Kılıçdaroğlu, bunca seçim kaybettikten ve yeterince genel başkanlık yaptım deyip, aday olmaması gerekirken, arkadan hançerlendim ve ihanete uğradım duygusundan kurtulamıyor. İntikam almak istiyor. Erdoğan iktidarına son verme ihtimali her geçen gün artan partisinin hızını kesme projesine destek olmayı göze alıyor.

***
Binlerce polisin baskısı ile oturulan koltuk meşru değildir. Çünkü meşruiyet ile baskı arasında ters orantı vardır.
***
Manifest Müzik Grubu, Milli Güvenliği tehdit ediyormuş. Bu yüzden konserlerine ait görüntülere erişim engeli getirilip, kendilerine de yurt dışına çıkış yasağı getirilmiş.
Bence çok yerinde ve önemli bir karar. Milli güvenliğimiz büyük bir tehlike atlatmış Allah muhafaza.
***

***

***
“Ekmek için Ekmeleddin” günlerine dönebilecek miyiz, tekrar.
Ne huzurlu günlerdi.
CHP, Bahçeli’nin tavsiyesi ile şeriatçı bir aday çıkarmıştı. Biz de Ekmeleddin’e değil, Selahattin’e oy vermiştik.
Sultanımız, Padişahımız rahat etmişti.
Ama yine de “Seni Başkan yaptırmayacağız” sloganı güzeldi.
***

***
Özlem Çerçioğlu’nun yaptığı ile Gürsel Tekin’in, yaptığı aynı şey. Biri rozetli biri rozetsiz. İkisi de, dosyaları ile paçayı kaptırmışlar, Sarayın verdiği rolü oynayıp, partisine karşı hamle yaparak, soruşturmadan kurtulacaklar.
***
Mehmet Sevigen, Kılıçdaroğlu’na, partiyi eski haline döndüreceksek, çakallardan arındıracaksak, ben sizin yanınızda varım demiş.
İsteyen gülsün, isteyen küfür etsin. İkisi de uygun.
Bu çakal Politbüro üyesi olduğunda, CHP’nin oyu%18 idi. Eski CHP, Ekmek için Ekmelledin diyordu ya.
***
(…)
Sarayın oyunu gereği kayyum koltuğuna oturanlar, hiçbir hukukçunun ve üniversitenin onaylamadığı, İmamoğlu diploma iptalini de onaylıyorlar. Kişisel hırslarına hakim olamayan kayyumlar ve çevresi, hukuksuz tutuklamaları protesto ettiği için cezaevinde olan gençlerin de vebalini üstleniyorlar.
Daha önce “hak, hukuk, adalet” diye Ankara’dan Maltepe’ye yürüyen Kılıçdaroğlu, bu defa Silivri’den Ankara’ya yürüyor. Yani geri dönüyor. Pankartta bu defa başka sözler var elbette.














