmaz. Arap Alevilere yönelik bu katliamların hiçbir meşru gerekçesi olamaz.
Dini fanatizm ve cihatçılık böyle bir şey işte.
Bu çağda halen nasıl bir vahşet yaşanıyor…
***
Suriye’de Saray destekli cihatçı yönetime bağlı terörist gruplar sadece Alevileri değil, insanlığı katlediyor.
Mezhepçilik ve dini fanatizmden insan hakları çıkmaz.
***
Büyük ihtiyaç!.. Bir bu eksikti. Muharrem İnce denedi. Pazarlık partisi bile olamadı.















