
***
BİR ÖMÜRLÜK SADAKAT
CHP’li değilim.
Ama son dönemde CHP’li bir ismi hayretle izliyorum.
88 yaşında.
Yorgun bir beden, titreyen eller ama gözlerinde direnç var.
Hikmet Çetin bu.
Türk siyasetinin en sakin, en uzlaşmacı yüzü diye bilinir. Ama onu asıl tarif eden şey, bugün hala sahnede oluşu. Çok partili hayatın bütün fırtınalarına tanıklık etmiş bu yaşlı siyasetçi, hala CHP’nin hemen her mitinginde, en ön safta karşımıza çıkıyor.
Bedeninde 88 yılın yorgunluğu. Ellerinde belli belirsiz bir titreme var. Yaşı, artık köşesine çekilmeyi çoktan hak etmiş. Ama o kaçmıyor. Tam tersine, çoğu siyasetçinin koltuklarında oturup perde arkasına gizlendiği günlerde, halkın arasına giriyor. O kalabalığın içinde varlığıyla bir şey söylüyor.
“Bu kavga bitmedi.”
Çetin’in yüzündeki çizgiler, Türkiye’nin siyasi tarihinin kırık dökük yol haritası. Darbeleri gördü, yasakları yaşadı, ihanetlere tanık oldu. Çok partili hayatın bedelini hem kişisel hem de kurumsal olarak en ağır biçimde ödedi. Buna rağmen hala meydanda olması, yalnızca bir siyasi tavır değil, bir direniş biçimi.
Bugün birçok yol arkadaşı partisini bir bir satarken, O titreyen elleriyle bayrak tutuyor, yorgun bedenini mitingin hararetine teslim ediyor. Belki sesi artık gür değil, ama varlığı bir manifesto.
“Korkmadım, korkmuyorum, korkmayacağım.”
Partisine bu kadar bağlı bir insanı bulmak kolay değil. Hikmet Çetin, sadece bir eski siyasetçi değil, bir ömürlük sadakatin, omuzlarda taşınan bir hafızanın adı. CHP, onu herkesin üstünde ve ayrı bir yere koymalıdır.

***
TAŞLAMA DEĞİL, KILIÇ’LAMA
“Mutlak butlan!” der yüksek perdeden,
“Olmazsa olmazım, parti benim; ben varım, ben!”
Sandık neymiş, halkın sesi kimmiş?
Saray’ın isteği, hepsinden kıymetliymiş!
.
Parti içi demokrasi bir dekor sahnede,
Ama oynanan tek bir piyes var perde perde:
“Gölge etmeyin, benden büyük yok,
Ben gidersem CHP de yok!”
.
Millet kahkahayla güler, ironi ince,
Saray ise alkış tutar diktatörce.
Oysa hakikat şudur, çarpıcı ve net:
Koltukta oturmak marifet değil,
Marifet, koltuğu halkla paylaşabilmek elbet.

***
Bu siyaset ne omurgasızlar üretiyor arkadaş.
Bakın Gürsel Tekin beş ay önce neler demiş.

***
SORU?
FETÖ’nün yayın organı Zaman gazetesinin 25. kuruluş yıldönümüne katılıp “Zaman Gazetesi’ni tek bir kelimeyle anlatmak gerekirse o kelime vicdandır” diyen, Fetullah Gülen’e geçmiş olsun telefonları açan, Gülen’in de teşekkürünü alan Gürsel Tekin’i yeni mi tanıdınız?

***
HAKİKAT
Çok demokrat söylüyordu ama ciddiye alınmıyordu. Hakikat sonunda ortaya çıktı. Özgür Özel’den önce CHP’yi zaten kayyum yönetiyormuş!

***
MUHALEFET NEREDE?
CHP’nin bu faşist saldırılara tek başına karşı koyması zor. Önemli olan diğer muhalif partiler ne yapacak? Özellikle Sol Partiler. İlk başta da DEM. Artık kınamak yetmiyor. Sözün bittiği noktadayız. Net tavrınız nedir?














