sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa POLİTİKA

SİYASET GÜNLERİ-15

Engin Önen Ekleyen Engin Önen
Ağustos 18, 2023
in POLİTİKA, YAZARLAR
0
SİYASET GÜNLERİ-15
0
Paylaş
0
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Bir önceki bölümde Narlıdere tecrübesini anlatmıştım. Ancak çok detaya girmemeye çalıştığım için bazen de siyaset pratiğinin bazı mekanizmalarına ilişkin gözlemleri ihmal etmiş oluyorum. Sonradan yazıyı okuyunca epeyce eksik bıraktığım yer olduğunu anladım ve onlardan da bazı örnekler vermeyi uygun buldum.

Seçimler ve seçimler öncesinde aday adaylık süreci çok farklı dinamikler üretir. Basın, reklam sektörü, anket firmaları, aracılar, iş takipçileri vb. Aslında bu sürece ilişkin çok iyi gözlemleri içeren Ercan Kesal’ın “Nasipse Adayız” filmini izlemeyenlere mutlaka öneririm.

Narlıdere’deki aday adaylık sürecimde etrafımda geniş bir ekip oluşmuştu. Ağırlık Narlıdere’den olmak üzere diğer ilçelerden de bu çalışmalara katılan arkadaşlar samimi bir mesai harcıyor bazıları da Ankara’daki ilişkileri zorluyordu.

Ankara’ya gittiğimde Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı ile de bir araya getirmişlerdi beni. Yüz yüze olmasa da birbirimizi tanıyorduk. Bir büroda uzun uzun konuştuk. Bu arkadaşlardan biri İzmir’e taşınmak istiyormuş. Solunum rahatsızlığından söz etti, utangaç bir şekilde bu işi halledebilirsek, belediyede başkan yardımcılığı talebinde bulundu. Bunlar da hiç bana göre değildi.

Ardından Narlıdere’de yaşayan rahmetli bir şair arkadaşımız aldı beni başka bir yere götürdü. Oradakiler de Rahşan Ecevit ile yakınmış. Ecevit’in koruma müdürüne başkan yardımcılığı verirsem, Rahşan Hanımın Kılıçdaroğlu ile görüşeceğini söyledi. Buna benzer görüşmeler yapıp İzmir’e geri döndüm.

İzmir’de bir süredir tanıştığım ve güvendiğim bir arkadaşım, Kılıçdaroğlu’nun arkadaşıydı. Üniversiteden beri ailece de görüşen biriydi. O da yardımcı olmaya çalışıyordu. Ancak seçim öncesi Kemal Bey doğal olarak görüşmelerini sınırlıyordu. Nadiren görüşmek mümkündü. Öte yandan başka bir arkadaşları daha vardı. O Kemal Bey ile aynı apartmandaydı sanırım. Narlıdere’de de evi vardı ve Selvi Hanım, İzmir’e geldiğinde onun evinde kalırmış. Dede deniyordu.

Şimdi rahmetli olan bu kişi ile Kemal Bey’e bir mektup gönderdik. Ayrıca desteğini istedik. Bir akşam üçümüz eşlerimizle birlikte yemek yiyip, rakı içerek işin sohbetini de yaptık. Ama nedense ben adamı pek tutmadım. Bir süre sonra da bu şüphemde haklı da çıktım. Kılıçdaroğlu yakınlığını pazarlıyordu. Belediyelerden araba ve şoför tahsis ediliyor. Akşamları çeşitli yerlerde rakı balık ikramları yapılıyor ve o da siyasete böyle katılıyordu. Daha sonra da onunla iki ya da üç kez karşılaşmıştım.

Büyükşehir Belediyesinde çalışan arkadaşım başka bir ilişki ayarlamış. Söz konusu kişi Büyükşehirde şoför ama özellikli biri. Çünkü Adnan Keskin’in şoförü. Adnan Keskin o anda ikinci adam. Ne zaman İzmir’e gelse bu kişi onun emrinde. Bundan da hoşlanmadım. Çünkü ben zaten Adnan Keskin’i tanıyorum ve niyetini de biliyordum. Şoförü üzerinden başka denemeler bana sevimsiz ve anlamsız geliyordu.

Derken aynı arkadaşım başka bir bağlantı daha önerdi. O da biraz pazarlık havasında bir ilişkiydi. Kimseyi kırmak istemiyordum ama çok sıkılıyordum doğrusu. Bunun üzerine arkadaşım ki kendisi de sosyolog, “böyle olmaz ki, onu vermem bunu vermem, bu kadar katı politikacılık olmaz bu ülkede” türünden bir serzenişte bulunmuştu. Haklıydı önemli ölçüde. Çünkü siyasetin pratiğinde al gülüm ver gülüm ilkesi esastı.

Daha da ilginci, bir kadın arkadaş nerden bulduysa, başka bir şehirde başka bir kadınla görüşmemizi önermişti. Bu da nereden çıktı, kim bu kadın diye sorunca, etkili bir MYK üyesinin sevgilisi olduğu söylenmez mi… Ya ne yapıyorsunuz, böyle şey mi olur, MYK üyelerini ikna edemedik de sevgilileri üzerinden mi çözeceğiz bunu deyip bu öneriyi red ettim. Çok yakın bir arkadaşım ise halen ısrar etti gidelim diye ama bunu yapmam imkansızdı.

Sokaklarda ekip olarak tur atıyor esnafa ve gelen geçene bildiriler veriyorduk ya, bizim Fikret Doğan Hoca da ekipteydi ve bana çok sonra söyledi. Bizimle de temas da olan ve bölgede inşaat işleri yapan biri, Fikret Hoca’ya yakınmış benim için. “Bu kadar da katı dürüstlük olmaz ki, insanı tedirgin ediyor bu tavrı” diye.

Böyle işte kendi ekibini bile rahatsız eden biri çıkmış adaylık talep ediyor. Olmaz tabi. Olmadı da.

Adaylar açıklanmadan bir ay kadar önceydi sanırım, Tunç Soyer aradı ve akşam birlikte yemek yiyelim dedi. Sığacık’ta buluştuk. Seferihisar’da birinci dönemi tamamlanmış, Büyükşehir’i istiyor ve tabi ki ben de olmasını canı yürekten istiyorum, Ankara’daki görüşmelerini paylaşmak istemiş benimle. “Hocam bu iş oluyor” dedi. Ben pek ihtimal vermiyordum. Aziz Bey’den vaz geçeceklerine ilişkin hiçbir belirti yoktu ortada.

Benim parti örgütlerinde bağlantılarım yok, yerel örgütü tanımıyorum, bu nedenle Rıfat Nalbantoğlu, Hüseyin Mutlu Akpınar ve Mustafa Özuslu ile hareket etmeyi düşünüyorum dedi. Nedenini sordum, Nalbantoğlu’nunkini vefaya bağladı. İlk adaylığındaki desteğine. Oysa o dönem adaylar belirlenirken İl Başkanı Kemal Karataş idi. Ama o istifa edince kampanya sırasında bu görevi Nalbantoğlu üstlenmişti.

Neyse sürpriz olmadı. Büyükşehir adayı Aziz Bey oldu. İlçeler açıklandığında bir sürpriz yaşandı. Sema Pektaş, Karşıyaka, Hüseyin Mutlu Akpınar da Konak adayı olarak açıklandı. Aziz Beyin müdahalesi ile Sema Hanım Konak’a getirildi, Adnan Keskin’in ısrarı ile de Hüseyin, Karşıyaka adayı oldu.

Baykal zamanındaki oligarklar değişmiş ama oligarşi sistemi değişmemişti.

Tunç Soyer’in parti örgütündeki ekibi Karşıyaka’da buluşmuşlardı. Ama zaman içinde Hüseyin bu ekipten ayrılacak veya ayrı tutulacak yerine şu anda MYK üyesi olan başka bir arkadaş dahil olacaktı.

Benim ise Tunç Soyer ile bağlantım ve ona desteğim başka örgüt dışı alanlarda sürüyordu. Özellikle birçok sivil toplum kuruluşu ve oluşum içinde yollarımız kesişiyordu. Orkinos Çiftliklerini protestodan İzmir Düşünce Topluluğuna kadar çok sayıda oluşum içinde birlikte faaliyet göstermeye başladık. Ayrıca kişisel ilişkimizde sürekli olarak Büyükşehir hedefi doğrultusunda görüş alışverişi yapıyorduk.

Gelecek bölümde bu detaylar yer alacak.

Post Views: 194
Önceki yazı

suçluyum

Sonraki Gönderi

Haliletos’tan…

Engin Önen

Engin Önen

Sonraki Gönderi
Haliletos’tan…

Haliletos'tan...

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.