Mustafa ve Semiha’nın oğlu Doruk geçen yıl, elinde bir şişe viski, birkaç bira ve yanında bir iş arkadaşıyla evime geldi. Sohbetin ilerlediği zaman Doruk’un iş arkadaşı “Abi işyerimizdeki arkadaşlar, yanımıza Mustafa amca geldiğinde ona gösterdikleri saygıyı benim babama göstermiyorlar, babam yokmuş gibi davranıyorlar” demiş, bana bunun nedenini sormuştu. Cevabı biliyordum, ona söyleyemedim, geçiştirdim. Bu Genç’e göre DSP’li olan babası da solcuydu ve o da saygıyı hak ediyordu. Bu gence “Babana “Hayata dönüş operasyonların’ı hangi parti yaptı bir sor. “Diyemedim. Babasının hangi saikle DSP ye üye olduğunu bilmesem de babasını oğlunun önünde aşağılamak benim yapmak istediğim bir şey değildi. Oğlu için babası solcuydu. Belki baba da kendini öyle tanımlıyor. Ve solcu ile sosyalist/komünist farkı vurgulanmazsa konu tam olarak açıklanamaz.
Bir kez bir sayfa arkadaşım bana “Solcu ile devrimci aynı şey değil diyorsun, fark ne?” Diye sormuştu. Ben de bu konuyu bir ara, ayrıntılı yazacağımı söylemiştim.
Sol veya solculuk çok genel bir tanımdır. İktidara, ezilen yanında durarak tavır alan herkes solcu olarak tanımlanır. Sosyalist/komünistlerin genel tanım olan solculardan en belirgin farkı, onlar iktidarı değiştirmek de ister, bu amaçla örgütlü mücadele de verir. Bu nedenle Komünist/sosyalistler aynı zamanda solcu olarak tarif edilse de, en genel anlamıyla solculara Komünist/sosyalist diyemeyiz. Solcu ve Devrimci farkı bu kadar basittir.Bu tanım elbette sadece isimden ibaret değil. Genel anlamda sol tarifinin içindeki oluşumlar, ilkesel olarak örgütlü solda olmak için yeterli değildir. Sosyalistin/Komünistin uyması gereken ilkeleri vardır. Ders veren ukala gibi görünmemek için kısaca ve günümüzdeki ilgisi nedeniyle tek bir konuya odaklanacağım.Bu konuda diğer ayrıntıları isteyen Google hazretlerinden veya “Sosyalizmin İlkeleri” Gibi kaynaklardan okur!.
Sosyalist olmayan Sol’un “Ulusların Kendi KADERİNİ Tayin HAKKI” Umurunda olmayabilir ancak kendine Komünist/Sosyalist diyen Sol bu hakkın varlığını kabul eder veya etmelidir! Sosyalist/Komünist olmanın ilkelerinden biridir bu konu. Ama ile fakat ile konunun çevresinden dolaşılamaz. Bu konuda şarlatanlık yapanlar asla Komünist değildir. Üstelik yapılan şarlatanlıkları DEM Parti Cumhur ittifakı görüşmesi üzerinden sulandırmaya kalkmak, cehalettir. Kürtlerin haklı taleplerini görmezden gelmektir. Komünistler ezilen halkların bütün taleplerine saygı göstermek zorunda değil midir? Bu konuda uyarı yapan, yazdıkları ile Kürtlerle dayanışma gösteren Ali İhsan ve Özçakar arkadaşlara buradan selam veriyorum. İlkesiz solculara şunu belirtmek gerekiyor, Cumhur ittifakı ne oyun oynuyorsa DEM Partili hiç kimse bunu yemiyor!.. Kendi çevrelerindeki menfaatçi ilkesiz solcular ile onlarca yıldır canlarını verme bahasına ayakta duran Kürt muhalefetini aynı kefeye koyamazsınız. Defalarca kandırıldıkları doğrudur, belki defalarca daha kandırılacaklar, hem iktidar hem de gizlice yapılan yazılı anlaşma ile Kürt düşmanı Ümit Özdağ’a İçişleri Bakanlığı verecekler tarafından!. Kürtler ülkemizde bugün en politikleşmiş halktır. İçlerinde en cahil ve ırkçı yaftası vurduğunuz birini bulun ve ona nerede durduğunu sorun! Alacağınız cevap ilkesiz bütün solcuları mahcup edecektir. Yeter ki sizler soldan sağa kaymayın! Ayrıca ilkeli solcu ile ilkesiz solcu farkı en genel anlamda, Perinçek ağzıdır…














