Morinho:”Herkes yanlış anladı! Ben Okan’ı çok severim, baktım burnu akıyor elimle sileyim dedim”
***
Bu faşistleri izlemek eğlenceli walayi!. Ümit Özdağ bir ay oldu içeride yatalı, kaldığı yerin kroki gibi resmini çizmiş. “Burada oturuyorum, şurada ayaktayım!” Selocan gibi dokuz yıldır yatıyor olsa, başımıza Picasso kesilecek. Açlık grevine başlıyormuş ama koğuşta ki malzemelerden ölmeyecek kadar yiyecekmiş! Desene kilo alacak.
***
Faşist usulü açlık grevi!
Ümit Özdağ’ın açlık grevine başlayacağını ilk okuduğumda şaşırmadım dersem doğru olmaz.
Bırakın açlık grevini, cezaevinde “Biz devletimizin hiç bir uygulamasına karşı çıkmayız” Anlayışıyla numunelik de olsa bir tek eylem yapmayan faşistler, kendi arkadaşları idam edildiğinde dahi eylem yapmadan hayatlarına olduğu gibi devam etmişlerdi.
Şimdi ne oldu da bir faşist bu anlayışa karşı davranıyor diye düşünürken, gerçek ortaya çıktı.
Sözcü tv muhabirinin anlattığına göre “açlık grevi” idarenin yemeğini protestodan ibaretmiş. Sadece kantinden aldıklarını yiyecekmiş.
İçeride yatan herkes şunu iyi bilir; İçeride parası olan zenginler idare yemeği yemez hatta yiyemez.
İdare yemeğini sıradan insanlar yer! Sadece idare yemeği yiyerek içeriden sağlıklı çıkmak zor.
İdare yemeğinin yeterliliği ve malzemelerinin kalitesi şaibelidir!.
Günlük iaşe parası şimdi ne kadar bilmiyorum ama tahmin edebilirim. Günlük üç öğün yemek için belirlenen miktar, tahmini yirmi lira civarıdır. Otuz veya kırk tl olsa ne olur?! Ki o rakamlara çıkılacağını hiç sanmıyorum.
Yani “açlık grevi yapmayı” idare yemeği yememekle açıklamak “buradaki yaşamımı lüks içnde geçirmeye karar verdim” Demektir..
Lakin bu durumu mağduriyete çevirmek de ancak bir faşiste yakışırdı.
***














